İnmede bu belirtiler hayati önem taşıyor!

İnmede bu belirtiler hayati önem taşıyor!

Beyin damar hastalıkları (inme),tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en fazla fonksiyon kaybına yol açan ve tüm nedenlerden ölümler arasında ikinci sırada olan bir hastalıklar grubudur. Her yıl dünyada 17 milyon kişi inme geçiriyor ve bunların 6 milyonu hayatını kaybediyor. Ülkemizde de her yıl 130.000'in üzerinde yeni inme vakası gelişmekte olup, bu hastaların yüzde 20'si erken dönemde, yüzde 30'u ise bir yıl içinde hayatını kaybediyor.

10 Mayıs İnme Farkındalık Günü kapsamında inme hakkında bilgi veren Nöroloji Uzmanı Dr. Onat Demir, hastada konuşma bozukluğu, kol ve/veya bacakta güçsüzlük, duyu ya da denge kaybı, bilinç seviyesi bozuklukları gibi belirtilere dikkat etmek gerektiğini söyledi.

İnmelerin yaklaşık yüzde 85'i beyne giden kan damarlarında ani gelişen bir pıhtı nedeniyle ilgili beyin bölgesinin kanlanmasının bozulduğu iskemik inmedir. Yüzde 15'i ise beyin dokusunun veya beyin zarının içine olan kanamalardır. Tüm bu nedenlerle ilgili beyin bölgesinin fonksiyonunun bozulması sonucunda hastada konuşma bozukluğu, kol ve/veya bacakta güçsüzlük, duyu ya da denge kaybı, bilinç seviyesi bozuklukları ortaya çıkıyor.

Tüm inmelerin yüzde 85'ini oluşturan iskemik inmelerde, erken dönemde tıkanmış damarı açmaya yönelik yapılan tedavilerle -hastaneye başvuru zamanına göre değişmekle birlikte- hastanın tamamen normal bir yaşantı sürdürmesi ya da en azından günlük yaşantısını bağımsız bir şekilde devam ettirmesi sağlanabiliyor.

Bu tedaviler şikâyetlerin başlangıcından itibaren en kısa sürede uygulandığı takdirde, amaçlanan yaşam kalitesinde iyileştirme ve sağ kalımın sağlanması hedeflerine ulaşılabilmektedir. Ancak hastanın hastaneye geç başvurduğu durumlarda, tedavinin faydaları her geçen dakika azalmaktadır. Geri dönülmez aşamaya gelmeden yapılan her müdahale, hastanın özürlülüğünü ve ölüm riskini azaltmaktadır. Ancak kaybedilen her dakikada milyonlarca beyin hücresinin geri dönüşümsüz olarak kaybedildiği unutulmamalıdır.

İNME SAĞLIKLI KİŞİLERDE DE OLABİLİR

Öncelikli olarak sağlıklı kişilerde de inme ile ilişkili risk faktörlerini değerlendirmek gerekmektedir. Bu risk faktörleri "değiştirilemez", "ilaç tedavisi ile değiştirilebilir" ve "yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir" risk faktörleri olmak üzere 3'e ayrılır.

Yaş, cinsiyet, ırk ve ailesel özellikler, değiştirilemeyen risk faktörleridir. Yaş ilerledikçe inme riski artar, erkek cinsiyet kadınlara göre daha yüksek inme riski altındadır ve ailede kalp damar hastalığı öyküsü olması hastanın inme riskini artıran değiştirilemeyen faktörlerdir.

İlaç tedavisi ile değiştirilebilecek risk faktörleri içerisinde en önemlileri; tansiyon kontrolü, şeker hastalığı kontrolü, kan yağlarının takibi ve kontrolü, kalp hastalıklarının tedavisi ve atrial fibrilasyon denen kalp ritim bozukluğunun tedavi edilmesidir.

Yaşam tarzı değişiklikleri ile kontrol altına alınması gereken en önemli faktörler ise; sigara içilmemesi, alkol kullanılmaması, fiziksel aktivitenin artırılması ve obezitenin önlenmesidir.

Tüm dünyada yaşam tarzı değişikliklerinin sağlanması için ilkokuldan başlayarak farkındalık yaratmak amaçlanmaktadır. Sebze ve meyve tüketiminin artırılarak sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, fiziksel aktiviteyi artıracak ortamların yaratılması, obeziteyi önleyici stratejilerin geliştirilmesi sayesinde sonuçları kötü, ancak önlenebilir bu hastalıklarla ortaya çıkmadan mücadele etmek amaçlanmaktadır.

Kaynak: Haberturk