Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Suikast Girişimi Davası

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Suikast Girişimi Davası

Muğla'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe teşebbüsünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin, 3'ü firari, 43'ü tutuklu 47 sanığın yargılandığı davanın dördüncü duruşmasının üçüncü oturumunda bazı sanıklar esas hakkındaki savunmalarını yaptı. 

Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince adliye binasındaki salonların fiziki yetersizliği nedeniyle Muğla Ticaret ve Sanayi Odasının salonunda görülen dördüncü duruşmanın üçüncü oturumunda son olarak eski üsteğmen Mehmet Demir dinlendi. 

Marmaris'te devletin polisi ile askerini karşı karşıya getirenlerin bulunmasını talep ettiğini belirten Demir, bu talebini ilk ifadesinde de dile getirdiğini söyledi. 

Darbe girişiminin olduğu ve darbe metninin okunduğu saatlerde helikopterde bulunduğunu ifade eden Demir, "Telefonlarımız toplandığı için yaşanan gelişmelerden haberim olmadı. Bir süre sonra devletin televizyonundan sıkıyönetim metninin okunduğunu gördüm. Sıkıyönetim emrinin sahte olduğunu bilmiyordum. Verilen emirlere uyarak göreve geldim." dedi. 

Demir, şehit polis memurlarının ölümleriyle ilgili çelişkiler bulunduğunu iddia ederek, hazırlanan kriminal raporların, adli tıp raporlarının ve ambulans takip sistemlerinin birbirleriyle çeliştiğini savundu. 

Olay gecesi kendilerinden önce Marmaris'e gelen başka bir grup olduğunu öne süren Demir, bu grubun otellere, sivillere ateş açarak infial yaratmaya çalıştığını iddia etti.

15 Temmuz gecesi Marmaris'te bulunan Cumhurbaşkanı koruma polislerinin silahlarından arındırılmaması durumunda daha büyük çatışmaların yaşanıp olayların daha büyüyeceğini ileri süren Demir, "Niyetimizin çatışmamak olduğu ve çatışmamak için bölgeden sıyrılmaya çalıştığımızın bir kanıtı da olay yerinde bulunan boş kovanlardan bellidir. Amacımız kimseye zarar vermek değildi. Çatışmaya girmemek için özen gösterdik." iddiasında bulundu.

Marmaris ilçesine Cumhurbaşkanına zarar vermek için gitmediklerini ileri süren Demir, "Cumhurbaşkanına zarar verilmek istenseydi o gece uçuş görevi alan taarruz uçakları bombalama yapabilirdi. Polis Özel Harekatını bombalayan irade aynı şekilde burayı da bombalayabilirdi. Yine bu uçaklar tarafından Cumhurbaşkanının uçağı da düşürülebilirdi. Hatta taarruz uçakları tarafından Cumhurbaşkanının Atatürk Havalimanı'nda konuştuğu binaya saldırı olabilirdi." diye konuştu.

- Sanığa avukatlardan tepki 

Sanığın 15 Temmuz'u "senaryo" olarak nitelendirip, kendisini savunmak yerine siyasi söylemlerle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik ithamlarda bulunmasına Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatları tepki gösterdi. Avukat Mustafa Doğan İnal, sanığa "Darbeci alçak sizsiniz." dedi.

Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ'dan sanığın siyasi savunma yapmasına müdahale etmesini talep eden İnal, "Başkanım buna izin vermeyin. Burada esas hakkında savunma yerine siyasi savunma yapılıyor.  Sanık burada esas hakkındaki savunmasını yapsın, siyasi polemik yapmasın. Savunmayla ilgisi bulunmayan hususları anlatıyor." diye konuştu.

Avukat İnal'a sanıklardan İsmail Yiğit'in tepki göstermesi üzerine Mahkeme Başkanı Baştoğ, kendisine söz verilmediği halde müdahalede bulunduğu ve duruşma adabına uymadığı için sanığı uyardı. 

Baştoğ, sanıkların esas hakkında yaptığı savunmalara hiçbir şekilde müdahale etmediğini vurgulayarak, "Savunmanın dışında konuşma olursa müdahale ediyorum. Burada savunmanın çok dışına çıkıldı. Savunmanın dışında, siyasi polemik olacak sözler söylememenizi tavsiye ediyorum." ifadelerini kullandı. 

Hakkında yöneltilen suçlamaları kabul etmeyen Demir, suçsuz olduğunu savunup beraatini talep ederek savunmasını tamamladı.

Duruşmaya yarın diğer sanıkların esas hakkındaki savunmalarıyla devam edilecek. 

Sanıklar geniş güvenlik önlemleri altında jandarma eşliğine cezaevine gönderildi.