Astsubay ve Sahil Güvenlik Sınıfı Subay Öğrencileri Diploma Töreni

Astsubay ve Sahil Güvenlik Sınıfı Subay Öğrencileri Diploma Töreni

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Hiç endişe etmeyin, tam 40 yıldır bu ülkeyi zayıflatmak için birilerinin piyonu olarak, bu ülkenin başına musallat olanlara evlatlarımız gerekli cevabı en güzel şekilde vermektedirler. Hiç endişe etmeyin, bugün sınırlarımızın dışında sağlam diye durdukları yerleri bu evlatlarımızla, şuradaki iradeyle beraber başına geçirmek bizim boynumuzun borcudur. Çok yakında bunları göreceğiz." dedi.

Soylu, 2016-2017 eğitim öğretim dönemini başarıyla tamamlayan Astsubay ile Sahil Güvenlik sınıfı subay öğrencileri için Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığında düzenlenen diploma törenine katıldı.

Bakan Soylu, burada yaptığı konuşmada, törende 3 bin 347 öğrencinin diploma alacağını söyledi.

Bin yıldır üzerinde yaşanılan Anadolu topraklarının sadece buğday, ekin vermediğini, aynı zamanda inanç, güç verecek ve destan yazacak kahramanlar verdiğini belirten Soylu, şöyle devam etti:

"Hiç kimsenin endişesi olmasın, bu hasat bu topraklarda hiç bitmeyecek. Bu Ezan-ı Muhammed'i bu göklerde olduğu sürece, ay yıldızlı bayrağımızın gönderde o nazlı nazlı dalgalanmasıyla beraber Seyit Onbaşılar, Nene Hatunlar, Gazi Mustafa Kemaller, Ömer Halisdemirler ve bu toprakların kahramanları hiçbir zaman bitmeyecek. Sadece tarih kitaplarında bir kere yaşamış isim değillerdir. Onlar şu anda her birinizin karşısındadırlar. Yarın yine yetişecekler yine yeşerecekler ve bu ülkenin özgürlüğünün, bu ülkenin bağımsızlığının, ezanımızın ve bayrağımızın teminatı olacaklar. Bu anneler, bu babalar o evlatları o kahramanları yine yetiştirecekler. Bugün de bizden sonra da evlatlarımız tarih kitaplarına, şanlı tarihimize yine geçecekler. İşte bugün hissettiğim gurur bunun bir parçası ve büyük bir onurdur."

Bu milletin bu topraklar üzerinde çok zorluklar çektiğini, çok savaşlar ve ihanetler gördüğünü dile getiren Soylu, "Birilerinin 'bitti' dediği, ellerini ovuşturduğu çok ama çok badireler atlattık. Allah'a şükür hepsinden de alnımızın akıyla, zaferle çıktık. Hep ayakta kaldık." diye konuştu.

Bunların hepsinin bir şekilde izler bıraktığını belirten Soylu, şunları söyledi:

"Dersler aldık ama bir tanesi bunların belki de en çok iz bırakanlarından olmuştur. Biz savaşın belki de en büyüğünü Çanakkale'de, Dumlupınar'da ama ihanetin kesinlikle en büyüğünü 15 Temmuz'da gördük. Çanakkale'de yedi düvel bir araya gelmişti. Emin olun ki 15 Temmuz'da da yine aynı ekip bir araya gelmiştir. Bize ihanet edenler, bizim ekmeğimizi yiyip, bu millletin ekmeğini yiyip, bizi, bizim silahlarımızla vurmaya kalkanlar emin olun ki asla yalnız değillerdi. Onlara akıl, destek, para verenler vardı. Üstelik amaçları sadece Türkiye'yi, Türkiye'deki iktidarı ele geçirmek değildi. Biliniz ki mesele bu kadar basit değildir. Onların hedefi, zulmün önündeki kapıyı kırmak ve bu coğrafyaya zulmü hakim kılmaktı.

15 Temmuz sadece Türkiye ile ilgili bir mesele değildir. 15 Temmuz bizim medeniyetimizle, kardeşliğimizle, dünyanın en pahalı ve en kıymetli arazisinde oturan bu milletin topraklarını işgal etmekle ilgili bir meseledir. 15 Temmuz etrafımızdaki coğrafyayla ilgili bir meseledir, bu toprakların ayakta kalmaması için bu milletin özgür ve hür olmaması için gerçekleştirilen bir meseledir. Ne kadar çırpınırlarsa çırpınsınlar ne kadar tuzak kurarlarsa kursunlar buradan şu kahramanlarımızın önünden sesleniyorum ki, Türkiye Cumhuriyeti devleti de aziz Türk milleti de zengin olacaktır, başı göğe değecek kadar özgür olacaktır, hür olacaktır ve bütün dünyaya adaleti, hakkaniyeti, şu milletin nizamını verecektir."

- "Türkiye'nin hangi tuzaklarla karşı karşıya kaldığını biliyoruz"

Türkiye'nin terörle mücadeleye karşı neredeyse bütün uluslararası anlaşmalara, iş birliklerine imza koymuş bir ülke olduğuna dikkati çeken Soylu, "Buna rağmen terörle mücadelesinde neredeyse yalnız kalan, teröristlerin, kendi ükelerinde bulunan teröristlerin hiçbirisinin iade talebine karşılık bulamayan bir ülkedir." dedi.

