Erzurum'daki Avukatların FETÖ Davası

Erzurum'daki Avukatların FETÖ Davası
Erzurum'da birleştirilen dava kapsamında, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi oldukları ve aralarında eski Erzurum Barosu Başkanı Mehmet Güzel ile örgütün sözde "avukat ünitesinden sorumlu il imamı" olduğu öne sürülen eski öğretmen Hasan Aslan'ın da bulunduğu 7'si avukat 10 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, tutuklu sanıklardan eski Baro Başkanı Mehmet Güzel, Şerafettin Yaşar Laloğlu, Hakan Dişkeser'in yanı sıra tutuksuz sanıklardan Mehmet Salih Bayoğlu, Serhat Akbulut ve sanık avukatları ile tanıklar salonda hazır bulundu.

Diğer tutuklu sanıklardan Fatih Topal'ın Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nden, Bayram Candan'ın da Elazığ T Tipi Ceza İnfaz Kurumundan Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldığı duruşmaya, tutuklu yargılanan Hasan Aslan ile tutuksuz sanık Halil Timurhan Gür ve Lokman Pirim ise katılmadı.

Duruşmaya, başka suçtan tutuklu bulunduğu Menemen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan SEGBİS üzerinden katılan tanıklardan eski Cumhuriyet Savcısı B.B. beyanında, daha önce Erzincan'da Cumhuriyet savcısı olarak çalışırken avukat Talip Nayir ile tanıştığını söyledi.

Nayir'in, öğrendiği kadarıyla FETÖ/PDY mensubu avukatlarının "Erzincan abisi" olarak görev yaptığını belirten B.B, "Bu kişi ile yaptığım konuşmalarda Mehmet Güzel'in, avukatların Doğu Anadolu Bölge abisi olduğunu ifade ediyordu ve kendisinden bahsederken de 'başkanım' olarak konuşuyordu." dedi.

- "FETÖ üyesi avukatların Türkiye'deki abisi Gürcan" iddiası

B.B, Nayir aracılığıyla Güzel ile tanıştığını anlatarak, şunları ifade etti:

"Erzincan davası devam ederken hem Nayir'in hem de Güzel'in daha önce verdiğim ifademde ısrar etmem ve tutarlı olmam hususunda konuşmaları oldu. Bu konuşmalardan Nayir ile Güzel'in görüş birliğinde hareket ettikleri kanısına vardım. Daha sonra meslekten istifa edip FETÖ/PDY vasıtasıyla Ankara'da avukat Ali Fuat Babatan'ın yanında çalışmaya başladım. Beni bu kişinin yanına cemaat yerleştirdi. Bu kişinin, tüm Türkiye'deki avukatların ikinci abisi konumunda olduğu, Aziz Gürcan isimli birinci abiye yardımcı olacak şekilde çalıştığını öğrendim. Bu esnada bu kişi Erzincan'daki bilinen cemaat ve başsavcıya ilişkin dava ile ilgili çalışıyordu. Babatan, söz konusu bu dava ile ilgili olarak Erzurum'a gidip görüştüğü Güzel'den bilgi aldığını bana söylüyordu."

- Sanıklar, tahliye talebinde bulundu

Sanıklar Laloğlu ise savunmasında, suçsuz olduğunu ileri sürerek, "Sadece evimde bulunan bir not kağıdı ve bir ödeme belgesi gibi iki belirsiz hususa ilişkin kaynak, delil gösterilmek suretiyle suçlanmaktayım. Bu eylemin varlığı için mahkemenizce ve diğer mahkemelerce ortaya konulan ve kabul edilen hiçbir kriter benim maddi durumuma uygun değildir. Tahliyeme karar verilmesini talep ediyorum." dedi.

Sanık Topal da savunmasında, "ByLock" programını kullanmadığını öne sürerek, "Hiçbir şekilde himmet vermedim, örgüte yardım etmedim. Sohbet veya başka bir isim altında toplantılara da katılmadım. Aleyhime dosyaya girmiş bir delil de bulunmamaktadır. Tahliyemi talep ediyorum." diye konuştu.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Fatih Topal'ı, üzerine atılı suça ilişkin elde edilen deliller ile tutuklu kaldığı süreyi göz önünde bulundurarak tahliye etti.

Diğer tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar veren heyet, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

- İddianameden 

Birleştirilen bu davanın Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iki ayrı iddianamesinde, sanıklardan eski öğretmen Hasan Aslan'ın örgütün sözde "avukat ünitesinden sorumlu il imamı" olduğu, Bank Asya'da hesabının bulunduğu, avukatlarla yapılan toplantıyı organize ettiği, kullanıcısı olduğu ByLock'u başkalarına da yüklediği anlatılıyor. 

Bayram Candan'ın Bank Asya'da hesabının olduğu, avukatlara yönelik sohbetlerde bulunduğu, terör örgütüyle bağlantılı kişilerin davalarının takibini sağladığı iddia ediliyor. İddianamede Candan'ın kullanıcısı olduğu ByLock'u başkalarına da yüklediği, terör örgütünün yöneticiliğini yaptığı ve örgüte üye kazandırmaya yönelik faaliyetlerinin olduğu belirtiliyor. 

İddianamede, diğer sanıklardan Halil Timurhan Gür'ün ByLock kullanıcısı olduğu, yine bu programı kullanan Mehmet Salih Bayoğlu'nun sosyal medya üzerinden örgüt lehine paylaşımlar yaptığı, etkin pişmanlıktan yararlandığı, Lokman Pirim'in Bank Asya'da hesabının bulunduğu ve sohbetlerde yer aldığı, Serhat Akbulut'un da ByLock kullanıcısı olduğu ve sohbetlere katıldığı ileri sürülüyor. 

FETÖ/PDY ile irtibatlı olmakla suçlanan avukatlardan eski Erzurum Baro Başkanı Mehmet Güzel, Şerafettin Yaşar Laloğlu, Hakan Dişkeser, Fatih Topal'ın örgüte mensup kişiler olarak bilindikleri ve örgütün toplantılarına katıldıkları aktarılan iddianamede, usulsüz dinlemelere ilişkin tutuklamaya sevk sonrasında serbest kalan faillere ilişkin Güzel, Dişkeser, Laloğlu ve Topal'ın toplanarak basın açıklaması yaptıkları, Dişkeser'in sözcü olarak sürekli beyanda bulunduğu kaydediliyor. 

İddianamede, Dişkeser'in, 17 Aralık iddialarının yolsuzluk, rüşvet ile usulsüzlük olduğuna ve 15 Temmuz günü "Darbe girişimi yapan Gülenciler değil, TSK içindeki Atatürkçü komutanlar" şeklinde paylaşımı retweetlediğine işaret ediliyor. 

Tanık beyanlarına göre sanıklardan Güzel, Dişkeser ve Laloğlu'nun yurt dışına birlikte çıktıkları, Dişkeser ve Laloğlu'nun Pensilvanya'ya geçerek Gülen'in kaldığı yerleşkede kaldıkları ve 17-25 Aralık'tan sonra da örgüt faaliyetlerine katılmaya devam ettikleri aktarılan iddianamede, bu sanıkların da örgütün finans kaynağı Bank Asya'da hesabının bulunduğu vurgulanıyor. 

İddianamede, sanıklardan Güzel, Dişkeser, Topal, Laloğlu, Gür, Pirim, Bayoğlu ve Akbulut'un "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar, Aslan ve Candan'ın da "silahlı terör örgütü kurma ve yönetme" suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.