Demirtaş'ın Alenen Hakaret Davası

Demirtaş'ın Alenen Hakaret Davası
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, bir basın açıklamasında eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'na "alenen hakaret" ettiği iddiasıyla 2 yıl 4 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istemiyle yargılanmasına başlandı. Dosya, Demirtaş'ın reddihakim talebi üzerine, üst mahkemeye gönderildi. 

İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya, başka suçtan Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Demirtaş'ın Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla katılımı sağlandı. Demirtaş'ı 21 avukat temsil ederken, davanın müştekisi eski Başbakan Ahmet Davutoğlu adına duruşmaya avukat İsmail Safi Işık katıldı. Duruşmayı HDP Milletvekili Pervin Buldan da izledi.

Kimlik tespiti yapılan Demirtaş, adresinin neresi olduğu sorusunu "Türkiye Büyük Millet Meclisi/Ankara" şeklinde yanıtlarken, "çok gidemediği için ev adresini veremediğini" söyledi. 

"Adına herhangi bir gayrimenkul bulunup bulunmadığı" da sorulan Demirtaş, "Pek bir şey yok diye hatırlıyorum. Bir araba varsa var. Evimiz benim adıma mı eşimin adına mı kayıtlı hatırlamıyorum." dedi.

- "Sorumsuzluk gereği davanın düşmesine karar verilsin"

Duruşmada iddianame okunmadan önce söz alan Demirtaş'ın avukatlarından Ercan Kanar, usuli itirazları olduğunu belirterek, "Müvekkilim milletvekilidir ve yasama sorumsuzluğu vardır. Bu nedenle muhakeme şartı da gerçekleşmemiştir. Doktrindeki içtihatlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Venedik Komisyonu kararlarında bu husus açıkça belirtilmektedir. Öncelikle yargılama şartı gerçekleşmediğinden davanın düşmesine karar verilmesini talep ederiz." diye konuştu.

Bu talebe karşı konuşan müşteki Davutoğlu'nun avukatı İsmail Safi Işık, talebin mesnetsiz olduğunu belirterek, reddedilmesini istedi.

Beyanda bulunmak isteyen Demirtaş, "Bir önceki Başbakan'ın müşteki, bir parti genel başkanının da sanık olduğu yargılamada her sözcüğümün yazılmasını istiyorum." diyerek, Davutoğlu'nun kullandığı kelime nedeniyle incindiğini düşünerek dava açmaya hakkının olduğunu, kendisinin de 10 yıllık parlamenter, 20 yıllık avukat ve 20 yıllık sanık olarak savunma yapma hakkı bulunduğunu söyledi. 

Duruşmaya siyaset yapmak için çıkmadığını, savunma hakkının bulunduğunu, öncelikle kullandığı cümleden yargılama yapılıp yapılmayacağının tespit edilmesi gerektiğini belirten Demirtaş, şunları söyledi:

"Sorumsuzluk kapsamında mahkeme ciddi araştırma yapmadan beni suçlayamaz. Soruşturmada bu araştırma yapılmalıydı. Ama iddia makamı hiçbir araştırma yapmadan gayriciddi bir iddianame yazdı ve bu mahkemenizce kabul edildi. Mahkeme bu iddianameyi reddetmeliydi. Anayasa'nın 83. maddesi, milletvekilinin sorumsuzluğu açısından çok önemli bir normdur. Bu maddenin bana uyup uymadığını tespit etmeden hakkımda dava açılamaz. Yargılamaya başlarsanız Anayasa ihlali yapmış olursunuz. Çekindiğim şey, yargılanmak değildir. Dokunulmazlıklarımız Anayasa'ya aykırı bir şekilde kaldırılmıştır. Sorumsuzluğu dikkate almazsanız hukuk nerede kalır? Hakkımda beraat kararı verilse bile zaten yargılanmış olacağım için haksız duruma düşersiniz. Sadece ben değil Parlamento'daki 550 milletvekilinin de sorumsuzluk hakkı vardır. Bu hakkı yeterince tartışmadan, direkt yargılamaya geçerseniz ihlal olur. Yargılamanın durması kararı verilmelidir. Araştırma için bilirkişi tayin edilmelidir. Geçmişe dönük konuşma kayıtlarım incelenmelidir. Tamamen Parlamento konuşmalarıdır. Bu talebim ciddiye alınmazsa savunma yapmayacağım. Ciddiyetten uzak bir iddianameyi muhatap almamalısınız." 

