Uluslararası Çay Günü Kutlanıyor

Uluslararası Çay Günü Kutlanıyor

Uluslararası Çay Günü ilk kez 15 Aralık 2005 yılında Delhi'de kutlandı. O günden bu yana, dünyada özellikle çay üreten Çin, Bangladeş, Hindistan, Endonezya, Kenya, Malezya, Malavi, Nepal, Sri Lanka, Tanzanya, Uganda ve Vietnam'da kutlanıyor. Uluslararası Çay Günü'nün amacı; otoritelerin ve halkın dikkatini, uluslararası çay pazarında yaşanan sorunlara, ayrıca çay plantasyonları ve işleme işletmelerinde yer alan işçilerin durumuna çekmektedir. Ayrıca kutlamanın organizatörleri, diğer endüstriyel devlerle rekabete dayanmayan siyah ve yeşil çay üretip satan küçük firmalardaki durumun iyileştirilmesi amacını da sürdürüyorlar.

"BOSTON ÇAY PARTİSİ"

16 Aralık 1773'deki Boston Çay Partisi adıyla anılan eylemden bahsetmeden ondan sadece bir gün önce kutlanmakta olan Uluslararası Çay Günü'nden söz etmek olmaz… Boston Çay Partisi, Amerikan özgürlük mücadelesi içinde İngilizler'in çaya koyduğu aşırı vergilere tepki olarak Amerikalı beyazlar, Kızılderili kılığına girerek, bir İngiliz ticaret gemisini ele geçirip, çay sandıklarını denize boşalttı. Mücadeleyi körükleyen eyleme de Boston Çay Partisi denildi. Bu eylem, Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nın en ateşleyici eylemlerinden birisidir.

ULUSLARARASI ÇAY GÜNÜ'NDE, 60 FARKLI ÇAY SEÇENEĞİ SUNAN DEM'DEYİZ

CRI TÜRK olarak bu özel gün hakkında, 60 farklı çay çeşidi sunan Dem Moda Çay Evi'nin kurucu ortağı Eylül Görmüş ile sohbet ettik.

Dem olarak, ilk kez bu sene Uluslararası Çay Günü'nde müşterilerine farklı farklı çaylar ikram ederek, bu çayların özelliklerini anlatacakları bir tadım günü düzenliyorlar. Görmüş, Uzakdoğu'da ve Çin'de çayın geçmişinin daha eskiye dayandığını ancak Avrupa ve Amerika'ya 1700'lerin ve Osmanlı'ya da 1800'lerin sonunda gelmiş olan bir içeceğin, edebiyata, kültüre, şarkılara bu denli nüfus etmiş olmasının çok şaşırtıcı olduğunu dile getirdi. Eylül Görmüş, "bu kadar sevilmesinde, içiminin kolay ve neredeyse hiç yan etkisi olmayan, aksine sağlığa çok faydalı bir içecek olmasının ve hazırlanma şeklinin kolay ve hızlı oluşunun da payı büyük" şeklinde konuştu.

DÜNYADA ÇAY

Eylül Görmüş, çay dünyanın belli başlı ülkelerinde yetişiyor, bunlar da Çin, Japonya, Sri Lanka, Hindistan ve son yıllarda Kenya'nın da biraz üretime ağırlık vermeye başladığını belirtti. "Çin, bu konuda bambaşka bir kültür, Çin Çayı çeşitliliği, seramonileri ve detayları çok farklı bir noktada" diyen Görmüş, Çin'de standartlara göre makbul olan, elle toplama yapıldığını, makine ile toplanan çayın tomurcuk, toz gibi tüm bölümlerinin aynı anda toplandığını, oysa ki elle toplamada bunları ayırarak, kategorilendirmenin mümkün olabildiğini dile getirdi. Eylül Görmüş, yeşil çay, beyaz çay ve siyah çayın aslında hep aynı bitkiden elde edildiğini, sadece işlenme yöntemlerinin birbirinden farklı olduğunu, çayı hangi aşamada toplayıp, hangi aşamada fermantasyonunun durdurulduğuna göre çayın kategorisinin değiştiğini vurguladı. Dolayısıyla her ülkenin kendi damak tadına göre işlemden geçirilmiş bir çayı tükettiğini belirten Görmüş, "örneğin, Çin'de pek fazla siyah çay içme adeti yok, çay söylediğinizde direkt olarak yeşil çay geliyor önünüze" dedi. Eylül Görmüş, "Biz Türkiye'de kendi çayımızı üretiyoruz ama çay toplamada çoğunlukla makineler kullanılıyor, dolayısıyla elle toplandığında yapılan kategorilendirme, birkaç küçük yer haricinde neredeyse hiç yapılmıyor" şeklinde konuştu. Türkiye'nin yağış ve iklim koşulları, beyaz ve yeşil çay üretmeye uygun olmadığını, sadece siyah çayın yetişebildiğini söyleyen Görmüş, bu siyah çayın da bizim damak tadımıza çok uyan bir çay olduğunu dile getirdi. "Dünyada Türk Çayı pek tanınmıyor ve demleme yöntemimiz de fazla kabul görmüyor, çünkü biz önce çayı çok koyu hazırlayıp, uzun uzun demliyor ve bardağa koyarken de suyla açıyoruz, ama kendimiz ülkece, bu çayı çok severek tüketiyoruz" ifadesini kullandı.

