Akıncı Üssü Davası

Akıncı Üssü Davası

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullanılan Akıncı Hava Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 486 kişi hakkında açılan davaya, eski harekat subayı binbaşı Murat Bicil'in çapraz sorgusuyla devam edildi.

Bicil, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları kampüsündeki salonda görülen duruşmada, darbe girişiminin yöneticileri arasında yer almakla suçlanmasına karşın girişimden haberinin dahi olmadığını savundu.

Bundan önce verdiği iki ifadeyi de kabul ettiğini belirten Bicil, bununla birlikte zaman, mekan ve ayrıntılar açısından bugün yapacağı savunmanın esas alınmasını istedi.

Akıncı'ya, 141. filo komutanlığı emrine harekat subayı olarak atandığını anlatan Bicil, 2016'da çeşitli görevlendirmelerle buradan uzaklaştırıldığını, Nisan 2016'da şehir dışına görevlendirildiğini, ardından göreve döndüğü gün 141. filo ile ilişiği kesilerek karargaha atandığını söyledi.

Darbe girişiminin gerçekleştiği gün normal mesaisine gittiğini, sıcak hava nedeniyle öğleden sonra mesai yapılmayacağının belirtilmesi üzerine mezuniyet ve komuta devir teslim törenine çalışmak üzere odasına geçtiğini belirten Bicil, saat 16.30'a kadar çalıştıktan sonra üs lojmanlarındaki evine hareket ettiğini bildirdi.

Eve dönerken 141. filoda hareketlilik fark ettiğini ve harekat komutanı Ahmet Özçetin'i gördüğünü aktaran Bicil, Özçetin'in, bir faaliyet olduğunu, kendisine ihtiyaç bulunmadığını, ayrılabileceğini söylediğini söyledi. 

Evde saat 21.00 civarında uçak motorlarının çalıştığını duyduğunu, planlı uçuş olmadığı için şüphelendiğini anlatan Bicil, durumu anlayabilmek için çağrılmadığı halde üsse geri döndüğünü bildirdi. Bicil, 143. filoya gittiğini giriş çıkışların yasaklanmasına karşın ısrar ederek içeri girdiğini iddia etti.

Burada 143. filo harekat subayı Ali Karabulut'un kendisine Terörle Mücadele Harekatı (TMH) görevi olduğunu söylediğini dile getiren Bicil, Ahmet Özçetin'in de "Senin burada bulunmana gerek yok. Nizamiyeye git." dediğini kaydetti. Nizamiyeye gönderilmesini anlamlı bulmadığını ancak emri sorgulayacak durumda olmadığını savunan Bicil, saat 22.00 civarında nizamiyede olağan dışı bir hareketlilik gördüğünü belirtti. 

Bicil, "Köpekli devriyeler, kursiyer üsteğmen pilotlar ve nöbetçi uzmanlar vardı. Nöbetçi uzmanlarla görüşerek neler olduğunu sordum. Üs emniyet tedbirinin artırıldığını, TMH kapsamında ilave birliklerin geldiğini belirttiler. Ön taraftaki karacılara gittim, TMH kapsamında güvenliği alma emri verildiğini söylediler." dedi.

-"Gece yarısına doğru darbe girişimi olduğunu anladım"

Bilgi almak için harekat komutanını aradığını ancak ulaşamadığını öne süren Bicil, "Nizamiyede beklemeye başladım. Oradakilere bir şeye karışmamalarını, herhangi bir emir olmadan silah kullanmamalarını söyledim. Gece yarısına doğru darbe girişimi olduğunu anladım. Bu girişimin içinde olmadım, hiçbir talimat vermedim." şeklinde savunma yaptı.

Daha sonra eve gittiğini ve sabaha kadar orada kaldığını öne süren Bicil, sabah saatlerinde döndüğünde şehit ve yaralıların olduğunu, doktor ve ambulansların müdahale ettiğini gördüğünü kaydetti.

