Başbakan May:

Başbakan May:
Birleşik Krallık Başbakanı Theresa May, Dışişleri Bakanı Boris Johnson dahil olmak üzere hükümetinin, ülkenin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma (Brexit) sürecine yaklaşımında "zihin açıklığı" içinde olduğunu söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'na katılmak üzere bulunduğu New York'ta İngiliz basınına açıklama yapan May, hafta sonu kaleme aldığı makaleyle kendi Brexit yaklaşımını ortaya koyan Johnson'ın, bakan olarak görevini iyi şekilde yerine getirdiği bildirdi.

May, Johnson'ın görevden alınma ihtimali olup olmadığıyla ilgili soru üzerine, "Boris, dışişleri bakanı olarak iyi iş çıkarıyor. Burada, BM'de de bunu yapıyor." dedi.

Johnson'ın istifa edebileceği yönünde basında çıkan haberlerle ilgili de May, "Hükümetin yapmasını istediğim şey şu anda yapmakta olduğudur. Boris Johnson da diğerleri de ülkemizin hedefi konusunda net. Bu da AB'den ayrıldıktan sonra da AB ile derin ve özel bir ilişki elde etmektir." diye konuştu.

May, AB ile hedefledikleri bu ilişki içinde de ülkesinin dünyayla ticaret anlaşmaları yapma imkanıyla kendi kanunlarının, sınırlarının ve parasının kontrolünü eline alacağını kaydetti.

May, Bakanlar Kurulu'nun bu hafta Brexit konusunda özel bir toplantı yapıp yapmayacağı sorusuna "Bakanlar Kurulu, AB ile müzakerelerimiz bağlamında yöneldiğimiz hedef konusunda mutlak bir zihin açıklığı içinde." yanıtını verdi. 

Johnson ise New York'ta basının kendisine yönelttiği "istifa edecek misiniz?" şeklindeki soruya net bir yanıt vermekten kaçındı.

- "Arabayı arka koltuktan yönlendiriyor"

Boris Johnson, cumartesi günü günlük gazetede yayımlanan makalesinde "sert Brexit" olarak tanımlanan kendi yaklaşımını kamuoyuyla paylaşmıştı. Ülkenin Brexit sonrasında AB ile herhangi bir geçiş süreci ilişkisi kurmaması gerektiğini savunan Johnson, AB'ye yapılacak bütçe katkılarının, ülkenin ulusal sağlık sistemine aktarılmasının doğru olacağını yazmıştı.

İçişleri Bakanı Amber Rudd da pazar günü yaptığı açıklamada, Johnson'ı Brexit sürecinde "arabayı arka koltuktan yönlendirmeye" çalışmakla suçlamıştı.

Muhalefetteki Liberal Demokrat Parti'nin lideri Vince Cable, May'e, Johnson'ı görevden alma çağrısı yaparken, basında çıkan ve Johnson'ın yakın çevresine dayandırılan bazı haberlerde de Dışişleri Bakanı'nın istifaya hazırlandığı öne sürülmüştü.


- Liderliğe hazırlanıyor

Johnson'ın yazısını, May'in gelecek cuma İtalya'nın Floransa kentinde yapması planlanan Brexit konuşmasından önce yayımlaması manidar bulunmuştu.


Siyasi gözlemciler Johnson'ın yazısını, tecrübeli siyasetçinin, yaklaşan Muhafazakar Parti Kongresinde Başbakan May'in karşısında liderlik için adaylığını koyabileceğinin işareti olarak yorumlamıştı.


May'in Floransa konuşmasında ülkenin Brexit yaklaşımını yeniden tarif etmesi ve AB ile mevcut anlaşmazlıları çözecek yeni bir yaklaşım getirmesi bekleniyor. May'in konuşmada Brexit sonrasında AB ile ortak pazara erişim için bir geçiş süreci tanınması karşılığında AB bütçesine katkı yapmaya devam işareti vermesi öngörülüyor. AB ile başta ortak pazar olmak üzere çeşitli alanlarda ilişkinin sürdürülmesi yaklaşımı ülke kamuoyunda "yumuşak Brexit" olarak adlandırılıyor.

Johnson, geçen yıl yapılan AB referandumu sürecinde Brexit kampanyasının başını çeken isim olmuştu. Johnson'ın adı David Cameron'ın istifasıyla boşalan başbakanlık ve Muhafazakar Parti liderliği için de geçmiş ancak İngiliz siyasetçi May'i desteklemeyi tercih etmişti.


Muhafazakar Parti'nin ekimde yapılacak yıllık olağan kongresinde May'in liderliğinin tartışma konusu olması bekleniyor. May'in koltuğu için adaylar arasında Johnson'ın yanı sıra Maliye Bakanı Philip Hammond ve Brexit Bakanı David Davis'in de adları geçiyor. 


- "Zombi hükümet"

Erken seçim başarısızlığının ardından Muhafazakar Partili eski Maliye Bakanı George Osborne'un genel yayın yönetmenliği yaptığı Evening Standard gazetesi May için "Yürüyen ölü" nitelendirmesini yapmıştı. Ülkedeki muhalefet partileri de May liderliğindeki azınlık hükümetini "Zombi hükümet" olarak tanımlıyor. 

Hazirandaki erken seçimde May'in liderliğindeki Muhafazakar Parti'nin 650 üyeli parlamentodaki sandalye sayısı 12 azalarak 318'e düşerken, ana muhalefetteki İşçi Partisi milletvekili sayısını 232'den 262'ye çıkarmıştı.  May, Kuzey İrlanda'nın 10 milletvekiline sahip aşırı sağcı partisi Demokratik Birlik Partisi'nin dışarıdan desteğiyle bir azınlık hükümeti kurmuştu.


May, seçim kampanyası süresince partisinden çok kendisini öne çıkararak "Güçlü liderlik" mesajı vermişti. May'in partiyi ve somut politika tekliflerini geri plana itmesi, parti içi muhalefet tarafından seçim mağlubiyetinin başlıca nedeni olarak gösterilmişti.

İngiltere'de geçen yıl 23 Haziran'da yapılan referandumda seçmenlerin yüzde 52'si Brexit yönünde oy kullanmıştı.


Lizbon Anlaşması'nın, üyelerin birlikten ayrılmasını düzenleyen 50'nci maddesini mart ayında işleterek Brexit sürecini resmen başlatan İngiltere'nin, Mart 2019 itibarıyla birlikten ayrılmış olması öngörülüyor.