Donanma Komutanlığı'ndaki Darbe Girişimi Davası

Donanma Komutanlığı'ndaki Darbe Girişimi Davası
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin 52'si tutuklu, 13'ü firari 92 sanığın yargılanmasına devam edildi. 

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde özel olarak yapılan 250 kişi kapasiteli salondaki duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları ve bazı yakınları katıldı. Duruşmayı, bazı STK temsilcileri ve vatandaşlar da takip etti.

Duruşmada, darbe girişimi sırasında darbeci firari sanık eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay'ın kendisine verdiği kurallara aykırı talimatları uyguladığı, FETÖ/PDY terör örgütünün gizli iletişim sistemi ByLock'u kullandığı suçlamasıyla yargılanan tutuklu sanık eski Kuzey Görev Grup Komutanlığı Harekat Şube Müdürü Yarbay Ali ihsan Gürler, savunma yaptı.

Darbe girişimi sırasında, 1. Ordu Komutanlığı'nda Harekat Kurmay Başkanı olan, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanan Tuğgeneral Eyyüp Gürler'in kardeşi olan Gürler, hakkındaki suçlamarı kabul etmedi.

Sicil amiri olan Tuğamiral Bay'ın kanunsuz emirlerini yerine getirmediğini, FETÖ üyesi olmadığını, darbeye katılmadığını ve ByLock kullanmadığını öne süren Gürler, Atatürkçü bir subay olarak 24 yıllık askerlik hayatında başarılarından dolayı ödül ve takdir aldığını belirtti.

- Amiral, terör ihbarı var diye gemileri seyre çıkarmış

Darbe girişimi akşamı 19.30'da evine gittiğini, 16 Temmuz 2016'da çocuğunun sünnet düğünü için memleketine gitmek için hazırlık yaptığını anlatan Gürler, "Saat 21.50'de Tuğamiral Ayhan Bay aradı. Hemen gelmemi söyledi. Birliğime gittim. Ayhan Bay, bana terör saldırısı olduğu için gemilerin güvenlik için ayrıldığını söyledi. PKK'nın saldırısı olabilir diye düşündüm. Gemilerin bir kısmı Poyaz Liman'ından ayrılmış, bir kısmı da ayrılmak üzereydi." diye konuştu. 

Saldırı ve sabotaj ihbarı gibi olağanüstü durumlarda gemilerin seyre çıkmasının, gemilerin güvenliğinin sağlanması için yapılan olağan bir durum olduğunu ileri süren Gürler, "Amirlerin gemileri kaldırma kararını sorgulamayız. Ben sadece ofiste gemilerin gelmesini bekledim. Hiçbir personeli çağırmadım, emrimde sadece bir yüzbaşı vardı. Silah taşımadım. Sadece gemilerin emniyetli bir şekilde geri gelmesini düşündüm." dedi.

Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral Yalçın Payal'ın gemilerin geri dönmesi için emir verdiğine dair mesajı gördüğünü belirten Gürler, "Bay, bana 'Ofiste bekle.' dedi. Gemileri beklemek için ofise gittim. Televizyondan TSK'nın yönetime el koyduğunu, Başbakanın 'Bu bir kalkışmadır.' şeklindeki açıklamasını izledim. Darbe olduğunu anladım ama bir yandan da terör ve sabotaj ihbarı vardı. Ben gemilerin darbeye destek vermek için limandan ayrıldıklarını, Donanma Komutanı Veysel Kösele'nin TCG Yavuz Gemisi'nin de alıkonulduğunu bilmiyordum." iddiasında bulundu.

Sabah, amiraller Bay, İmren ve Ekici'nin sahil güvenlik botuyla kaçtıklarını duyduğunu aktaran Gürler, "Sonra gemiler limana geldikçe yer tahsisi yaptım. Bunun dışında kurallara aykırı emir almadım, vermedim. Sıkı yönetim direktifini görmedim. 12 Ağustos 2016'da açığa alındım. 11 gün evde bekledim. 23'ünde gözaltına alındım. Darbeye destek vermedim. ByLock kullanmadım. Tahliyemi talep ediyorum." diye konuştu.

Savunmasının ardından çapraz sorguya alınan Ali İhsan Gürler, TBMM adına duruşmaya katılan avukat Ömer Burak Barış'ın, "1. Ordu Komutanlığı'nda görevli ağabeyiniz Tuğgeneral Eyyüp Gürler'i aradınız mı? Kendisi sizden üst rütbeli olduğu için darbeyle ilgili bilgi sahibi olma olasılığı yüksek." yönündeki sorusuna "Aramadım" yanıtını verdi.