TÜRK ÇAYI İNCE BELLİDE, ÇİN ÇAYI DÖKÜM DEMLİKLERDE…

Dem Çay Evi, müşterilerine çay ikramı yaparken, çayın geldiği ülkeye göre bir sunum tercih ediyor, 60 çeşit çayları var ve bunlardan üçü Hemşin, Tirebolu ve Diyarbakır olmak uzere, Türk çayları.

Eylül Görmüş, "biz çok kültürlü bir iş yapıyoruz ve bu kültürlere de saygı duyduğumuz için her çay kendi kültüründe nasıl servis ediliyorsa, biz de o şekilde yapmayı uygun gördük, buna göre; Türk çayı ince bellide, Fas çayı bakır demlikte, daha çok Avrupa'da tüketilen siyah çaylar İngiliz usulü porselen fincanlarda, bitki çayları rengini gösterecek şekilde cam demliklerde, Asya'da yoğun olarak tüketilen çaylar da döküm demliklerde oraya has bardaklarda servis ediliyor" şeklinde konuştu.

Çayın içindeki enzimleri öldürmek için farklı kültürlerin kullandığı çeşitli yöntemler olduğunu, mesela Çinliler'in çay yapraklarını büyük wok'larda çok yüksek ateşe maruz bıraktıklarını, Japonlar'ın ise çok yoğun su buharı verdiğini belirten Görmüş, bu nedenle de Japon yeşil çaylarında yosunsu, Çin çaylarında ise odunsu bir tad oluştuğunun ifade etti. Eylül Görmüş, çay hazırlama teknikleri olan, kaynatma, çırpma, demleme, tütsülemenin de çayın türüne göre farklılık gösterdiğini, her çayın her teknikle içime hazırlanmadığının altını çizdi. Görmüş, halkımızın genel olarak Türk çayı dışında da damak tadı olarak, çok koyu ve demli çaya alışkın olduğu için, yoğun aroması olan çayları tercih ettiğini hatta demlenmiş olduğu halde, bitkinin yapısı gereği açık renk görünen bir çayı içmek istemediklerini vurguladı.

TOPLUMSAL BİR BAŞKALDIRI "LİBERTY ÇAYI"

"Benim esas formasyonum siyasi bilimler ve uluslararası ilişkiler olduğu için sosyal tarihe çok ilgi duyuyorum" diyen Eylül Görmüş, çayın bir dönem Amerikan bağımsızlık mücadelesinin bir sembolü haline geldiğini belirtti. Görmüş, eskiden çayın Amerika'ya İngiltere üzerinden büyük vergilerle geldiğini ve o vergilerin de Avrupa'nın Amerika üzerindeki sömürge gücünün bir sembolü haline gelişi dolayısıyla insanların bir direniş biçimi olarak çay almayı reddederek, kendi bahçelerindeki otları demlemeye başlayıp, bu çaya "liberty" yani özgürlük çayı adını verdiklerini anlattı.

Uluslararası Çay Günü dolayısıyla Eylül Hanım, bana "White Yin Long" adlı, çok güzel bir beyaz çay ikram etti. Döküm demlikte ve Çin tarzı bardaklarda ikram ettiği bu çayı hazırlamadan önce döküm demlik ve bardakları ısıtmışlardı, ardından taneleri elle sarılmış olan çay yapraklarını demliğe koyarak, üzerine kaynar su değil, kaynatılıp altmış beş dereceye kadar soğutulmuş su eklenerek, demleniyor ve hiç rengi olmayan bu çay, bardaklara dökülüyor. Çok yumuşak ve hoş içimli olan bu çay, yoğun aroma içermiyor ama içinde şeftalimsi belli belirsiz bir tat alıyorsunuz. Anhui yöresinde yetişen bu ender bulunan çay, sağlığa da çok faydalıymış, metabolizmayı hızlandırıyor ve zayıflamaya da yardımcı oluyormuş…

Haber & Röportaj: Özlem Arıkan Serbez