Uzmanlar “Gelişen Türk-Çin İlişkileri”ni değerlendirdi

Uzmanlar “Gelişen Türk-Çin İlişkileri”ni değerlendirdi

Tarihi çok eskilere dayanan ve son yıllarda büyük ivme kazanan ve Türk-Çin ilişkilerini uzmanlar CRI TÜRK'e değerlendirdi.

CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç'ın değerlendirmeleri şu şekilde;

"Çin ile Türkiye arasında genel anlamda yeni dünyanın şekillendirilmesinde bakış açıları yakınlaşıyor. İki ülkenin dünya barışının korunmasında yüksek sorumlulukları bulunuyor. Aralarındaki ilişkiler ekonomik ve ticari ilişkiden stratejik iş birliği aşamasına geldi. Daha yüksek iş birliği için fırsat ve olanaklar bulunuyor. Türkiye'de yerel yönetimlerde bir dönüşüm yaşanıyor. Bu da kentsel dönüşüm, teknoloji, ulaşım ve finans konularında iş birliği olanakları sunuyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'li yerel yönetimlerin bu tür iş birliği için yeni prensipler belirledi. Bu konuda ÇKP'ye de büyük görev düşüyor. Bu iş birlikleri ile iki ülke arasındaki dostluk daha da pekişecek."

Asya-Pasifik Araştırmaları Merkezi Başkanı Selçuk Çolakoğlu'nun değerlendirmeleri şu şekilde;

"Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti ilişkileri son yıllarda büyük bir ivme kazanmıştır. Son on yılda Çin Halk Cumhuriyeti, Türkiye'nin üçüncü büyük ticaret ortağı haline geldi. Ticari ortaklığı daha derin daha geniş bir ekonomik ortaklığı dönüştürmek için Çin'in ortaya attığı 'Kuşak Yol İnisiyatifi' büyük önem arz ediyor. Bu konuda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gerçekleştirdiği son Beijing ziyaretinde 'Kuşak Yol İnisiyatifi' konusu etraflıca ele alındı. Bundan sonraki aşamada ikili ticaretin geliştirerek karşılıklı olarak yatırımların artması şeklinde beklentiler olacak."

Koç Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Altay Atlı değerlendirmeleri şu şekilde;

"Çin ile aramızdaki en büyük sorun karşılıklı olarak birbirimizi yeterince tanımayışımız; birbirimizin önceliklerini, prensiplerini, hedeflerini tam olarak anlamayışımız. Bilginin olmadığı yere önyargılar, hurafeler, yanlış yönlendirmeler doluyor, sonucunda güvensizlik artıyor. İki ülke arasında yaşanan her sorunun ardında bu temel sorun var. Bunu gidermek için de daha fazla diyalog gerekli. Ama sadece devlet başkanları ya da hükümetler arası diyalog değil; esas olarak halklar arası diyalog gerekli. Türklerin, Çin'i ve Çinliyi; Çinlilerin ise Türkiye'yi ve Türkleri daha iyi öğrenmeleri ve anlamaları lazım. Bunun için de sadece fuarlara katılmak ya da kültürel etkinlikler düzenlemek yeterli değil. Bence öncelik, karşılıklı olarak turizmin geliştirilmesi ve turist sayısının artırılması ve aynı zamanda yine karşılıklı olarak öğrenci değişiminin artırılmasında olmalı."