- "Size o kadar başarı belgesi ve takdir, pasif oturmanız için verilmedi"

Ömer Burak Barış'ın, "Ofiste gemileri beklemek dışında sabaha kadar ne yaptınız?" sorusuna ise Gürler, "Karargaha çağrılan personelin bir şeyden haberi yoktu. Ben sadece bana ofiste beklemem yönündeki emre uydum. Benim ağzımdan çıkacak bir kelime ile 200 kişinin kaderi değişirdi. Belki de burada sanık sayısı daha da fazla olabilirdi. Bir şey söylememek, emir vermemek daha doğruydu. Ben Tuğamiral Bay'ın emirlerini dinledim." yanıtını  verdi.

Bir sanık avukatı da Gürler'e yönelik, "Size o kadar başarı belgesi ve takdir, olağanüstü durumlarda pasif olarak oturmanız için verilmedi." ifadelerini kullandı. 

Başbakanlık avukatı Selman Balta da "Ayhan Bay, gemileri terör saldırısı nedeniyle kaldırdığını söylemiş ama televizyonda Başbakan, Cumhurbaşkanı 'darbe var.' diyor. Siz Bay'ı arayarak, 'Siz bana terör dediniz ama devlet büyükleri darbe girişimi olduğunu söylüyor' demeniz mi? Bir üst amirinize ulaşma ihtiyacı duymadınız mı?' sorusu üzerine Gürler, "Terör ihbarı daha önce verilmişti. Darbe açıklamaları daha sonra açıklandı. Biz gemilerin darbe değil de terör olayı için çıktığını sanıyorduk. Bunu sorgalayacak bir durum görmedim." dedi. 

Sanık avukatı, "Müvekkilimin ağabeyinin FETÖ'den tutuklu olması, kardeşinin de suçlu olacağı anlamına gelmez. Ağabeyi katil, kardeşi de katil olur mu? Ayhan Bay emirleri vermiş, sonra da kaçmış. Müvekkilim izine çıkmış olsaydı bu işler başına gelmeyecekti. Deliller toplanmış, kaçma şüphesi yoktur. Müvekkilimin adli kontrol şartıyla tahliyesini talep ediyoruz." dedi. 

- Mahkeme ara kararını açıkladı

Cumhuriyet Savcısı mütalaasında, sanıkların tahliye taleplerinin reddine, tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi.

Mahkeme heyeti, ara kararında, davanın bir numaraları sanığı FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve diğer firari sanıkların kaçtıkları ülkelerden istenmesi, mümkün olmadığı takdirde kırmızı bülten çıkarılması yönünde girişimde bulunulmasına karar verdi. 

Mahkeme ayrıca, firari sanık eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay'ın emir astsubayı tutuklu sanık Serkan Dumanlıdağ'ın adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine, tutuksuz sanık Mehmet Aslanparçası'nın adli kontrol şartının kaldırılmasına, yurt dışı yasağının devamına, tutuklu sanık Yavuz Arslan'ın, "Anayasa'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlamasından tahliyesine ancak diğer suçlardan tutukluluğunun devamına, tutuklu 51 sanığın bu hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi. 

- İddianameden 

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in bir numaralı şüpheli olduğu iddianamede, eski Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem, eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren, eski Kuzey Deniz Saha Komutanı Kurmay Başkanı Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık, eski Güney Grup Görevi Komutanı Tuğamiral Nazmi Ekici, eski Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanı Süleyman Yarayan, eski Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Ayhan Bay, eski Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma, eski Genelkurmay Konsept Teşkilat ve Harbe Hazırlık Daire Başkanı Gürel Kaynak, eski Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Muharrem Aslan, eski Harp Filosu Komutanlığı Kurmay Başkanı Murat Erdem ile Donanma Komutanlığı'nda görevli askerlerin "mahrem abileri" konumundaki 18 sivil ve 1 asker öğretmenin de aralarında yer aldığı 92 şüpheli bulunuyor.

İddianamede Gülen hakkında, "cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs", "silahlı örgüt kurmak veya yönetmek" ve "silahla birden fazla kişiyle birlikte yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 19 yıldan 36 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor.

Şüpheli askerlerle irtibatlı olan, onları darbe toplantılarına götüren ve kaçtıkları dönemde saklayan, Donanma Komutanlığı'nda görevli askerlerin "mahrem abileri" konumundaki 18'i sivil, 1'i asker öğretmen ile Donanma Komutanlığı'nda darbe girişimini yönettiği belirtilen tutuklu sanıklar Hakan Üstem, Hayrettin İmren, Ömer Faruk Harmancık, Nazmi Ekici, Süleyman Yarayan, Tezcan Kızılelma, Gürel Kaynak, Muharrem Aslan ve Murat Erdem ile firari sanık Ayhan Bay hakkında ağırlaştırılmış müebbet ile 19 yıldan 36 yıl altışar aya kadar hapis cezası istenen iddianamede, diğer sanıkların ise ağırlaştırılmış müebbet ile 7 yıl altışar aydan yirmi dokuzar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.