15 Temmuz'da Maltepe 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı'ndaki Faaliyetlere İlişkin Dava

15 Temmuz'da Maltepe 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı'ndaki Faaliyetlere İlişkin Dava

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Maltepe'deki 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı'nda yaşananlara ilişkin 17'si tutuklu, 1'i firari 27 sanığın yargılandığı davada, iki tutuklu sanık tahliye edildi. 

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısında yapılan binadaki salonda görülen duruşmada tutuklu sanıklardan eski yüzbaşı Hakan Erol, savunma yaptı. 

Olay günü kışladan çıktıktan bir süre sonra halkın barikatlarıyla karşılaştıklarını anlatan Erol, araçtan radyoyu açtıklarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısını duyduklarını söyledi. 

Bu çağrının ardından kışlaya geri dönmeye karar verdiklerini savunan Erol, "Nizamiyeye yaklaşık 100 metre kala bir tankın girişi kapattığını gördük. Bize silah doğrultarak içlerinden biri 'Kaldırın ellerinizi.' dedi. Tankın arkasına alıp bizi kelepçelediler. Sabaha karşı da gelen polis ekiplerine teslim ettiler." diye konuştu. 

Erol, suç işleme amaçlı hiçbir kastının olmadığını ve darbe öncesi düzenlenen toplantılara katılmadığını, olay günü kimseye de herhangi bir emir vermediğini savunarak, tahliyesini talep etti. 

- "Halkı gerekirse bertaraf edin, ne olursa olsun ilerleyin" 

Tutuksuz sanık İbrahim Can da olay günü rutin olarak sabah içtimasını yaptıktan sonra öğlen saatlerinde tatbikat için hazırlıklar yapıldığını anlatarak, saat 20.00 gibi komutanların kendilerini topladıklarını ifade etti. 

Bir süre sonra tabur komutanlarının kontrole geldiğini dile getiren 
Can, "Daha sonra araçlarla yola çıktık. Halkın yolu kapattığını gördükten sonra radyodan olanları öğrendik. Geri dönmeye karar verdik, halk da bize destek vererek beraber yolu açtık ve Kenan Evren Kışlasına geri döndük." dedi. 

Sanık Can, kışladan çıkarken yanlarına herhangi bir mühimmat almadıklarını ve silahlarının boş olduğunu savunarak, taşıdıkları şarjörlerin de boş olduğunu iddia etti. 

Kışlaya dönmeye başlamamışken "Can" adındaki üsteğmenlerinin "Ne olursa olsun geri dönün" emri verdiğini dile getirerek, "Bir rütbeli de 'Halkı gerekirse bertaraf edin, ne olursa olsun ilerleyin.' dedi. Uzman çavuş Selçuk Başeğmez de 'Emri dinlemeyeceğiz.' dedi ve döndük." ifadelerini kullandı. 

Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katılan bazı tutuksuz sanıkların da dinlenilmesinin ardından avukatların taleplerine geçildi. 

Taleplerin tamamlanmasının ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıklar yönünden kuvvetli suç şüphesinin halen mevcut olduğunu düşündüğünü söyledi. 

- "Kuvvetli suç şüphesi ortadan kalkmadı"

FETÖ/PDY'nin, gizliliğe en çok önem verdiği kurumlar arasında TSK'nın yer aldığına dikkati çeken savcı, bu nedenle sanıkların örgütün şifreli haberleşme programı "ByLock" kullanmadıkları, Bank Asya'da hesaplarının bulunmaması, çocuklarını terör örgütüyle iltisaklı eğitim kurumlarına göndermemelerinin örgüt üyesi olmadığı anlamına geldiği yönündeki savunmaların kuvvetli suç şüphesini ortadan kaldırmadığını vurguladı. 

Cumhuriyet savcısı, 15 Temmuz darbe girişimine katılan birçok kişinin halen firari olduğunu ifade ederek, bu nedenle sanıklar hakkında adli kontrol tedbirlerinin de bu aşamada yetersiz kalacağını belirtti. 

Soruşturma aşamasında bazı tanıkların sanıklar aleyhine beyanlarının bulunduğunu ve henüz dinlenilmeyen bu tanıkların da dinlenilmesini talep eden savcı, tutuklu tüm sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini istedi. 

- 2 uzman çavuş tahliye edildi 

Mahkeme heyeti, duruşmaya verilen aranın ardından alınan ara kararları açıkladı. 

Tutuklu sanıklardan uzman çavuşlar Selçuk Başeğmez ve Necmettin Keleş'in tahliyesine karar veren mahkeme, diğer tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına hükmetti. 

Mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmanın 17, 18 ve 19 Ocak 2018 tarihlerinde görülmesini kararlaştırdı.