İlerleyen saatlerde eşiyle lojmanlardan ayrıldığını ve Samsun'a gittiğini bildiren Bicil, orada bulunduğu 15 gün boyunca Hava Kuvvetleri Komutanlığına bilgi verdiğini savundu. Bicil, cumhuriyet savcısının çağrısıyla ifadeye gittiğini ve tutuklandığını anlattı. Sanık Bicil, "F-16 pilotu olmama rağmen filolara giremedim. En ufak eylemim söz konusu değildir. Darbeyi yönettiğim iddiası gerçek dışıdır. Sıkıyönetim direktifinde parmak izim olduğu iddia edilmektedir. Böyle bir dökümanı ne gördüm, ne duydum. Dolayısıyla parmak izim olamaz. Yeniden incelenmesini istiyorum." diye konuştu.

Bicil, nizamiyede "Teslim olmayalım." dediği, şehit veya gazi olan Kahramankazanlıların kanlarının itfaiye aracıyla temizlenmesini istediği yönündeki suçlamaları da reddetti. Savunmanın ardından Bicil'in çapraz sorgusuna geçildi.

Mahkeme Başkanı Giray'ın görev tanımını sorduğu Bicil, "Savcıya da anlatmaya çalıştım ama tam olarak izah edemedim. Harekat Kısım Amirliğinde harekat plan subayıydım." dedi.

Bicil, darbe girişiminde sniper pod (hassas vuruş sağlamak için kullanılan uygulama) için yazışmalarını yaptığına dair soruya, "Darbe girişiminden bir buçuk ay önce kursiyerlerin uçma zamanı gelmiş fakat sniper podları gelmemişti. Muharip Hava Kuvvetleri ile yazıştım, ret cevabı geldi. Hava Kuvvetleri Komutanı çok sık 141. filoya gelirdi, bir gelişinde de bu durum kendisine aktarıldı. Kendisi de 'Mutlaka getirilsin, emrini sözlü veriyorum.' dedi. Normalde yazı yazmam gerekirdi ama komutan sözlü talimat verdiği için yazı yazmadım. 14 Temmuz Perşembe günü de sözlü olarak sniper pod konusunda görüşmeler yaptım." yanıtını verdi.

-Önce "girmedim", sonra "hatırlamıyorum"

Bicil, ekrana yansıtılan fotoğraflar ve görüntülerden kendisini teşhis etti. 

Sanık Bicil, 143. filoda komutan odası önündeki fotoğrafının gösterilmesi üzerine odaya girmediğini söyledi. Daha sonra Bicil'e odaya girdiğini gösteren görüntüler izletildi ve kimle görüştüğü soruldu. Bicil, "Odaya girmediğim görülüyor zaten. Kim var diye bakıp çıkmışım. Biriyle konuşup konuşmadığımı hatırlamıyorum." ifadesini kullandı. 

Daha sonra, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, sanığa "Siz motorun sesini lojmandan duyuyorsunuz fakat filodaki bazı sanıklar uçakların kalktığından haberdar olmadıklarını söylüyor. Motorun sesi lojmandan duyulacak kadar yüksek bir ses mi?" diye sordu. Sanık Bicil ise "Uçakların kalkışını Sincan cezaevinden duyuyordum, lojmandan duymanız çok normal." dedi.

Bir başka soru üzerine, aleyhine ifade verdiği belirtilen Sinan Kurt'u tanımadığını savunan Bicil, "Sinan Kurt ile hiç tanışmadım. İstanbul'da birçok havacı, karacı, denizci kişi, tayin döneminde Ankara'ya tayin olurlar. Söylediklerinin benimle ilgisinin olduğunu düşünmüyorum." diye konuştu.

Diğer bazı sanıkların, Bicil tarafından askerlere silah dağıtıldığı yönündeki ifadelerin hatırlatılması karşısında Bicil, "O esnada karanlık ortam nizamiyeye araç geliyor, ben de o bölgedeyim. Bu ifadeleri verenler orada bir tek uçuş tulumlu beni tanıyorlar ve bu silahları Murat Bicil getirmiştir diye düşünüyorlar. Bu çok normal. Ben de orada olsam, kimseyi tanımasam bir tek Murat Bicil'i gördüm derim. Oradaki subayları bilme ihtimali yok bu kişilerin. Sonuç olarak ben silah almadım, verilmesi için de öncesi gerekir. Getirenlere sormak lazım." savunmasını yaptı.

Duruşma, Bicil'in çapraz sorgusuyla yarın devam edecek.