ByLock Kullanan Emniyet Mensupları Yargı Karşısında

ByLock Kullanan Emniyet Mensupları Yargı Karşısında

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında, örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u kullandıkları belirlenen 21 eski emniyet mensubunun yargılanmasına devam edildi.

Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar, yakınları ve avukatları katıldı.

Sanık Muhammet Fatih Efe, hakkındaki suçlamaları reddettiğini belirterek, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini söyledi.

Eğitim hayatı boyunca FETÖ'nün yurt ve evlerinde kalmadığını öne süren Efe, "Liseden sonra üniversite sınavında Polis Akademisini kazandım. Türkiye'de derece yaptım, üniformalı olmayı sevdiğim için polis olmak istedim. Polis Akademisinde 2004-2008 yılları arasında okudum. 2011'den 2016'ya kadar Ankara Personel Daire Başkanlığı Atama Şube Müdürlüğünde görev yaptım." dedi.

Mahkeme Başkanı Ahmet Nazmi Alp'in, "Daha 4 yıllık komiser yardımcısıyken hangi meziyetinizle kilit bir göreve atandınız? Nedir sizi diğer personelden ayıran özellikleriniz?" şeklindeki sorusuna Efe, "Başarılı bir personel olduğum için amirlerim öyle uygun gördü." yanıtını verdi.

Örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u kullandığının belirlendiği hatırlatılan Efe, "ByLock'u kullanmadım. Ayrıca MİT'in hazırladığı istihbari rapor olduğu belirtilen rapor delil kabul edilemez." dedi.

Efe, evinde FETÖ elebaşı Gülen'e ait kitapların ele geçirildiğinin belirtilmesi üzerine de "Evimde başka kitaplar da vardı. Söz konusu kitaplar bandrollü kitaplardır. Darbe teşebbüsünü kimler gerçekleştirdi bilmiyorum. Tutuklu olduğum için darbe girişimini kimin yaptığına dair yeterli bilgim yok." ifadesini kullandı.

Sanık Murat Aydınlı da FETÖ üyesi olmadığını, örgütün ev ya da yurtlarında kalmadığını ileri sürdü.

Temmuz 2007'de Polis Akademisinden mezun olduktan sonra Çocuk Şube'de göreve başladığını, 2009 yılında da İstihbarat Şube'ye geçtiğini anlatan Aydınlı'ya bu şubeye geçişinde birilerinin referans olup olmadığı soruldu. Aydınlı, "9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel akrabamdı. Referans için adını yazmak istedim ama amirlerim forma siyasilerin isimlerinin yazılmamasını istedikleri için yazmadım." dedi.

Aydınlı, 38 kez taltif aldığının belirtilmesine karşılık da başarılı bir polis olduğunu söyledi.

Sanık Murat Burak da etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini ifade etti. Burak 1992 yılında liseden mezun olduğunu, örgütün yurt veya okullarında kalmadığını öne sürdü.

Burak'ın ByLock kullanmadığını söylemesi üzerine Mahkeme Başkanı Alp, ByLock kullanıcı adının oğlunun ismi olmasının nedenini sordu. Burak, bunu da bilmediğini iddia etti.

Burak, eşinin Bank Asya'daki hesabına ilişkin olarak da buraya, faizsiz bankacılık yapıldığı ve devlet büyüklerinin ekonomiyi canlandırma yönündeki açıklamaları nedeniyle para yatırdığını ileri sürdü. Mahkeme Başkanı Alp, bunun üzerine "FETÖ elebaşının çağrısı üzerine hesapta artış görülmekte. Başka bankalar varken neden Bank Asya'yı seçtiniz?" dedi. Burak, aldığı 25 taltif karşılığında hiç kimseye "himmet" vermediğini iddia etti.

Sanıklar Onur Sınmaz, Sadık Sümbül, Suat Yerdelen, Süleyman Karanfil, Şaban Cirit ve Tuğrul Aydemir haklarındaki suçlamaları redderek tahliyelerini istedi.

Duruşmaya yarın sanık ve avukatlarının beyanlarının alınmasıyla devam edilecek.