Ankara Devlet Protokol İftarı

Ankara Devlet Protokol İftarı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hukukta, yasalarla ilgili birçok alanda adım atmak isteyenler Anayasa'nın 138. maddesini hiçbir zaman unutmasınlar. Bu maddeyi onlara hatırlatıyorum ve onun için herkes konumunu iyi bilsin ve o konumunda, oradan bir güç alarak bir yerlere baskı yapma yoluna da gitmesin. Çünkü o, onlara hiçbir şey kazandırmaz tam aksine kaybettirir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen "Ankara Devlet Protokol İftarı" programına katıldı.

İftarın ardından yaptığı konuşmasına tüm katılımcıların ramazan ayını ve yaklaşan Kadir Gecesi ile Ramazan Bayramı'nı tebrik ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin en üst düzey yöneticileriyle iftar sofrasında bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.   

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletlerin tarihlerinde çok önemli karar dönemleri ve yol ayrımları bulunduğunu ifade ederek, dünyanın ve bölgenin içinden geçtiği fırtınalı dönemde, Türkiye'nin de böyle bir tercihle karşı karşıya olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çevremize baktığımızda son 10 yıldır kimi zaman ekonomik, kimi zaman siyasi, kimi zaman toplumsal zeminde, kimi zaman da hepsinde birden yürütülen bir dizi yeniden yapılandırma faaliyetlerine şahit oluyoruz. Maalesef bu faaliyetlerin hiçbirinde veya hiçbiri uygulandığı ülkelere huzur, güven, refah getirmemiştir. Tam tersine bu girişimler çok yıkıcı ve can acıtıcı çatışmaların fitilini ateşlemiştir. Bugün bölgemizde yaşanan çatışmaların ve ortaya çıkan büyük yıkımın da gerisinde aynı oyun vardır. Benzer bir niyetin ülkemiz için de geçerli olduğu açıkça görülmektedir. Özellikle son dört yıldır neredeyse kesintisiz bir şekilde maruz kaldığımız saldırıların tesadüf olmadığını daha sonra yaşanan gelişmeler ortaya çıkarmıştır. Zirvesini 15 Temmuz darbe girişiminin oluşturduğu tüm bu saldırıları milletimizin desteğiyle ve buradaki heyetin gayretleriyle boşa çıkarmayı başardık."

- "Kıskanılan bir ülkeyiz, kıskanılan bir milletiz"

Türkiye'nin bütünlüğü, milletin birliği ve devletin bekası uğruna yaptıkları hizmetler için teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siyasi, sosyal, ekonomik fay hatlarımıza yönelik saldırıların bundan sonra da devam edeceği açıktır. Zira kıskanılan bir ülkeyiz, kıskanılan bir milletiz. Bu sebeple ülkemizin güvenlik konseptinde köklü bir değişikliğe gitmemiz şart olmuştur. Saldırıları kendi sınırlarımız ve mahremiyet alanlarımız içinde karşılamanın ağır maliyetini yeteri kadar ödedik. Bundan sonra sorunlara doğrudan kaynağında müdahale edecek, çözümleri orada arayacağız. Fırat Kalkanı Harekatı bu anlayışın ne kadar isabetli ve netice verici olduğunu bize göstermiştir." dedi.

Türk Silahlı Kuvvetlerine teşekkür eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye'yi terör örgütleriyle kuşatmaya çalışanların oyunlarının ilk perdesini inşallah bozduk. Bu şimdi bir şeyi gösteriyor; bu millet demek ki isterse yapar. Öyleyse gecikme olmadan birçok şeyi yapmamız gerekiyor. Gecikirsek bunlar aleyhe tecelli eder, onun için gecikemeyiz. Adımları anında atmamız lazım. Şimdi bu oyunu tüm sınırlarımız boyunca işlemez hale getirmenin hazırlıklarını yapıyoruz. Aynı şekilde ekonomide ülkemize uygulanan gizli kuşatmanın kırılışının işaretlerini almaya başladık. İşte büyüme oranımız bunun son örneğidir. İlk çeyrekte yüzde 5 büyüme bütün oyunları bozmuştur. OECD rakamlarına baktığınız zaman dünyada şöyle biraz önümüzde Çin var, onun arkasında hemen Hindistan var ve onun arkasında da yüzde 5 ile iki Müslüman halkı olan ülke var, Türkiye ve Endonezya. Bu böyle devam edecek, ben buna inanıyorum."

