“Yurt Dışında İlgi Daha Fazla”

“Yurt Dışında İlgi Daha Fazla”

 

İstanbul'un renkli yüzünü dünyaya gösteren mimar ve fotoğrafçı Yener Torun, CRI Türk'te Tuğçe Akkaş'ın konuğu oldu.

Son yıllarda çektiği fotoğraflarla fenomen haline gelen ve ünü yurt dışına yayılan Torun, CRI Türk Özel'de bu yolculuğun nasıl başladığını ve çalışmalarını anlattı.

"MİMARLIĞA HOBİ OLARAK DEVAM EDEBİLİRİM"

Yaklaşık sekiz yıl mimarlık yapan ve 2013 yılından itibaren Instagram'da fotoğraflar paylaşmaya başladığını söyleyen Yener Torun, siyah beyaz başladığı çalışmalarını ilgi görünce yoğunlaştırdığını ve kendini geliştirmeye ağırlık verdiğini belirtti.

Milyonlarca insanın göremediğini görüp bambaşka bir İstanbul'u yansıtan Torun, dünya çapında belli bir takipçi sayısına ulaştıktan sonra tamamen fotoğrafa yönelmeye karar verdiğini dile getirerek "Aslında benim için ilginç bir deneyim oldu, yaklaşık 3,5 yıldır da sadece fotoğraf ile ilgili çalışmalarımı sürdürüyorum, mimarlığa belki sonra hobi olarak devam edebilirim" dedi.

"İSTANBUL'UN DIŞARIDA TANINAN YÜZÜ BU DEĞİL"

Sosyal medyada takipçilerinin artmasının ardından bir fenomen haline gelen Yener Torun, The Guardian ve The Washington Post gibi pek çok mecrada çalışmalarının yayınlandığını ayrıca bazı yabancı bloglarda da haber olduğunu bu vesileyle daha geniş bir kesim tarafından tanındığını kaydetti.

"İstanbul'un dışarıda tanınan yüzü bu değil" diyen Torun sözlerini şöyle sürdürdü:

İstanbul daha çok eski yapıları ve tarihi ile tanınan bir şehir…  Aslında doğal olan da bu çünkü İstanbul'u İstanbul yapan ögeler bunlar. Benim fotoğrafladığım kısım tarihi bölgenin dışında banliyö diyebileceğimiz en dış çeperinde İstanbul'un… Beylikdüzü, Avcılar, Sultanbeyli, T uzla, Pendik aslında turisti geçtim İstanbul'un yerlisinin de pek gezmeye görmeye gitmediği yerler. Benim derdim İstanbul'un bambaşka bir yönünü göstermekten ziyade fotoğrafta yeni bir konu bulmaktı. İstanbul'da fotoğraf için kullanılan mekânlar belli bunlarla ilgili çok fazla yeni bir şey yapabileceğimi düşünmedim o yüzden kendi yolumu seçtim. Renkler, şekiller, çizgiler ve daha sade şeyleri arayıp bulmak için buraları ziyaret etmeye karar verdim.

"YURT DIŞINDA İLGİ DAHA FAZLA"

'Minimal tarzda fotoğraf'ları Çin'de de dikkat çeken Yener Torun'un çalışmaları özellikle sosyal medya kullanıcıları tarafından çok fazla paylaşıldı ve kendisi ile ilgili yazılar kaleme alındı. Özellikle daha önce İstanbul'u gören Çinli gençler Torun'un fotoğraflarındaki İstanbul'un kendilerinin gördüğünden çok farklı olduğunu dile getirdi.

İstanbul'un merkezinden uzak, az bilinen mahallelerinde renklerin ve geometrinin ön plana çıktığı fotoğraflara imza atan Torun, yurt dışından daha fazla ilgi gördüğünü ve Instagram'daki takipçi sayısının 10'da 9'unun yurt dışında olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

Bunu anormal bulmuyorum çünkü Türk insanı bir şekilde İstanbul'un farklı yönlerine alışkın, ikincisi de fotoğrafın tarzından dolayı bizlere biraz uzak, o nedenle şaşırmıyorum tabii burada da ilgi var, soru soranlar, arayanlar, fotoğraflarını gönderip fikir danışanlar, arada bazı okul ve derneklerde söyleşilerimiz oluyor, bu ilgi hoşuma gidiyor.

"GEOMETRİK, CANLI-RENKLİ VE SADE"

Seçtiği binaların minimalist tarzda olmasının şart olmadığını aradığı şeyin renk ve geometri olduğunun altını çizen Yener Torun "Kendim mimarım dolaşırken dikkatimi çeken ilk şey zaten mimari oluyor. İkincisi aradığım şeyleri en kolay bulabileceğim yer herhalde mimari çünkü doğada bu renkleri bulmak mümkün olmuyor" dedi.

İstanbul dışında başka şehirlerde de çok fazla fotoğrafa imza atan ve çalışmalarının büyük kısmını Türkiye'de hazırlayan Torun, şehrin modern yüzünü gösteren bu fotoğraflarını 'geometrik, canlı-renkli ve sade' olarak özetliyor.

Mimar oluşunun fotoğrafçılığına büyük katkıda bulunduğunu ve asıl uzmanlık alanı ile fotoğrafçılığı birleştirdiğini anımsatan Yener Torun 'minimal tarzda fotoğraf'ı ise şöyle tanımlıyor:

Özetle sade, basit, gözü çok yormayan sadece odaklanılması istenen konuya odaklanan 'fotoğraf tarzı'. Mümkün olduğunca o karede gereksiz ögeleri elimine eden bir anlayış, bu görsel sanat akımı aslında bir bakıma 'modernizmin uzantı'sı diyebiliriz.

Haber/Röportaj: Tuğçe Akkaş