Bakan Sarıeroğlu'ndan TÜSİAD'a Ziyaret

Bakan Sarıeroğlu'ndan TÜSİAD'a Ziyaret

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneğini (TÜSİAD) ziyaret ederek üyelerle bir araya geldi.

TÜSİAD'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, derneğin genel merkezinde basına kapalı yapılan toplantıda, iş gücü piyasası reformları, sanayide dönüşümün çalışma hayatına etkisi ve iş gücü becerileri ele alındı.

Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, yoğun gündemine rağmen toplantıya katılan Bakan Sarıeroğlu'na teşekkür etti.

Bilecik, büyük bir katılımla gerçekleşen toplantıda görüşlerini iletme fırsatı bulduklarını belirtti.

İş gücünün, sermaye birikimi ve teknolojik dönüşümün yanında ekonomik büyümenin en temel unsurlarından biri olduğuna dikkati çeken Bilecik, şöyle devam etti:

"Sürdürülebilir yüksek büyüme hedefimize ulaşmak için Ar-Ge, inovasyon ve teknolojik dönüşümden sıklıkla bahsediyoruz. Aynı zamanda sağlıklı büyüme için verimli alanlarda yatırımları artırmamız gerektiğinin de farkındayız. Esasen iş gücü piyasamız Türkiye'nin potansiyel büyümesinin yukarı çekilebilmesi için çok önemli fırsatlar barındırıyor. Şöyle ki nispeten düşük istihdam oranımızın artırılması potansiyel büyümeyi de önemli ölçüde artıracaktır. İş gücü verimliliği, iş gücünün eğitim ve tecrübesiyle yakından ilişkili. İş gücümüzün nispeten düşük olan eğitim seviyesini artırmak büyümeye olağanüstü katkı sağlayacaktır. İş gücü piyasasındaki katılıkları hafifleterek uzun vadeli ortalama işsizlik oranımızı düşürebilir, büyümeye ciddi bir katkı da buradan sağlayabiliriz."

- Kadın istihdamının artırılması

İstihdam teşviklerinde son yıllarda önemli mesafeler katedildiğine değinen Bilecik, bunun için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına teşekkürlerini sundu. 

Bilecik, yapısal iyileştirme önerileri olarak iş gücü piyasasında vasıf uyumu sağlanması ve kadın istihdamının artırılmasına yönelik politikaların etkili şekilde hayata geçirilmesini gündemlerinde tuttuklarını bildirdi.

"Gerekli adımları hızla atmazsak, düşük beceri düzeyine sahip ve 'ne eğitimde ne de çalışma hayatında' olan genç nüfusumuz, özellikle genç kadın nüfusumuz, bizi bekleyen en büyük tehdit olacaktır." ifadesini kullanan Bilecik, bunun yanı sıra gündemlerinde yer alan öncelikli konuların, özellikle kayıtlı kesimdeki katılıkların hafifletilmesi, güvenceli esnek çalışma biçimlerinin geliştirilmesi ve ücret dışı iş gücü maliyetlerinin hafifletilmesinin sürdürülmesi olduğu bilgisini paylaştı.

Esasen bu çok önemli konuların Ulusal İstihdam Stratejisi'nde isabetli bir yaklaşımla kapsama alındığına işaret eden Bilecik, "Etkili uygulandığı takdirde tüm bunların ana amacını 'istihdam kapasitesini artırmak, rekabet gücümüzü yükseltmek ve nihayetinde toplumsal refaha katkı sağlamak' olarak görüyoruz. Bu konulara Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu bünyesinde de aktif olarak görüşlerimizle katkı sağlıyoruz." açıklamasını yaptı.

- "En önemli potansiyelimiz ülkemizin dinamik nüfusu"

Bilecik, orta gelir tuzağından kurtulabilen ülkelere bakıldığında, ekonomik başarılarını yüksek yatırımlı ve yüksek teknolojili sanayi sektörüne borçlu olduklarını gördüklerini vurguladı.

Dünya ekonomisinin muazzam bir hızla yeni bir sanayi devrimini ve dijital dönüşümü yaşadığını ifade eden Bilecik, TÜSİAD'ın, 4. Sanayi Devrimi'ni salt ekonomik veya teknolojik boyutlarıyla değil, sosyal unsurları da merkezi konumda bulunan bir dönüşüm olarak okuduğunu aktardı.

İnsanı merkeze alarak dünyanın gittiği yönü doğru okuyup eğitim ve hayat boyu öğrenme politikalarını buna göre güncellemek zorunda olduklarını belirten Bilecik, şunları kaydetti:

"Bilim ve teknolojide öne geçen ülkelerin diğerleri ile arayı açtığı bir çağda, müfredatımızın bilimsel temellere dayanması hayati öneme sahip. Mevcut iş gücünün yetkinliklerinin geliştirilmesi için uzun vadeli stratejik istihdam politikası da önemli bir gündem maddemiz olmalı. Özel sektörün de mevcut insan kaynağına yatırımı artırması gerektiğinin bilincindeyiz. Ülkemizin dinamik nüfusunun en önemli potansiyelimiz olduğuna ve halen açık olan demografik fırsat penceremizi avantaja dönüştürebileceğimize yürekten inanıyoruz."