Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Erdoğan:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dört asır boyunca Kudüs'e ve Mescid-i Aksa'ya hizmet etme şerefine nail olmuş bir ülke olarak bu mukaddes şehrin asla çatışma, kan ve gözyaşı ile gündeme gelmesini istemiyoruz. Bölgede kalıcı barış ve huzurun yolu bellidir, bu yol 1967 sınırları dahilinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin vücut bulmasıdır." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, başbaşa görüşme ve heyetler arası çalışma yemeğinin ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ortak basın toplantısı düzenledi.  

Abbas'ı Türkiye'de ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getiren Erdoğan, Abbas'a ve heyetine "Hoşgeldiniz." dedi.

 "Son haftalarda ilk kıblemiz olan Harem-i Şerif'te hakikaten tüm İslam alemini derinden etkileyen bir kriz yaşandı. Gerilimin ilk anlarından itibaren yoğun bir diplomatik temaslar zinciri içerisinde olduk." ifadesini kullanan Erdoğan, bu süreçte Filistin Devlet Başkanı Abbas, İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin ve Ürdün Kralı 2. Abdullah ile görüşmelerde bulunduklarını hatırlattı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam Zirvesi dönem başkanı olarak da Müslümanların ortak hassasiyet ve beklentilerini dile getiren açıklama yaptıklarını ve çağrıları üzerine İstanbul'da konuyu ele almak amacıyla İslam İşbirliği Teşkilatı İcra Komitesi'nin olağanüstü toplantısının yapıldığını söyledi. 

Tepkilerini her platformda çok güçlü şekilde ortaya koyduklarını anlatan Erdoğan, "Hamdolsun hem Filistinli kardeşlerimizin kararlı mücadeleleri hem de İsrail'in aklı selime dönmesi neticesinde kriz atlatılmış oldu." diye konuştu. 

- "Bölgede kalıcı barış ve huzurun yolu bellidir"

Abbas ile bugünkü görüşmelerinde Kudüs'ün ve Harem-i Şerif'in kutsiyetinin korunması noktasındaki hassasiyetlerini ele aldıklarını anlatan Erdoğan, Ürdün ziyareti sırasında da Kral 2. Abdullah ile aynı şekilde mutabakata vardıklarını ifade etti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burada şu noktayı bir kez daha vurgulamakta fayda görüyorum. Dört asır boyunca Kudüs'e ve Mescid-i Aksa'ya hizmet etme şerefine nail olmuş bir ülke olarak bu mukaddes şehrin asla çatışma, kan ve gözyaşı ile gündeme gelmesini istemiyoruz. Bölgede kalıcı barış ve huzurun yolu bellidir, bu yol 1967 sınırları dahilinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin vücut bulmasıdır. İki devletli çözüm aynı zamanda uluslararası toplumun Filistin halkına karşı tarihi bir yükümlülüğüdür. Soruna çözüm bulunması, barışın sağlanması sadece Filistinli kardeşlerimizin değil, aynı zamanda İsraillilerin de hayrınadır. 

Son hadiselerde gördüğümüz gibi gerilimi tırmandırmanın hiç kimseye bir faydası yoktur. Türkiye olarak her zaman barış sürecini canlandırmaya yönelik çabalara destek verdik, vermeye de hazırız. Burada başarının anahtarının Filistinlilerin hak ve hukukunun korunmasından geçtiğinin de bilinmesi gerekiyor. Filistinli kardeşlerimiz bu sorunun çözümü için daima olağanüstü çaba gösterdiler ancak gayretlerinin karşılığını yeterince alamadılar. Filistinli kardeşlerimize ait topraklarda İsrail'in yasa dışı yerleşim faaliyetlerini artırarak sürdürmesi bunun en müşahhas örneğidir. İsrail yönetiminin, iki devletli çözüm ihtimalinin altını oyan bu işgal teşebbüslerine artık bir son vermesi gerekiyor."

