Eski Deniz Kuvvetleri Personelinin Yargılandığı Dava

Eski Deniz Kuvvetleri Personelinin Yargılandığı Dava

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin, aralarında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı (DKK) eski Genel Sekreteri Deniz Kurmay Albay Serkan Saral'ın da bulunduğu 21'i asker 24 sanığın yargılandığı davanın ikinci celsesi tamamlandı.

Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunmasını yapan sanıklardan, DKK Harekat Plan ve Teşkilat Daire Başkanlığındaki görevinden ihraç edilen eski astsubay İlhan Üstün, hakkındaki suçlamaları reddederek, FETÖ üyesi olmadığını iddia etti. 

Sanık Üstün, 30 Ağustos 2016'da gözaltına alınıp çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldıktan sonra İstanbul'daki bir soruşturma kapsamında yeniden gözaltına alınıp tutuklandığını belirterek, "Hiçbir suçum yokken tutuklu durumdayım. İddianamede hakkımda DKK'nin suç duyurusundan başka bir belge yok. ByLock kullandığım iddia ediliyor. İlk akıllı telefonu 2014'ün eylül ayında almışım. Birçok program indirdim. Aralarında ByLock var mı yok mu hatırlamıyorum. Bu programı özellikle indirmedim." diye konuştu.

Bilgi Sistemleri Daire Başkanlığından ihraç edilen eski mühendis teğmen İsa Temelci de terör örgütü üyeliği suçlamasını kabul etmediğini, ByLock programını basından öğrendiğini söyledi.

Temelci, "İddianamede adımın karşısında ByLock yükleme tarihi 14 Ağustos 2014 olarak belirtilmiş. Ben o tarihte DKK'de mesaideydim. Karargahta telefon kullanmak yasak. Yüklendiği iddia edilen saatin de öğrenilip mesaide olduğum saatle karşılaştırılmasını talep ediyorum. Bu programı indirmedim, kullanmadım. Programla görüştüğüm iddia edilen şahsı asla tanımıyorum. Bu kişiyle yüzleşmeyi talep ediyorum." diye konuştu.

Eski astsubay Kemal Durğun da silahlı terör örgütü üyeliğini kabul etmediğini belirterek, ByLock programını kullanmadığını ileri sürdü. 

- "İçinde bulunduğum listenin bir kısmını ben yaptım"

İstihbarat Başkanlığından ihraç edilen eski deniz binbaşı Kenan Tural da normalde disiplin işlerine baktığını, 15 Temmuz'dan sonra istihbaratta görevlendirildiğini aktararak, "Darbeden hemen sonraki gün beni FETÖ'cü ayıklayayım diye oraya dahil ettiler. Yaklaşık 20 gün listeler yaptım. Hatta şu an içinde bulunduğum listenin bir kısmını da ben yaptım. Normalde ceza takip subayıydım." dedi.

FETÖ üyesi olmadığını, ByLock kullanmadığını öne süren Tural, darbe günü kardeşinin mezuniyeti için İstanbul'da bulunduğunu anlattı. 

İkmal dairedeki görevinden ihraç edilen sanık Musa İnanç da hakkındaki suçlamaları reddetti.

Sanık eski astsubay Mustafa Fatih Altın, iddianamede ByLock yüklü olduğu belirtilen telefon numarasının kendisine ait olduğunu ancak eski model olan bu telefona ByLock yüklenemeyeceğini söyledi. Suçlamaları kabul etmeyen Altın, "Hiçbir suç işlemedim ama kader bizi buraya sürükledi. Hesabımı açık ve net veriyorum. FETÖ'nün de PKK'nın da diğer terör örgütlerinin de Allah belasını versin. Haketmediğim halde suçlanıyorum. Tahliye ve beraat talep ediyorum." dedi.

Eski astsubay Serkan Gülbaş da 3 ayrı telefonuna ByLock kurulduğunun öne sürüldüğünü, bunun mümkün olmadığını iddia etti. 

Eski istihbarat astsubayı Serbülent Yılmaz  ise silahlı terör örgütü üyeliğini reddettiğini belirterek, illegal yapılanmalar ve terör örgütlerinin DKK'ye sızmasının önünü almak, mevcut çalışanlara ilişkin raporlar düzenlemekle görevli olduğunu savundu. 

ByLock programı hakkında bilgi sahibi olduğunu ifade eden Yılmaz, incelemek üzere programı telefonuna indirdiğini, bunun amirleri tarafından da bilindiğini anlattı.

İfadelerin ardından heyet, yarın devam etmek üzere duruşmayı tamamladı.