“Türkiye'den Daha İyiyim”

“Türkiye'den Daha İyiyim”

Ünlü aktör İlyas Salman, "Yeşilçam" deyince akla ilk gelen isimlerden… Geçmişte rol aldığı ve başarısını kanıtladığı birçok film sayesinde Türk halkının hayranlığını kazanmış ve komedi filmi deyince İlyas Salman-Kemal Sunal ikilisinden biri olmayı başarmıştır. Şimdilerde torunu ile ilgileniyor. "Nasılsınız" diye sorulduğunda verdiği "Türkiye'den daha iyiyim" yanıtı ise düşündürücü… 

 "Sokakta insanlar birbirlerine soruyor; 'nasılsın, iyi misin' diye… Adam evine fasulye götüremiyor, 'iyiyim, teşekkür ederim' diyor. Halbuki klasik 'iyiyim' yerine iyiysen iyisin, kötüysen kötüsün… Ben de şimdi orta halli bir hayatı yeteneklerimle, eğitimimle kazanmışım. Orta halli bir hayatı garantilemek Türkiye'de kolay değil. O yüzden 'Türkiye'den daha iyiyim' demek daha doğru geliyor bana. 46 yıllık sanatçıyım, en çok 'Bilo' karakterini oynamışımdır. Bilo; aldatılan, sömürülen, ezilen insanı temsil eder. Maho da onun karşısında sistemin sömürgenlerini temsil eder. Şimdi Türkiye'nin yüzde 90'ı Bilo, yüzde 10'u Maho. Ben ne Bilo, ne Maho'yum. Ben İlyas Salman'ım. Kendi eğitimimle, yeteneğimle hayatın nispeten rahat yanlarını yaşayan bir insanım ama yüzde 80'imiz öyle değil. Türkiye'de şu an 20 milyona yakın işsiz var. Üniversite mezunları işsiz. Bu koşullar içerisinde de 'Türkiye'den daha iyiyim' demekte yarar görüyorum."

İlyasSalman-Röp-2

"ALLAH İLE KOALİSYON KURMA"

Siyaseti de yakından takip eden İlyas Salman, inanç üzerinden siyaset yapılmasını eleştirdi ve "Herkesin bir inancı var; kimi Alevi kimi Sünni, kimi Rum, kimi Çerkez... Kimse inancı kullanarak iktidar olmamalı. Benim babamın annemin inancını teraziye koyup, Allah'ın cebinden peygamberi çalıp, gram gram satıp iktidarda kalıyorsan bu benim gözümde hiçbir şey. Kimsenin inancına hakaret etmediğim gibi kendi inancıma da hakaret ettirmem. Ben inancımla iktidara çıkmam, sen de inancınla iktidara çıkma, Allah ile koalisyon kurma! Çünkü bir gün Allah'ın koltuğu altından çekilirse sen de beraber düşersin. " ifadelerini kullandı.

"SİSTEM ALEVİLERE HİZMET GÖTÜRMÜYOR"

Halk tarafından Kürt olarak bilinen ancak aslında Türkmen Alevisi olan ünlü oyuncu İlyas Salman, Aleviliğin de yeterince anlatılamadığını ve anlaşılamadığını ifade ederek Aleviliğin tanımını yaptı.

"Osmanlı'dan beri sünni hakimeti var Türkiye'de. Onun için de Alevi olmak muhalif olmayı gerektirir. Havada bulup tavada yiyen insanlara karşı olmayı gerektirir. Hz. Ali'nin, 'Bana bir harf öğretinin kırk yıl kölesi olurum' anlayışına sahip olmak gerekir. Kerbela'da ezilmişleri nasıl seviyorsak, Deniz Gezmiş'i Mahir Çayan'ı, Hüseyin İnan'ı, Yusuf Aslan'ı öyle savunmak gerekir. Anadolu Aleviliği bunu gerektirir ve bunu yapıyor. O zaman da sisteme karşı çıkıyor. Sistem de Alevilere hizmet götürmüyor.  Ama biraz da olsa Alevilere bakış açısında bir yumuşama oldu, bakış açıları değişti. Ama yeterli değil. Alevilik daha iyi anlatılmalı; objektif bir dünya görüşü olduğu, uhrevi değil, dünyevi olduğu… Biz yaşanan şeylere bakarak inancımızı güçlendiririz, ahirete bakarak değil"

İlyasSalman-Röp-3

"İLLÜZYONİST SERMED ERKİN İLE HAYATIMI ANLATAN GÖSTERİ HAZIRLIYORUZ"

