CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu:

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu:
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu ülkenin dertleri çözülsün beklerdim ancak çözemiyorlar. Bu ülkenin bütün sorunlarını çözmeye talibim, eğer çözmezsem de zaten siyaseti bırakırım. Ben siyasete cebimi doldurmak için de girmedim." dedi.

Bir dizi programa katılmak üzere Balıkesir'e gelen Kılıçdaroğlu, Tarım Çalıştayı'nın ardından basına kapalı gerçekleşen toplantıda kanaat önderleriyle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, daha sonra Altıeylül ilçesinin kırsal mahallesi Pamukçu'daki Atatürk Parkı'nda üreticilerle buluştu ve sohbet etti.

Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'de birçok konuda sıkıntılar yaşandığını, acilen huzurun getirilmesi gerektiğini belirterek, halkın tüm sıkıntısını dile getirdiklerini söyledi.

Bunun vatandaşlara olan görevleri olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, "Her şeyden önce bu ülkenin huzura ihtiyacı var. Kavgadan bıktık. Kavga değil huzur içinde yaşamak istiyoruz. Toplum gerginliklerden uzak olsun istiyoruz. Hollanda, Konya'dan küçük bir devlet. Bu devletin tarım ihracatı Türkiye'den 5 kat fazla. Peki neyimiz eksik? Toprağımız, nüfusumuz, güneşimiz, denizimiz, suyumuz daha fazla. Neyimiz eksik? Üretici neden alın terinin karşılığını alamıyor. Yazık değil mi bu devlete. Hollanda dünyanın ihracatını yapıyor, bütün çiftçiler hayatından memnun, herkesin geliri çok yüksek, 50-60 bin dolar geliri var. Bizim çiftçiye bak Allah aşkına, ektiği ürün tarlada kalıyor. Türkiye'nin her yerinde böyle. Fındıkçılar, hububatçılar, mercimekçiler ağlıyor." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, bu gidişata bir çözüm bulunması gerektiğini ve bunun anahtarının vatandaşta olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"Sonuçta iktidara kimi getirirseniz o sizin için çalışmayı taahhüt edecek. Bu ülkenin dertleri çözülsün beklerdim ancak çözemiyorlar. Bu ülkenin bütün sorunlarını çözmeye talibim, eğer çözmezsem de zaten siyaseti bırakırım. Ben siyasete cebimi doldurmak için de girmedim. Bu ülkenin vatandaşı huzur içindeyse, cebi para görüyorsa, alın terinin karşılığını alıyorsa benim derdim yok. O açıdan hepimize görev düşüyor. Bana da düşüyor, size de. Bu kadar derdi olan bir ülkede neredeyse birbirimizi gırtlaklıyoruz. Bunun dışına çıkmamız, 'Artık yeter' dememiz gerekiyor. Çiftçi daha buğdayı tarladan almadan hükümet sıfır gümrükle buğday ithalatı yapıyor. Böyle olur mu arkadaşlar? Bir devlet kendi çiftçisine karşı rekabet eder mi? Sen ektin, ben de dışarıdan getirdim. Eee ne olacak? Şunu hiç kimse unutmasın, eğer bu ülkenin tarım bakanına, Fransa tarımına yaptığı destekten dolayı madalya veriliyorsa hepimizin düşünmesi lazım. Bu ülkenin tarım bakanının bu ülke tarımına katkı vermesi lazım."

- "Ben sizden birisiyim, halktan birisiyim"

Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından Susurluk ilçesinin kırsal Göbel Mahallesi'ne hareket etti. Mahalle meydanında vatandaşlarla buluşan Kılıçdaroğlu, çay içip, sohbet etti.

Burada konuşan Kılıçdaroğlu, kendisinin de halktan biri olduğunu belirtti. Halkın çektiği sıkıntıları yakından takip ettiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Herkesin asgari bir gelirinin olması gerekiyor. Hepimiz alın teri döküyoruz, her birimiz bir yerde çalışıyoruz. Çalışıyoruz ama döktüğümüz alın terinin karşılığını almamız lazım. Birisi hep kazanacak, diğeri kaybedecek. Bu yanlış. Hepimiz kazanabilir, hepimiz huzur içinde olabiliriz. Sorunları tartışabiliriz. Az önce bir kadın arkadaşımız geldi 'Yaşasın adalet' dedi. Evet yaşasın adalet. Dünyanın düzeni adalet üzerine kurulmuş. Adalet olmazsa insanlık olmaz. İnsanlığın varlık nedeni de adalettir. Adaleti savunduğum için, adalet dediğim için, adaletsizliklere karşı çıktığım için yürüdüm. Yürümek güzel bir şey. Ne için yürüyorum? Hepiniz için yürüyorum. Benim çok şükür bir dedim yok. Çocuklarım üniversiteyi bitirdi. Oğlan da askere gitti. Hayırlısıyla teskeresini alır, döner. Bana sordular 'Niye askere gidiyor, parasını ödeseydin' diye. Bende ona 'Garibanın oğlu askere gidiyor da eee benim oğlum da askere gitsin. Aynı şeyi görsün, o da asker elbisesi giysin' dedim. Ben sizden birisiyim, halktan birisiyim. 7 kardeşiz. 2 kız, 5 oğlan. Sadece ben üniversite bitirdim, diğerleri üniversite bitiremediler. Kimisi öğretmen oldu, kimisi devlet dairesinde memur, kimisi işçi oldu. Kızlar da ev hanımı oldular. Halktan kopuk değiliz aynı dertleri yaşadık, aynı dertlerden geçtik. 

Sizin sorunlarınız, dertleriniz var, çok iyi biliyorum. Sizden sadece bir şey istiyorum. Beni yetkilendirin, yetkili olalım göreceksiniz 4 yıl içinde bu ülkenin pek çok sorununu çözeriz. 5 yıl içinde de bütün sorunlarını çözeriz."

Daha sonra Manyas ilçesine geçen Kılıçdaroğlu, önce Manyas Hayvancılık ve Süt Ürünleri Festivali'ne ardından da Manyas'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. yıl dönümünün kutlandığı alana geçti.

Burada vatandaşları selamlayan Kılıçdaroğlu, Manyaslıların kurtuluş yıl dönümünü kutladı.

Kılıçdaroğlu, daha sonra Bandırma ilçesine giderek havayoluyla Ankara'ya hareket etti.