- Buldan'ın görüşme talebine ret

Mahkeme, "davanın düşmesi" talebini değerlendirmek üzere duruşmaya bir süre ara verdi. Duruşmayı izleyen HDP Milletvekili Buldan'ın Demirtaş'la görüşme talebi kabul edilmedi.

Aranın ardından yeniden başlayan duruşmada, taleplere ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme, Demirtaş'ın dava konusu sözleri daha önce Meclis'te söyleyip söylemediğinin araştırılmasına ve davanın düşmesine karar verilmesi talebinin, "mahkemece araştırma yapılamayacağı, varsa bu hususun sanık veya avukatları tarafından bildirilmesi gerektiği, bunun her aşamada yapılabileceği, bu aşamada yasama sorumsuzluğundan bahsedilemeyeceğinin anlaşıldığını" belirterek, reddine hükmetti.

Tekrar söz alan Demirtaş, hakkında 80'e yakın dava açıldığı ve bu davaların duruşmalarının olduğunu kaydederek, bulunduğuu şartlarda iddianameye cevap yazmasının uygun olmadığını savundu.

Demirtaş, "Reddettiğiniz, mutlak sorumsuzluk kapsamında yaptığım konuşmalardan tutukluyum. Dokunulmazlıklarımız kaldırılırken tasnif etmediler. 'Hepsi dokunulmazlığa giriyor' dediler, sorumsuzluğu ayırmadılar. Hakkımda siyasi linç kararı verilmişse burada yargılama sonunda verilecek beraat kararı ne işe yarayacak ki? Hakaret suçunu kabul etmiyorum. Mahkemeden adil yargılama talep ediyorum." ifadesini kullandı. 

- Hakim: "Seçmenlerin hakaret etme hakkı da mı var?"

Sanık avukatı Ercan Kanar da, mahkemenin ret kararının hukuka aykırı olduğunu savunarak, bu karardan vazgeçilmesini talep etti. Kanar'ın, "Yasama sorumsuzluğunu ihlal ederseniz, seçmenlerin egemenlik hakkını da ihlal edersiniz." sözüne karşılık hakim Bekir Nabi Çelen, "Seçmenlerin hakaret etme hakkı da mı var?"  diye sordu.

Hakimin bu sorusu üzerine tekrar söz alan Demirtaş, "İhsası rey yapıyorsunuz. Siz burada kanaat belirtiyorsunuz. AİHM'nin bu konuda kararları vardır. Anayasa Mahkemesi bırakın seçileni seçmenin de ifade hakkını korumuştur." şeklinde konuştu. Hakim Çelen bu kez, "Madem yanlış anlaşıldı, sözümü geri alıyorum." dedi. 

Avukatlarının da hakime itirazda bulunduğu Demirtaş, "Sizin sözünüz, hakaretin varlığını kabul etmek anlamına gelir. Tarafsızlığınızı yitirdiğinizi düşünüyorum. Hakimin reddi talebinde bulunuyorum. Hayatım boyunca ilk kez reddi hakim talebinde bulunuyorum." şeklinde konuştu. 

Hakim tutanağa, "ihsası rey" yapmadığına dair kendi görüşünü yazmak istedi ancak sanık avukatları Ceza Muhakemesi Kanunu'nda böyle bir uygulama olmadığını belirterek, tutanağa hakimin görüşünün geçemeyeceğini öne sürdü. Hakim Çelen de, "Öyle bir söz ağzımızdan çıktı ama bunun ihsası rey olmadığını da söylemek düşer bize." dedi. 

Tekrar söz alan avukatlar, adil yargılama yapamayacağını düşündüklerini belirterek, hakimin reddi talebine katıldıklarını bildirdi. 

Hakim Çelen ise, ret talebinin değerlendirilmesi için dosyanın üst mahkeme sayılan nöbetçi ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi. 

- İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın 7 Eylül 2015'te havalimanında basın mensuplarına yaptığı bir açıklamada, o dönem başbakan olan Ahmet Davutoğlu için, "Çocuk tatili başbakan olarak tarihe geçmiş durumdasınız" ifadesi kullandığı belirtiliyor.

Davutoğlu'nun avukatı aracılığıyla Demirtaş hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu ve Ankara'nın yetkisizlik kararı üzerine dilekçenin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği aktarılan iddianamede, hazırlanan fezlekenin TBMM'ye gönderildiği ifade ediliyor.

Anayasada değişiklik yapılmasına ilişkin kanun uyarınca fezleke ve eklerinin başsavcılığa iade edildiği belirtilen iddianamede, Demirtaş'ın, "alenen hakaret" suçundan 3 ay 15 günden 2 yıl 4 aya kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.