"Filistin bağlamında öne çıkan diğer bir husus Filistinli kardeşlerimiz arasındaki vahdettir, birlik ve beraberliğin sağlanmasıdır." şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerek Filistin halkının günlük hayat şartlarının iyileştirilmesi gerek Filistin davası bakımından bu birlikteliğin sağlanmasını gerekli görüyoruz. Dolayısıyla tüm Filistinli kardeşlerimize İslam Zirvesi Dönem Başkanı olarak da aynı arzumuzu, beklentimizi ifade ediyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Abbas ile mevcut durumu ve atılabilecek adımları da ele aldıklarına işaret ederek, Türkiye olarak önümüzdeki dönemde de bu husus üzerine eğilmeye ve temaslarını yoğunlaştırmaya gayret edeceklerini bildirdi. 

- Filistin'e yönelik yardımlar

Kurban Bayramı'na sayılı günlerin kaldığını hatırlatan ve bayramları "dayanışma ve paylaşma zamanları" olarak nitelendiren Erdoğan, "Bizim en büyük arzumuz, tıpkı kendi evlatlarımız gibi Filistin'deki çocukların da bayram sevincini doyasıya yaşaması, hissetmesidir." şeklinde konuştu.

Bunun için tüm imkanları seferber ettiklerini vurgulayan Erdoğan, son olarak 10 bin tonluk üçüncü bir insani yardım sevkıyatını Gazzelilere ulaştırdıklarını belirtti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta TİKA olmak üzere AFAD, Yunus Emre Enstitüsü, Kızılay gibi resmi kurumların Filistin'e yönelik projelerine devam ettiğini, sivil toplum kuruluşlarının da sahada çalışmalar yürüttüğünü söyledi.

Bu kapsamda Tubas kentinde hastane inşaatının tamamlandığını, bir hastanenin de Gazze'de inşa edildiğini anlatan Erdoğan, "Tıbbi donanımını tamamlıyoruz. Ayrıca evlerini kaybeden Gazzeli kardeşlerimiz için 320 konut inşası projesi de son aşamadadır." bilgisini paylaştı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin ekonomisinin kendi insan gücünü harekete geçirerek büyüme ivmesi kazanabilmesine büyük önem verdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Bu maksatla Cenin'de 5 bin Filistinli kardeşimize iş imkanı sağlayacak ve bölgesel ekonomik entegrasyon bakımından da merkez haline gelecek bir sanayi bölgesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından yürütülüyor. Kudüs tarihi şehir merkezinin ve buradaki İslam kültürel tarihi mirasının muhafazası üzerinde özellikle durduğumuz bir konudur. UNESCO'nun da bu bağlamda aldığı karar büyük önem taşıyor. Gerek Kudüs gerek bu çerçevede Harem-i Şerif bağlamında ülkemizce yapılabilecek katkıları Filistinli ve Ürdünlü kardeşlerimizle istişare içinde yürüteceğiz. Filistin hükümetine acil ihtiyaçlarında kullanılmak üzere 10 milyon dolarlık hibenin transferini inşallah önümüzdeki günlerde yapacağız. Ekim ayından itibaren Filistinli kardeşlerimizi de elektronik vize uygulamamıza dahil edeceğiz. Bu şekilde ülkemize geliş-gidişlerini biraz daha rahatlatmış olacağız."

"Aziz kardeşim" diye nitelendirdiği Filistin Devlet Başkanı Abbas'ın, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından, Filistin halkının dayanışmasını sergilemek için geçen ekim ayında Türkiye'yi ziyaret ettiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistin makamlarına bu vesileyle bir kez daha FETÖ karşısında izledikleri net ve kararlı tutum için şahsım ve milletim adına teşekkür etmek istiyorum. İnşallah bizler de tüm uluslararası platformlarda, Filistin Devleti'nin tanınması yönündeki çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz. Filistin halkıyla dayanışmamızı, bu tarihi kardeşliği ve gönül birlikteliğini geliştirerek, güçlendirerek geleceğe taşıyacağız." dedi.

Abbas'ın ziyaretinin ikili işbirliği açısından hayırlı olmasına yönelik temennisini dile getiren Erdoğan, Filistinlilerin Kurban Bayramı'nı da kutladı.