- "Bunu tek başaran ülke Türkiye olmuştur"

İstihdam rakamlarının da açıklandığını ve yüzde 1 gibi bir düşüşün söz konusu olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yani bunu işsizliği düşürmedeki 1 olarak açıklıyorum, daha da aşağı inecek. Hele hele şimdi mevsimsel bu noktada güçlenme var ki bununla beraber istihdamda artış ve işsizlikte de eksilmenin olduğunu göreceğiz. Türkiye büyümeye devam edecek ve onlar Türkiye'nin kapıları kapandı zannettiği zamanda bize çok kapılar açıldı. Yine bu böyle devam edecek. Çalışıyoruz, koşuyoruz daha çok çalışacağız. Farklı birçok şeyler üreteceğiz. Yeter ki toplum kesimlerini etnik, mezhebi ve ideolojik farklılıkları kullanarak çatıştırmaya yönelik girişimlerde bu başarısızlığın devamını sağlayalım. Bunu başarmamız lazım. Zaten büyük ölçüde de başarısız oldular."

Terör örgütü PKK'nın çukur eylemlerine, FETÖ'ye, terör örgütü DEAŞ'a karşı milletin gösterdiği feraseti takdire şayan olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bütün bu gelişmeler bize bundan sonra geleceğimizi güvence altına almaya, politikalarımızı çok daha rahat, güçlü şekilde hayata geçirme imkanına sahip olduğumuzu gösteriyor." diye konuştu.

Gözleri olup görmeyen, kulakları duymayan, gönülleri mühürlü olanların bulunduğunu dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün parlamentoda bakıyorum ki bir parlamenter konuşma yapıyor, diyor ki 'Bu iktidar DEAŞ'ı terör örgütü olarak ilan edememiştir.' El insaf. Şu anda DEAŞ'ın gerek Suriye'de gerek topraklarımızda bu kadar can kaybı vermesinin dünyada örneği var mı? Bunu tek başaran ülke Türkiye olmuştur, bu iktidar olmuştur. Her zaman, her yerde gerek şahsım gerek Başbakanımız, bütün bakanlarımız DEAŞ'ın nasıl bir terör örgütü olduğunu hep biz açıkladık, anlattık. Hala da anlatmaya devam ediyoruz. İşte buyurun bu akşam yine söylüyorum ama kulağı var duymuyor, ne yapacaksın? Bu gerçekleri göreceğiz. DEAŞ'a karşı bu mücadeleyi veren biziz ama onlarla kapı arkalarında koalisyon kuranları da biliyoruz. Bizim tek arzumuz var, yeter ki milletimizin desteğini kaybetmeyelim. Yeter ki yasama, yürütme ve yargı erkleri olarak uyumumuzu, dayanışmamızı ve hedeflerimize ulaşma kararlılığımızı koruyabilelim. Yeter ki eski hastalıkların bünyemize yeniden sirayet etmesine izin vermeyelim."

- "Gelecek nesillere karşı büyük bir sorumluluğumuz var"

Salondakilere çok önemli görevlerin düştüğünü belirten Erdoğan, herkesin alanlarında mümkün olan en üstün performansı ortaya koymasının gerekliliğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Türk milletinin yakın tarihimizde 'yıkıldı' denilen, bir daha ayağa kalkamaz sanılan dönemlerde nasıl bir şahlanış ortaya koyduğunu çok iyi biliyoruz. Milletimiz 15 Temmuz'da en somut örneğini gördüğümüz şekilde bugün yine böyle bir şahlanış içindedir. Bu gücü, dinamizmi, bu imkanı değerlendirecek ve neticeye ulaştıracak olan ise işte burada bulunan bizleriz. Bunu hep birlikte başaracağız. 

Bir taraftan 'Hukuka saygı' denilip ondan sonra hukuku çiğneme yoluna gitmek kimseye bir şey kazandırmaz. Bir taraftan 'Yasalara uymalıyız' deyip öbür taraftan yasaları birçok taraftan dolaşmak suretiyle ayaklar altına almak kimseye bir şey kazandırmaz. Bu akşam buradan bir şeyi seslendirmek istiyorum. Bu alanda, hukukta, yasalarla ilgili birçok alanda adım atmak isteyenler Anayasa'nın 138. maddesini hiçbir zaman unutmasınlar. Bu maddeyi onlara hatırlatıyorum ve onun için herkes konumunu iyi bilsin ve o konumunda, oradan bir güç alarak bir yerlere baskı yapma yoluna da gitmesin. Çünkü o onlara hiçbir şey kazandırmaz tam aksine kaybettirir. Bir başka şey daha söylüyorum; sorumluluğumuz sadece kendimize, başında bulunduğumuz kuruma değildir. Bunlarla birlikte asıl gelecek nesillere karşı büyük bir sorumluluğumuz vardır."