“Beyoğlu Sohbetleri”

“Beyoğlu Sohbetleri”

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" değişikliği ile hükümeti milletin doğrudan sandıkta kurmasına imkan verildiğini belirterek, "3 Kasım 2019'da iki sandık kurulacak. Bir sandıkta Meclis seçilecek, diğer sandıkta ise hükümet yani Cumhurbaşkanı seçilecek. Süresi de belli 5 yıl süreyle görev yapacaklar. Hükümet doğrudan sandıktan çıktığı için bu sistem değişikliği Türkiye'de vesayetin tam anlamıyla tasfiyesini sağlayacak. Türkiye'nin bu güne kadar bu mücadelede elde etmiş olduğu kazanımları tescilleyecek." dedi.

Pera Palace Hotel'de "Beyoğlu Sohbetleri" kapsamında "Sistem değişikliği ve Türkiye'nin İstikbali" temasıyla düzenlenen toplantıda konuşan Şentop, anayasa değişikliğinin en önemli kısmının hükümet sistemi değişikliği olduğunu söyledi. 

Şentop, gençlerin önünü açmak için 18 yaşı dünyada olduğu gibi seçilme yaşı olarak belirlemek istediklerini ifade ederek, milletvekili sayısını da 550'den 600'e çıkarmayı arzu ettiklerini belirtti. 

Hükümet sistemi değişikliğini daha önce de dile getirdiklerini aktaran Şentop, "Bu ilk kez dile getirilmedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 35 günlük başbakanken 20 Nisan 2003'te bir televizyon programında başkanlık veya yarı başkanlık sistemine geçilmesi gerektiğini söyledi. Yine 1988 Nisan ayında çıkardığımız  'Teklif' dergisinde o tarihte partisinin il başkanı Erdoğan'dan da görüş aldık. 'Prensip olarak başkanlık sistemi daha doğru' demişti. Kendisi için bir şey düşünme ihtimali yok daha o tarihlerde." diye konuştu.

Şentop, cumhuriyetin kuruluşundan itibaren Türkiye'de bir hükümet sistemi tartışmaları yaşandığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"1961'den bu yana bu tartışmalar daha da yoğunlaşmıştır. Türkiye'de 1950-1960 arasında çok partili hayat var. 1960 Anayasasının amacı seçimle iktidara gelemeyen bir zihniyeti seçimi kazanamasa da iktidarda tutacak bir formüldü. Seçilmişler gelip geçici, temel kararları bürokratik iktidar veriyor. Bunu ben şuna benzetiyorum; aday sürücü eğitimi verilen araçlar var. Dışarıdan baktığınızda normal trafikte seyreden araçlar gibidir. Fakat bunun içinde diğerlerinden farklı olarak sağ tarafında oturan kişinin de araca kumanda etmesine imkan veren aparat, mekanizmalar var yani gaz pedalı, fren, debriyaj var. Sağ tarafta oturan eğitmen kritik yerlerde buna müdahale ediyor. Hızlı giderse yavaşlatıyor veya hızlandırıyor, bazen onu devre dışı bırakarak, hatta 12 Eylül 1980 ve 12 Mart 1960'ta olduğu gibi. Türkiye'de sol taraftaki aday sürücü siyasetçidir, sağ taraftaki eğitmen ise bürokratik vesayetin temsilcisidir. AK Parti sağda oturan adamı önce etkisiz hale getirdi, sonra arabadan aşağı attık, sağ taraf boş. Fakat biri oturursa araca kumanda edebileceği mekanizma duruyor. Onun için aracın sağına biri oturursa yine araca müdahale yapabilir. 15 Temmuz'da yaşadığımız şey birileri boş olan o sağ tarafa oturmak istediler, kapıyı açmaya çalıştılar hep beraber tekrar aşağı attık. Hükümet sistemi değişikliği aracın sağ tarafındaki mekanizmaların sökülmesidir. Aslında doğrusu yeni anayasadır."

-"Bizim sistemde Meşruiyetini Meclise borçlu bir hükümet yok" 

Şentop, Türkiye'de 1982 Anayasası yürürlüğe girdiğinden bu yana üzerinde 18 ayrı değişiklik yapıldığını ve yüzde 70'lik bölümünün değiştirildiğini kaydetti. 

Hükümet sistemi değişikliği ile hükümeti milletin doğrudan sandıkta kurmasına imkan verildiğini belirten Şentop, "3 Kasım 2019'da iki sandık kurulacak. Bir sandıkta Meclis seçilecek, diğer sandıkta ise hükümet yani Cumhurbaşkanı seçilecek. Süresi de belli 5 yıl süreyle görev yapacaklar. Hükümet doğrudan sandıktan çıktığı için bu sistem değişikliği Türkiye'de vesayetin tam anlamıyla tasfiyesini sağlayacak. Türkiye'nin bu güne kadar bu mücadelede elde etmiş olduğu kazınımları tescilleyecek." şeklinde konuştu.

Şentop, Türkiye'nin sahip olduğu parlamenter sisteme karşı yeni bir sistem önerdiklerini ve bunu "Cumhurbaşkanlığı Sistemi" olarak nitelendirdiklerini aktararak, şunları kaydetti:

"Bizim önerdiğimizi modelin, 'Başkanlık Sistemi'nden birkaç farklı noktası var. Türkiye'ye mahsus bir başkanlık diyoruz. Eleştiriler geliyor, 'Niye gensoru yok?' deniyor. Gensoru zaten parlamenter sistemin bir enstrümanıdır, bizim önerdiğimiz sistemde yok. Çünkü meşruiyetini Meclise borçlu bir hükümet yok bizim sistemde. O yüzden bu sistemde gensoru da güvenoyu da yoktur. Hiç olmayan bir yetkiyi ihdas edip de Cumhurbaşkanına vermiş değiliz. Ayrıca, yasama ya da yargıdan bir yetki alıp da Cumhurbaşkanına vermiş değiliz. Yürütmenin kendi içinde bir değişikliğe gittik çift başlılığı önlemek için. Dünyada olmayan bir sistemi getirmedik. Bugün dünyada birçok ülkede başkanlık sistemi var. Standartlara aykırı bir şey değil önerdiğimiz sistem."

Toplantıya, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ve AA İstanbul Haberleri Editörü Hüseyin Altınalan'ın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.