Anayasa Değişikliği Bilgilendirme Toplantısı

Anayasa Değişikliği Bilgilendirme Toplantısı
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum, anayasa değişikliğine ilişkin "Hükümetin Meclis'te işi yoktur. Önerilen sistem gerçek anlamda kuvvetler ayrılığı olduğu için hükümeti Meclis'te göremeyeceksiniz. Hükümeti Meclis'te cumhurbaşkanı seçildiğinde yemin ederken, cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar orada yemin ederken, üçüncüsü de her yıl cumhurbaşkanı isterse Meclis'in açılış konuşmasını yapacak." dedi. 

Uçum, Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Öğrenci Konseyi tarafından PAÜ Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Gençlik Yeni Anayasayı Konuşacak" konferansında yaptığı konuşmada, yönetim arayışları içerisinde birçok aşamalardan geçildiğini ama bu arayış içerisinde Türkiye'de ilk kez halka 'Nasıl bir siyasal sistemde yaşamak istersiniz?' sorusu sorulduğunu belirtti.

Son 200 yıllık tarih içerisinde yönetimlerin halk adına ya da halkın temsilcileri vasıtasıyla belirlendiğini ya da darbelerden sonra ortaya çıkan yapıların tercih edildiğini dile getiren Uçum, "Ama 2007'de başlayan o kırılma noktasında halka 'cumhurbaşkanını seçmek ister misin?' sorusundan sonra, o büyük sorudan sonra şimdi çok daha büyük soru soruluyor. 'Nasıl bir hükümet modeli içerisinde yaşamak istersiniz, nasıl bir hükümet modeli tercih edersiniz?' Bu soru halkın asli iradesinin olmasıyla alakalı bir sorudur. Bu soruyu sormak demek siyasal sistemin kurucusunun da halk olduğunu kabul etmek demektir." diye konuştu.

-"15-16 Temmuz bir devrimdir"

15 Temmuz'un çok kapsamlı bir operasyonun ürünü olduğunun altın çizen Uçum, şunları söyledi:

"Uluslararası ilişkiler üzerinden, iç dinamikler üzerinden, devlet içindeki antidemokratik yapılar içerisinden gerçekleştirilmiş bir kalkışma hareketidir. Bu girişim, gerici ve faşisttir. Aynı zamanda devirme ve işgal hedeflidir. 15 Temmuz'a bu milletin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gösterdiği reaksiyon ise 21'inci yüzyılın devrimidir. 15-16 Temmuz bir devrimdir. Milli bir devrimdir. Çünkü ülke bütünlüğünü, ülkenin değerlerini hedefleyen bir kalkışmayı geri püskürtmüştür, kendisine sahip çıkmıştır, ülkesine sahip çıkmıştır, değerlerine sahip çıkmıştır. Demokratik bir devrimdir. Çünkü halk kendi demokratik iradesine karşı saldırıları geri püskürtmüştür. Meclis'ine sahip çıkmıştır. Cumhurbaşkanı'na sahip çıkmıştır. Kendi iradesine sahip çıkmıştır. Aynı zamanda bir halk devrimdir. 15-16 Temmuz'da bu kalkışmayı geri püskürtenler yalnızca yurtsever subay ve emniyet güçlerimiz değil, bizzat halkın kendisidir."

Uçum, anayasa değişikliğinin hukuk üretiminde baş aşağı duran meşruiyeti ayakları üzerine kaldırdığını ifade ederek "Bundan sonra toplumun talep ve ihtiyaçlarına dayalı siyaset meşrudur. O sosyolojik siyaseti yapan, topluma dayanan siyaseti yapan iradenin ürettiği hukuk meşrudur. Bu anayasa değişikliğinin en önemli özelliğine bakarsanız meşruiyet seviyesini halk ile devletin ilişkisini mevcut sisteme göre son derece güçlendirmektedir. Bu sistemle halkın devlet ile olan ilişkisi güçlendirilmiştir. Önerilen sistemde deyim uygun düşerse, buna bazı arkadaşlarımız alınıyor, alınmasınlar iyi niyetle söylüyorum, önerdiğimiz sistemde hükümet Meclis'ten kovulacak. Hükümetin Meclis'te işi yoktur. Önerilen sistem gerçek anlamda kuvvetler ayrılığı olduğu için hükümeti Meclis'te göremeyeceksiniz. Hükümeti Meclis'te cumhurbaşkanı seçildiğinde yemin ederken, cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar orada yemin ederken, üçüncüsü de her yıl cumhurbaşkanı isterse Meclis'in açılış konuşmasını yapacak. Bunun dışında hükümet Meclis'te yok önerilen sistemde." ifadelerini kullandı.

 -"Meclis'in asli görevi kanun yapmak"

Meclis'in asli görevinin kanun yapmak olduğunu, Meclis'te hükümet yetkilisi olmadığında kanunun görüşülemediğini vurgulayan Uçum, "Önerdiğimiz sisteme baktığımızda Meclis asli görevine kavuşuyor. Mevcut sistemde kanunlar Bakanlar Kurulu tasarısı ile yapılıyordu. Bakanlar Kurulu tasarısı ile yapılmayan kanunun oranı yüzde 1 bile değil. Peki Bakanlar Kurulu tasarısını kim hazırlıyor? Bakanlar Kurulunda hangi bakan ilgiliyse ona havale ediyorlar. Tasarı Meclis'e geliyor, yüzde 95'i neyi kabul ettiklerini veya etmediklerini bilmezler, hakim olamadıkları için. Partileri veya grup başkan vekilleri 'evet', 'hayır' dediği için 'evet' ya da 'hayır' der. Mevcut sistemde Meclis ile hükümet ayrı mı, değil. Önerilen sistemde kanun tasarısı kaldırıldı. Cumhurbaşkanı bütçe kanunu dışında teklif yapamayacak. Kanunları sadece milletvekilleri teklif edecek. Seçmenin talepleri üzerinden kanun teklifi hazırlayacak. Önerilen sistemde milletvekili asli olarak kanun yapma konusunda çok büyük bir imkana sahip oluyor." diye konuştu.