“Üretimde atılım için Türkiye-Çin iş birliği toplantısı”

“Üretimde atılım için Türkiye-Çin iş birliği toplantısı”

Türkiye'nin yaşadığı ekonomik zorlukları aşma kapsamında, Çin Halk Cumhuriyeti ile ortak yatırım ve ticaret atılımlarının önünü açmak üzere Vatan Partisi'nin düzenlendiği, "Üretimde Atılım için Türkiye-Çin İş Birliği Toplantısı" Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Cui Wei, Çin Halk Cumhuriyeti Kültür Ataşesi Hu Yuzhe ve çeşitli sektörlerden iş insanlarının katılımı ile İstanbul'da gerçekleştirildi.

Toplantının amacının, Türkiye ile Çin arasındaki stratejik iş birliğine somut katkılarda bulunmak olduğunu belirten Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Türkiye'nin, Çin'e yaptığı ihracatta büyük atılımlar gerçekleştirilebileceğini kaydetti.

Türkiye'deki ekonomik sıkıntıları değerlendiren Doğu Perinçek, üretim ve istihdam odaklı ekonominin bir an önce uygulamaya koyup, üretim sınıflarını tekrar aktifleştirmek gerektiğini vurgularken, Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki ticaret hacmini genişletmenin kazanç sağlayacağına değinerek, "Türkiye'den Çin'e gıda ürünleri ihracı için 'Gıda Güvenlik Anlaşması' gerekiyor. Bu konuda hem Çin yönetimiyle hem de Tarım Bakanımızla görüşüyoruz. Çabalarımızın sonuç vereceği bir aşamaya gelmiş durumdayız. 21. yüzyıl, Çin ile Türkiye'nin dostluk ve iş birliği yüzyılıdır. İki ülke, el ele vererek insanlığın gelişmesine, barışa ve kalkınmaya büyük katkılarda bulunacaklardır. Ayrıca Türkiye'nin üreticileri olarak, hepimiz ekonomide zorlukların olduğunun bilincindeyiz. Ancak zorluklardan korkmuyoruz. Türkiye, borç batağından çıkacaktır. Bu, stratejik bir karardır ve zorunludur. Güvenliğimiz de ekonomik çözümlerle iç içedir. Türkiye'nin gündemi, zorlukları yenmektir. Bunu başaracak gücümüz var. Tarihsel birikimimiz, neleri başarabileceğimizin kanıtıdır. Zorlukları aşmanın adı, üretim atılımını başarmaktır." ifadelerine yer verdi.

Öte yandan, Çin Halk Cumhuriyeti ile birlikte yatırım yaparak, Çin halkının taleplerine Türk üreticilerinin yanıt verilebileceğini belirten Perinçek, "Çin yönetimiyle bu konularda aynı görüşteyiz." dedi.

Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Cui Wei ise, 19 Mayıs 1919'da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a gelişinin 100. yıl dönümündeki anma programlarını anımsatarak, "Milletin ve ulusun dirilişini gerçekleştirme görevini üstlenen Atatürk, İstanbul'dan Samsun'a gelerek, Türk halkının görkemli milli kurtuluş hareketini sahneye taşıdı. Atatürk'ün Samsun'a gelişinin 2 hafta öncesinde, birkaç bin kilometrelik mesafedeki Beijing'de '4 Mayıs Hareketi' vuku bularak, Çin'in yeni demokratik devrimi başladı. O gün sokaklara inen yüz binlerce Çinli genç, batılı emperyalistlerin Paris Barış Konferansı'nda Çin'in egemenliğini tahrip ederek Çin'e sömürgecilik uygulanmasını protesto etti. O dönemde Çin ve Türkiye, Doğu Asya'nın Hasta Adamı ve Batı Asya'nın Hasta Adamı olarak adlandırılıyordu. O zamanlarda Çin'in sürekli zorbalığa maruz kalmasının esas nedeni, uzun zaman boyunca fakirlik ve zayıflığının verdiği etkiyle içine kapanmış olmasıydı. Tarihimiz bütün Çin halkına ikazda bulundu. Milli dirilişi gerçekleştirmek için hükümetimiz ve halkımız uzun süre içinde reform, dışa açılma ve dünya halklarıyla kalkınmaya odaklandı." diye konuştu.

Türkiye ve Çin arasındaki ikili ilişkilerin istikrarlı bir şekilde ilerlediğini aktaran Cui Wei, "İki ülke arasındaki temaslar her kademede yoğunlaştı, ekonomik ve ticari iş birlikleri derinleşti, beşeri iletişim genişledi. İki ülke arasındaki bütün olumlu ve önemli gelişmeler, iki tarafın iş birliği konusundaki canlılığı gösteriyor. Her alandaki iş birliklerimizin daha da derinleşmesiyle, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha güzel olacağına tüm kalbimle inanıyorum." diyerek iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişimine dikkat çekti.

Cui Wei, son dönemde Çin ve Amerika Birleşik Devletleri arasında yaşanan ticaret anlaşmazlığı hatırlatarak, "Türk tarafı da dahil olmak üzere bütün uluslararası camia, tek taraflılık ve korumacılığı hep birlikte reddetmeli, çok taraflı ticaret sistemi ve serbest ticaret ilkesini savunmalıdır, bu her ülkenin sorumlu olması gereken bir yükümlülük aynı zamanda görevdir." açıklamasında bulundu.

Haber/Fotoğraflar: Mehmet Emre Öztürk