Salman, son çalışmalarından da bahsetti.  "Şu anda 'Geçmiş Zaman Olur ki' adlı bir gösteri hazırlıyorum İllüzyonist Sermed Erkin ile beraber. Benim hayatım anlatılacak. Aklımın yettiğinden bu yana Malatya'da yaşadığım dönemler, ilkokul yılları, konservatuvar yılları, torunuma gelinceye kadar anlatacağız.  Sermed Erkin, soru soracak, geçmişi deşecek, ben de yanıtlayacağım. 8 Şubat'ta İzmit Sabancı Kültür Merkezi'nde başlıyoruz. "

"İKTİDAR BANA İŞ VERİLMESİNİ İSTEMİYOR"

"İktidar kesin karar vermiş; 'İlyas Salman'a iş verilmeyecek' diye. Etrafımdan duyuyorum.  Fark etmiyor, ben 3-4 yılda bir film yapıyorum. En son iki tane sağlam film bitirdim; bir tanesi Lal Gece, bir de Gürcistan'da çektiğimiz Mısır Adası. Genelde bir soruna parmak basan filmlerde oynuyorum. Bunlar sinemalarda gösterime girdi ama yeterli ilgi gösterilmedi. Çünkü bir Recep İvedik değildi, Kolpaçino değildi, belden aşağı şakalar yapılmadı"

"ŞENER ŞEN İLE DARGIN OLDUĞUM HABERLERİ YALAN"

Bazı yayın organlarında siyasi görüş nedeniyle Şener Şen ile dargın olduğu haberlerine yönelik de açıklama yapan İlyas Salman, "Rahmetli Adile abla, Ayşen Guruda, Münir Özkul ve Şener Şen ile oynamaktan çok zevk alırdım. Şener Şen ile dargın olduğum yalan. O benim ustam ve dostumdur. Kesinlikle öyle bir şey olamaz, daha dün telefonda konuştum, beni sinemaya kazandıran Şener abidir. Ben Üsküdar Şehir Tiyatrosunda oyunculuğa başladığım zaman Avni Dilligil En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü aldım. Ödül aldığım zaman da Şener abi gitmiş, Arzu filmin sahibi Ertem Eğilmez'e demiş ki; 'Bize konservatuvardan yetenekli bir aktör geldi. Onu sinemaya kazandırabilir miyiz' demiş. Beni öyle çağırdılar. Şimdi beni Türk sinemasına kazandıran bir insanla nasıl düşman olayım? Bir abi gibi hep saygı duydum, bir baba gibi sevdim. Benden 5-6 yaş büyüktür. Telefonda konuştuğumuzda böyle şeylerle dalga geçiyoruz, gülüyoruz." dedi.

İlyasSalman-Röp-4

"RECEP İVEDİK'İ İZLEMEYE BEŞ SANİYE TAHAMMÜL EDEMEDİM"

Günümüz komedyenleri ve oyuncularıyla ilgili de görüşünü açıklayan Salman, geçmişte Cem Yılmaz ile yaşadığı bir konuya da açıklık getirdi; "Bir gün arkadaşın bir tanesi 'Cem Yılmaz ile ilgili ne düşünüyorsunuz' dedi, 'saray soytarısı' dedim. Cem de üzülmüş. 'Başkası söylese üzülmezdim ama İlyas abi söyleyince üzüldüm' demiş. Ben de açıklamasını yaptım. Cem Yılmaz'ın kabiliyeti her insanda yok ama yeteneğini ne için kullanıyorsun, o çok önemli. Yani bir yaraya parmak basıyor musun, hayır. Onun için söyledim. Mesela Recep İvedik… Hayatta beş saniye tahammül edemedim seyretmeye. Çünkü gayri ahlaki şeyler yapılıyor. Şahan Gökbakar aktör olamaz."

"ÇAĞATAY ULUSOY, BURAK ÖZÇİVİT, ENGİN ALTAN DÜZYATAN VASAT AKTÖRLER, SINIRI GEÇER GEÇMEZ BOĞULURLAR"

"Çağatay Ulusoy, Burak Özçivit, Engin Altan Düzyatan bu sanatçıları takip etmeye çalışıyorum ama vasat aktörler bunlar. Sınırı geçer geçmez ya da sınırda boğulurlar. Hayat ile akraba değil oynadıkları tiplemeler. Çünkü sanat dediğimiz şey; doğal ve toplumsal olayların belirli bir mantık ve estetik süzgecinden geçirilerek yeniden yaratılmasıdır. Yani sanatla hayat hısım olmalı. Sanat, hayatın kendisi değildir ama gibisidir. En azından gibisine benzetmek lazım. Biçimsel demokrasi zibidilikleri yaparak, biçimsel komiklikler yaparak sinemayı geliştiremezsiniz, aktör de olamazsınız, faktör olursunuz"

Röportaj: Tülin Tonkuş

Video Link: https://www.youtube.com/embed/wDM-zjIEwkI