“Kronik hastalığı olanlar et tüketiminde aşırıya kaçmamalı”

“Kronik hastalığı olanlar et tüketiminde aşırıya kaçmamalı”

Diyetisyen Rumeysa Kalyenci, kurban bayramında et tüketiminin arttığını anımsatarak, "Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için kalp-damar, diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalığı olan bireyler daha dikkatli olmalı, bayramda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli, eti kısıtlı miktarlarda tüketmeli ve aşırıya kaçmamalıdır." dedi.

Kalyenci, bayramda özellikle rahatsızlığı bulunan kişilerin sağlıklı beslenmenin temel prensiplerine, yiyecek seçimine, porsiyon kontrolüne ve besin gruplarının dengeli dağılımına özen göstermesi gerektiğini söyledi.

Et ve sebzenin birlikte tüketilmesinin önemine değinen Kalyenci, "Kırmızı et proteinden zengindir ve günlük beslenmemiz için önemlidir. Aynı zamanda vitamin ve mineral deposudur. Etler 75 derece civarında pişirilmeli, böylece protein sindirimi sağlanmalıdır. Ancak tek başına tüketilmemelidir. Etlerin sebzelerle birlikte pişirilmesi veya sebzelerle tüketilmesi besin çeşitliliğinin sağlanmasına katkıda bulunmaktadır. Ayrıca sebzelerdeki C vitamininin etlerde bulunan demir, çinko ve magnezyumun emilimini, vücutta kullanılmasını artırmaktadır." diye konuştu.

KIRMIZI ETİN PİŞİRİLME ŞEKLİ ÖNEMLİ

Onkoloji ve Fonksiyonel Tıp Uzmanı Dr. Yıldıray Tanrıver ise kırmızı etin pişirilme şeklinin sağlık açısından çok önemli olduğuna vurgu yaptı.

Açıkta, ateş üzerinde mangal usulü ile pişirilen ette oluşan bazı kimyasalların DNA üzerinde kanser yapıcı etkide değişikliklere neden olduğunun araştırmalarca ortaya konulduğunu dile getiren Tanrıver, "Zararlı maddelerin oluşumu ete ve pişirme şekline bağlıdır. Bu sebeple özellikle mangal tercih edilecekse riskleri göz ardı etmemek gerekir. Mangal yaparken, köz ve pişirilen etin arasında 15 santimetrelik mesafe dikkate alınmalıdır." dedi.

Tanrıver, etin harlı ateşte pişirilmemesi gerektiğini, çünkü yüksek ateşin ette kanserojen maddeleri açığa çıkardığını ifade etti.