Erzurum'daki Demirci ve Gül'ün Yargılandığı “FETÖ” Davası

Erzurum'daki Demirci ve Gül'ün Yargılandığı “FETÖ” Davası

Erzurum'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından "FETÖ üyesi oldukları ve örgüte finansman sağladıkları" öne sürülen eski Cihan Haber Ajansı Bölge Müdürü ve eski Zaman Gazetesi Erzurum Yayın Temsilcisi Ersin Demirci ile kapatılan Erzurum Özel Şifa Hastanesi Basın ve Protokol Müdürü Esalettin Gül'ün 12,5 yıldan 25 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmasına başlandı.

Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, ilk kez hakim karşısına çıkan tutuklu sanıklar Gül ve Demirci, tutuklu bulundukları Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Duruşmada, sanıkların avukatları da hazır bulundu.

Kimlik kontrolünün ardından savunmaları alınan sanıklardan Gül, soruşturmanın eksik ve ön yargılı yapıldığını öne sürerek, kovuşturmanın genişletilmesini talep etti.

FETÖ'nün kurumlarında çalıştığı hatırlatılan Gül, "1990 yılında Zaman gazetesinde Erzincan temsilcisi olarak göreve başladım. Sonrasında Adana, İstanbul ve Erzurum'da çalıştım. 2011 yılında emekli oldum." dedi.

Gül, gazetedeki atamaların Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Gülerce tarafından yapıldığını söyleyerek, şöyle devam etti:

"Çalışan, vergisini ödeyen, denetlenen kurumda çalışmış olmam örgüt üyeliği gerekçesi olamaz. Gazete çalışmalarımı yayın departmanında sürdürdüm. Finans ve diğer departmanlarda çalışmadım. Haberlere müdahil olmam söz konusu değildir, haber konuları genel merkez tarafından belirlenmektedir. Ayrıca gazetenin temsilcisi olmam teröre finans sağlamamın dayanağı olamaz."

Gül, Özel Şifa Hastanesi Basın ve Protokol Müdürlüğü yapmasına ilişkin ise "2010 yılında ameliyat olmak için Özel Şifa Hastahanesine gittim. Sonrasında kontrolleri yaptırmaya gittiğimde başhekimle görüştüm. Hastahanenin potansiyele uygun reklam yapılamadığını, bunların yapılabilmesini sağlamam için iş teklif etti. 1 ay sonra kabul ettim. Reklam ve diğer organizasyonlarla ilgili olarak haberlerin yapılması ve çalışmalarla ilgili dergi içeriğini hazırlıyordum. Bunun dışında alış, satış ve dergi basımlarıyla ilgili herhangi bir bilgim yoktur. Hakkımdaki suçlamaları ve delilleri kabul etmiyorum."

Demirci ise görevini Gül'den devraldığını anlatarak FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in talimatıyla gazetede çalıştığı yönündeki iddiaları kabul etmediğini söyledi.

Gazetede çalışmasının sebebinin devletin bütün kademelerinin bu kuruma gösterdiği güvenden kaynaklandığını savunan Demirci, "Gazetenin sadece haber yayın kısmında çalıştım. Farklı birimlerinde çalışmadım. Devletin denetimindeki bir kurumda çalışmış olmaktan dolayı örgüt üyesi olmamı anlamıyorum. Adliye önündeki basın açıklaması, Ekrem Dumanlı'nın gözaltına alınmasından dolayı genel merkez tarafından gönderilen kısa bir metin kamuya açık alanda emniyet kameralarının kaydettiği şekliyle anayasal güvence altına alınmış bir açıklamadır. Açıklamada terör örgütünü övücü söz yoktur. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum." dedi.

 Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı erteledi.

- İddianameden 

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıklar Esalettin Gül ve Ersin Demirci'nin FETÖ/PDY'ye ait basın ve yayın organlarından Zaman Gazetesi ve Cihan Haber Ajansında bölge müdürü olarak görev yaptıkları ve 17-25 Aralık 2013'ten sonra FETÖ/PDY'nin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararı ile "terör örgütü" ilan edilmesine rağmen örgüt faaliyetlerine devam ettikleri öne sürülüyor.

Sanıklardan Demirci'nin, "14 Aralık Operasyonu" olarak bilinen ve Zaman gazetesine yönelik operasyonlarda gazetenin Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ile Samanyolu Televizyonunun Genel Yayın Yönetmeni Hidayet Karaca'nın gözaltına alınmasının ardından Erzurum Adliyesi önünde basın açıklamasıyla operasyonları eleştirdiği ve örgütün propagandasını yaptığı belirtilen iddianamede, sanığın örgütün emniyetteki üyelerini FETÖ'ye mensup diğer üyeler hakkında tahkikat yapmaması için yönlendirdiği iddia ediliyor.

İddianamede, Gül'ün de görevlerini Demirci'ye devrettikten sonra örgütün finans kaynaklarından Özel Şifa Hastanesinde basın ve protokol müdürü olarak görev yaptığı, 17-25 Aralık'tan sonra örgütle irtibatını kesmediği, terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in kardeşi aracılığıyla ilettiği talimatları canlı kurye olarak örgüt mensuplarına aktardığı ve terör örgütünün sosyal medya faaliyetleri içinde paylaşımlar yaptığı ileri sürülüyor.

İddianamede, Gül ve Demirci'nin "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "terörizmin finansmanı" suçlarından 12,5 yıldan 25 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.