“Yerel Seçimler Bakımından İttifak Yapmayı Olanaklı Kılan Herhangi Bir Düzenleme Yok”

“Yerel Seçimler Bakımından İttifak Yapmayı Olanaklı Kılan Herhangi Bir Düzenleme Yok”

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, demokratik toplumlarda affın bir kurum olarak her zaman gündeme gelebileceğini  söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CRI TÜRK'te Tuğçe Akkaş'ın konuğu oldu. CRI Türk Özel'de yerel seçimler ve MHP'nin af teklifine ilişkin önemli açıklamalar yapan Tanrıkulu, Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili de öz eleştiride bulundu.

Sezgin Tanrıkulu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin hafta sonu gerçekleştirdiği Abant Kampı'nın Türkiye'nin temel sorunları konusunda partinin yaklaşımlarını saptamak ve milletvekillerinin yeni dönem ile ilgili görüşlerini paylaşmak için düzenlendiğini kaydetti. Tanrıkulu kampta, dış politika, ekonomi ve yerel yönetimler konusunda önemli sunumlar yapıldığını belirterek bir gün boyunca da milletvekillerinin gelecek konusunda görüşlerini ortaya koyduklarını ifade etti.

"DEMOKRATİK TOPLUMLARDA AF BİR KURUM OLARAK HER ZAMAN GÜNDEME GELEBİLİR"

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, MHP'nin Meclis'e sunduğu af teklifini değerlendirdi. Demokratik toplumlarda afın bir kurum olarak her zaman gündeme gelebileceğini dile getiren Tanrıkulu "Büyük çatışmaların ve buhranların olduğu zamanlardan sonra af bir toplumda yeni bir başlangıç yapmak için -özellikle de genel af- bir fırsata dönüşebilir" dedi.

"Kendi tarihimize baktığımızda da 1921'de Meclis kurulduktan sonra hemen bir af çıkarılmış, 1923'ten sonra da yeni bir başlangıç yapması amacıyla hemen bir af çıkarılmış" diyen Tanrıkulu şöyle devam etti:

"Yakın zamanda 1974'te genel af bir konsensüsle çıkarıldı, ondan sonra da kısmi af denebilecek infaz indirimleri gündeme geldi. 1991 yılında bir yasa çıkarıldı şartlı salıverme süreleri aşağıya çekildi. 1999'da 'Rahşan Affı' dediğimiz bir af devreye girdi. O da hepimizin vicdanını derinden yaralayan baklava çalan çocuklar üzerinden gündeme gelmişti. Daha sonra Anayasa Mahkemesi'nin kararlarıyla eşitlik ilkesi nedeiyle toplum vicdanının kabul etmediği birçok suç da bu kapsama alındı. Bunların tümünde neredeyse bir uzlaşma vardı ama şimdi Milliyetçi Hareket Partisi böyle bir mutabakat aramadan ilk önce Sayın Bahçeli'nin cezaevinde bulunan organize suç çetesini yönetmekten yükümlü bulunan bir tutukluyu ziyaretinden sonra gündeme geldi.  Ben tüm tasarıyı okudum, değerlendirdim, evet bir af konuşulabilir, tartışılabilir ama siyasi partilerle ve toplumla büyük bir mutabakat sağlandıktan sonra yapılabilir."

"YEREL SEÇİMLER BAKIMINDAN İTTİFAK YAPMAYI OLANAKLI KILAN HERHANGİ BİR DÜZENLEME YOK"

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, yerel seçimlere yönelik de önemli açıklamalarda bulundu.

İttifak konusunu yorumlayan Tanrıkulu, 24 Haziran seçimlerinden önceki tüm seçimlerde siyasi partilerin başka bir siyasi partiyle ittifak yapmalarının yasak olduğunu hatırlatarak "Bu seçim yasası ile yasaklanmıştı ancak 24 Haziran seçimlerinden önce yeni bir yasa çıkarılarak hem cumhurbaşkanlığı hem de genel seçimlerde siyasi partilerin ittifak yapmasına olanak sağlayan bir yasa değişikliği oldu. Yerel seçimler bakımından böyle bir ittifak yapmayı olanaklı kılan herhangi bir düzenleme yok, bugün dahi yapılsa anayasa uyarınca bu seçimlerde uygulama imkânı yok. Genel seçimlerdeki gibi bir tabloyu kimse tasavvur etmesin. Yerel seçimlerin kendi atmosferi vardır, biz yerel seçimlere yurttaşlarımızın benimseyeceği bir zeminde girmeyi amaçlıyoruz dolayısıyla siyasi partilerle tanımlanmış bir ittifak yapmasak da o siyasi partiye gönül vermiş yurttaşlarımızla yeni bir yerel seçimde buluşmak amacıyla yurttaş bazında tabanda ittifak yapacağız." diye konuştu.