Soylu, Türkiye'nin 40 yıldır PKK ile mücadale ettiğini vurgulayarak, Batı'nın PKK'yı hala bir terör örgütü olarak kabul etmediğini, oturum ve vatandaşlık hakkı, panel ve yürüyüş düzenleme imkanı verdiğini söyledi. Soylu, "Dağdaki eşkiyaların oradan, Kandil'den kendi ülkelerine bağlanıp, konuşmalarına müsaade ediyorlar. Demokratik bir Cumhuriyetin Cumhurbaşkanı olan Sayın Cumhurbaşkanımızın Almanya'da, ülkemizin orada bulunan evlatlarına seslenmelerine müsaade etmiyorlar." diye konuştu.

Türkiye'nin hangi tuzaklarla, hangi oyunlarla karşı karşıya kaldığını bildiklerini dile getiren Soylu, BM'nin Orta ve Güney Afrika'daki çocuk savaşçılar için raporlar yazdığını, endişelerini dile getirdiğini ancak Doğu ve Güneydoğu'da okul çıkışlarında kaçırılıp, dağa götürülen ve eline silah verilen çocuklar için sessiz kaldığını kaydetti. Soylu, "Uyuşturucuyu kendi ülkesine getirirken engelliyor. Sentetik ve kimyasal uyuşturucular dünyanın doğusuna giderken kulağının üstüne yatıyor." ifadesini kullandı.

- "İçimizdeki birçok haini açığa çıkarttık"

Soylu, 15 Temmuz'un bu zihniyetlerle ilgili bir hadise olduğuna işaret ederek, 15 Temmuz'da çıplak elleriyle tanklara, bombalara karşı duran vatandaşların, şehitlerin ve gazilerin, aslında bu zihniyete karşı mücadale ettiğini bildirdi.

Bu aziz millet sayesinde 15 Temmuz'un sabah olmadan bastırıldığını belirten Soylu, şu ifadeleri kullandı:

"İçimizde birçok haini açığa çıkarttık. Yenilmelerine rağmen onlar düşündüler ki bu ülkeyi zayıflattık ama bunun böyle olmadığını Allah'a çok şükürler olsun ki onlara çabuk gösterdik. Bugün mahkeme karşısında kendi kamera görüntülerini bile inkar eden o hainlere sesleniyorum; sizin en rütbeliniz, en bilgiliniz, en cesurunuz şu arkamdaki evlatlarımızın ve gençlerin tırnağı bile olamazlar. Millet sizi çoktan silmiştir, tarih sizi çoktan silmiştir."

Yükün ağır olduğuna işaret eden Soylu, "Herkes bilsin ki memleketimize karşı yükümüz ne kadar ağırsa, sevdamız da o kadar çoktur." dedi.

Türkiye'nin dünyanın en zor coğrafyasında tam 15 yıldır bir istikrar ve kalkınma hali içinde olduğunu söyleyen Soylu, şunları kaydetti:

"Genç nüfusumuzla, 15 Temmuz'un verdiği silkinmeyle, 16 Nisan'daki yenilenmeyle bu ülkeyi yakın gelecekte çok daha güzel günler beklemektedir. Hiç endişe etmeyin, hiç de merak etmeyin, tam 40 yıldır bu ülkeyi zayıflatmak için birilerinin piyonu olarak, bu ülkenin başına musallat olanlara evlatlarımız gerekli cevabı en güzel şekilde vermektedirler. Hiç endişe etmeyin, bugün sınırlarımızın dışında sağlam diye durdukları yerleri bu evlatlarımızla, şuradaki iradeyle beraber başına geçirmek bizim boynumuzun borcudur. Çok yakında bunları göreceğiz.

Ortadoğu'nun istikrarını bozan bu işlerin büyük bir bölümünün yakın bir zaman dilimi içinde hepimizin arzu ettiği şekilde nihayete ereceğine olan inancımız tamdır. Bizim evlatlarımız, buradaki gençler bunun mimarı olacaklardır. 

Bilesiniz ki yalnız değiliz. Yalnız olsaydık 15 Temmuz'da yenilen biz olurduk. Biz yalnız değiliz, millet bizimle beraberdir, mazlumlar ve mağdurlar bizimle beraberdir. Sonuna kadar inanıyoruz ki Allah bizimle beraberdir."

- "Büyük oyunları sizin gibi kahramanlar bozmuştur"

Diploma almaya hak kazanan Astsubay ve Sahil Güvenlik sınıfı subay öğrencilerine de seslenen Soylu, şunları söyledi:

"Biliniz ki bu toprakların üzerinde büyük oyunlar oynanmıştır. Bu büyük oyunları hep sizin gibi kahramanlar alt üst etmiş ve bozmuştur. O ülkeler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, ellerindeki teçhizatlar ne kadar farklı olursa olsun onların bir tek şeyi eksik; sizin vicdanınız, kudretiniz, gücünüz ve o kalbinizdeki cesaret. Anadolu insanının yiğitliği, bayrağa olan sadakati ve bu toprağa olan bağlılığı."

Soylu, öğrencilerden, bayram için tatile veya köylerine giderken dikkatli olmalarını istedi. Soylu, "Ne olursunuz, yalvarıyorum, rica ediyorum, bu ülkenin bir evladı, ferdi olarak rica ediyorum; yollarda arabaları sürerken dikkatli olun, sollama yaparken dikkatli olun, frene değil, kurala güvenin." dedi. 

Bakan Soylu, vatandaşların Kurban Bayramı'nı rahat geçirmeleri için geçen bayramdakinin iki katı kadar insanın görevli olacağını da sözlerine ekledi.