“El ele, gönül gönüle hayır oyu verelim”

“El ele, gönül gönüle hayır oyu verelim”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Partisinin grup toplantısından yaptığı konuşmada ''Gelin anayasa referandumunda sağ solu, ileriyi geriyi bırakalım, kim demokrasi, özgürlük, kendi ülkesinde rahat yaşamak istiyorsa el ele, gönül gönüle hayır oyu verelim.'' dedi.

Kılıçdaroğlu, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında Rakka'ya kadar gideceği yönünde açıklamalar yapıldığını belirterek, "Kimin çocuğuna sen güveniyorsun da Rakka'ya gidiyorsun? Garibanın çocuğuna mı güveniyorsun? Önce kendi çocuklarını al, hep beraber gidin Rakka'ya, biz de alkışlayalım." dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 20 Temmuz'da sivil darbe olduğunu, bunun sonuçlarını yaşadıklarını, gelecek günlerde giderek artan baskıyı göreceklerini savundu.

Kimsenin, 20 Temmuz'u unutmaması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, bunun, Türk siyasal tarihinde bir sivil darbe tarihi olduğunu öne sürdü.

Cezaevindeki gazeteci sayısının 150'yi aştığını kaydeden Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir darbe döneminde bunun yaşanmadığını öne sürdü.

"Şimdilik sessizliğimizi koruyoruz"

Die Welt gazetesinin Türkiye Temsilcisi Deniz Yücel'in uzun süredir tutuklu olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, Yücel'in kısa sürede özgürlüğe kavuşmasını temenni etti.

Bir gazeteci üzerinde bu kadar baskı kurmanın, gazetecileri hapise atmanın, susturmanın doğru olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, bunun demokrasiye, Türkiye'ye, Türkiye'nin imajına zarar verdiğini savundu.

Kılıçdaroğlu, "Gözaltına alınmasının gerekçesi şu: Berat Albayrak ile ilgili internette yayınlanan iletiler, mailler vardı. Biz Berat Albayrak'ın ne halt ettiğini gayet iyi biliyoruz. Irak'ta neler yaptığını çok iyi biliyoruz. Benim Amerika ziyaretim sırasında saniye saniye kendisine kimler tarafından bilgi verildiğini de biliyoruz. Ama Türkiye'nin gündemi bu olmadığı için şimdilik sessizliğimizi koruyoruz. Ama Albayrak bunu kulağına küpe etsin. Yeri zamanı gelince söyleyeceğiz." diye konuştu.

"El ele, gönül gönüle hayır oyu verelim"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 20 Temmuz'dan sonra 4 bin 811 akademisyenin görevine son verildiğini dile getirerek, 12 Eylül askeri darbesinden sonra bu sayının 120 olduğunu kaydetti.

Kılıçdaroğlu, görevine son verilen akademisyenlerden Fatma Bostan Ünsal'ın, AK Parti'nin 64'ünün kurucusundan biri ve eşinin de eski AK Parti Milletvekili ve Mazlum Der Başkanı olduğunu, ikisi de bütün hayatları boyunca insan hakları mücadelesi verdiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, Ünsal'a, "Gerçekleri kimse örtemez, kapatamaz. Gerçek bütün çıplaklığıyla Türkiye'nin önünde duruyor. Gelin anayasa referandumunda sağ solu, ileriyi geriyi bırakalım, kim demokrasi, özgürlük, kendi ülkesinde rahat yaşamak istiyorsa el ele, gönül gönüle hayır oyu verelim." çağrısında bulundu.

"Kendi çocuğunu gönderiyor musun"

Kılıçdaroğlu, gündemlerinde anayasa değişikliği bulunduğunu ancak halkın gündeminin işsizlik olduğunu belirtti. Bir babasının kendisine gelerek, "Oğlum 28 yaşında, kaç yıldır işsiz. Biz milletvekilliği istemiyoruz, önce çocuklarımıza iş istiyoruz." dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"18 yaşındaki milletvekilliğini kimin için getiriyorlar? Ankara'da oturan beyler kendi çocukları ve torunları için getiriyorlar. Bir de üstelik hiç askere gitmiyorlar. Bereket versin Sayın Cumhurbaşkanı, bu gerçekleri meydanlarda anlatıyor. Biz anlatsak, 'Olur mu öyle şey' deyip, inanmayacaklar. Kimin çocuğunu milletvekili yapacak, Kahramanmaraşlı Ökkeş'in, berber İrfan'ın çocuğunu mu yapacak; kendi çocuğu ve torunlarını yapacaklar. Onlara irfan, gelecek hazırlıyorlar.

Kılıçdaroğlu, "Yeni anayasa değişikliğiyle Türkiye'yi uçuracağız." denildiğini ifade ederek, 2 yıldır fiilen başkanlık sisteminin uygulandığını ileri sürdü. Kılıçdaroğlu, "Sayın Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturuyor, başbakanlık koltuğu zaten boş. O da cumhurbaşkanı yardımcısı gibi görev yapıyor. Siz, Sayın Cumhurbaşkanı bir şey söyleyecek de Binali Yıldırım buna itiraz edecek, aklınız gelir mi böyle bir şey? Tam tersine esas duruşta. Sayın Erdoğan'ı 500 metreden görse,100 düğmesi varsa 10 saniyede ilikler." görüşünü savundu.

"İşsiz nüfusu Danimarka nüfusundan fazla"

İşsizlik oranlarının, iş aramaktan umudunu kesenlerle birlikte yüzde 19,4 olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, kriz dönemleri olan 1982'te yüzde 7,6, 1990 Körfez krizinde yüzde 8, 2001'de yüzde 9, 2017'de ise yüzde 19,4 olduğunu kaydetti. Kılıçdaroğlu, 6 milyon işsizin bulunduğunu belirterek, bunun Danimarka, Türkmenistan, Norveç'ün nüfusundan daha fazla olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, işsizliğin umutsuzluk yarattığını ve bütün kötülerin anası olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, TOBB'da işverenlere çağrıda bulunduğunu, bir işsiz almaları halinde işsizlik sorununun çözüleceğini söylediğini belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Zekaya bakın, pırıl pırıl zekâ. Ekonomi bilgisine bakın, Nobel almış olanlar bunun yanında halt etmiş. Bu kadar güzel bir öneri nerden geliyor? Bu öneriyi önce Trakya'da 2004'te yapmış kimse takmamış, 2010'da yapmış, 2016'da yapmış kimse takmamış. 2017'de yine TOBB'da yaptı, takarlar mı takmazlar mı bilmiyorum. Ankara'daki beylerin fabrikaları, gemileri, KOBİ'leri, her şeyleri var. Bunlar işçi aldılar mı, bir tek işçi bile almamışlar. Sen al kardeşim.

Çiftçi kardeşlerime sesleniyorum; bunlar kimin hükümeti iyi düşün. Yatın, kotranın vergisini sıfırladılar, mazotun üzerindeki vergiyi sıfırlamadılar. Nisanda sandığa gideceksin bir ders vermenin zamanıdır artık. Senin mazotunda vergileri sıfırlamayıp, yatta sıfırlıyorlarsa sen de sandıkta onları sıfırla."