Tanrıkulu, "Yerel seçimlerde seçmenin önceliği ne olacak?" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Yerel seçimler aktör aday odaklıdır, hangi kişiye oy verecek? Aday profiline bakacaklar. Sunacağı programa bakacaklar. Bir de temel yaklaşımlar var. O kentte, beldede daha önce neler yapmışlar? Şu andaki başkanın performansı ne? Seçmenler bunlara bakacak. Biz bu konuda iddialıyız, İstanbul'da CHP'nin yönettiği 14 ilçe var, 39 ilçeden 25 ilçeyi Adalet ve Kalkınma Partisi yönetiyor. Son beş yıldaki bizim belediyelerimizin performansı da seçmenlerin tercihinde büyük rol oynayacak."

"İSTANBUL, SON 25 YILDA İSTANBUL OLMAKTAN ÇIKTI"

Cumhuriyet Halk Partisi'nin son yerel seçimlerde kazanmaya yakın oy potansiyeli ortaya koyduğunu aktaran CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu "Bu yerel seçimlerde seçmen şuna bakacak, 25 yıldır İstanbul Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından yönetiliyor. Adalet ve Kalkınma Partisi, 2002'de kuruldu ama 25 yıldır İstanbul o gelenek tarafından yönetiliyor. İstanbul son 25 yılda İstanbul olmaktan çıktı. Recep Tayyip Erdoğan'ın da şikâyetçi olduğu bir kente dönüştü, betonlaştı. Ulaşım, doğa, çevre kirliliği bakımından büyük bir rant alanına dönüştü. İstanbul'da yaşayan yurttaşlarımız bu ortamdan şikâyetçi. Kendi çıkardıkları belediye başkanını zorla istifa ettirerek başka bir yönetim modeline geçtiler, başarısızlıklarını kendileri kabul ettiler. Yeni gelen başkan da İstanbul'a bir vizyon sunamadı" açıklamasını yaptı.

CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NE ÖZ ELEŞTİRİ

"Güneydoğu Anadolu bölgesinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin stratejisi nasıl olacak?" sorusuna Sezgin Tanrıkulu şu yanıtı verdi:

"Son 24 Haziran seçimlerinde stratejik oy kullanma durumu da oldu. Sonuçta bir ittifak var, Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı, CHP'nin içinde bulunduğu bir ittifak da vardı, onun dışında tek başına seçime giren HDP vardı. Yüzde 10 da baraj var, CHP'ye yönelmek isteyen bir kısım seçmen de CHP'ye oy vereceğine HDP'ye oy verdiler, bu İstanbul'da da Türkiye genelinde de böyle oldu. Eğer bu baraj problemi bir vesileyle çözülse sonuçta başka bir CHP profilinin de daha fazla oyla ortaya çıkması mümkün. Bu baraj problemi nedeniyle gerçekten bu son seçimde de -ki son seçimde de bu böyle olmuştu- CHP'ye oy verecek bir kısım seçmen başka bir siyasi partiye yönebiliyor. Yerel seçimlerde tabii ki adaylarımız olacak ama bir gerçeklik de var, CHP'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da birçok yerde mevcut oy potansiyeli yerel seçimlerde kazanmaya yeterli değil. Büyük oranda da Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki belediye başkanlıklarına kayyum atanmış durumda. Bir, bir buçuk aya kadar bütün bu siyasi atmosfer Doğu ve Güneydoğu Anadolu bakımından daha da netleşecek. Yurttaşlarımızın seçeceği yerel yönetimler mutlaka orada da ortaya çıkacak, biz de hazırlanacağız ancak şu anda görünen tablo seçimleri kazanmaya yetecek bir potansiyelimizin olmadığı. Çok iyi aktörlerle ortaya çıkma ihtimalimiz Doğu ve Güneydoğu Anadolu için var."

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, son olarak "Güneydoğu Anadolu bölgesinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin yanlışı ne oldu, bölgeden neden istediği oranda oy alamıyor?"  sorusunu ise şöyle cevapladı:

"CHP, 90'lı yılların ortasından itibaren Türkiye'nin temel sorunlarından biri olan Kürt meselesi konusunda oradaki yurttaşlarımızı yalnız bıraktı. Ürettiği politikalarda Türkiye'nin Kürt meselesinde bölgede yankı bulmadı ve en sonunda 90'lı yılların ortasından itibaren de yavaş yavaş bölgeden çekildi ve oradaki seçmen yeni kurulmuş olan şu anda HDP'nin ardılı olan siyasi partilere yöneldi. CHP'nin orada bıraktığı seçmen başka bir eğilim içerisine girmedi yine sol olarak sosyal demokrat olarak duruyor ama başka bir siyasi partiye gidiyor. Ben şunu iddia ederim ki, 2010 yılından itibaren Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başına gelmesinden itibaren CHP adım adım Türkiye'nin Kürt seçmeni ile de buluştu.  Türkiye'nin Kürt meselesi konusunda en gerçeki çözümü parlamento bazında ortaya koyan Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur. Bu 2013-2014 ve 2015'te çözüm süreci olarak adlandırılan dönemde sırt dönülen CHP'nin çözümlerinin bugün açısından ne kadar gerçekçi olduğu ne kadar toplumu bütünleştiren bir yapıda olduğu teslim edilmş durumda."

Röportaj: Tuğçe Akkaş