Türkiye'deki uzmanlardan “Hong Kong” yorumu

Türkiye'deki uzmanlardan “Hong Kong” yorumu

Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'ndeki şiddet olayları son günlerde kaygı verici bir fırtınaya dönüşmüş durumda. Hong Kong'da hukukun üstünlüğünü ciddi şekilde hiçe sayan şiddet eylemleri Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İngiltere tarafından "barışçıl protesto hakkı" olarak dünya kamuoyuna servis edilmeye çalışılıyor.

Hong Kong Özel İdari Bölgesi Amiri Carrie Lam Cheng Yuet-ngor, salı günü yaptığı açıklamada, bölgede bir diyalog platformu oluşturulması için bir an önce harekete geçileceğini belirtmişti. Fakat hız kesmeyen yasadışı protestolar, Hong Kong'un istikrarını tehlikeye atıyor.

Hong Kong'da yaşanan yasa dışı protestolar Türkiye'deki uzmanların dikkatini çekmiş durumda. Prof. Dr. Selçuk Çolakoğlu ve Doç. Dr. Barış Doster Hong Kong'da yaşanan olayları CRI Türk Türkiye için değerlendirdi.

Çin Halk Cumhuriyeti ve Hong Kong Özel İdari Bölgesinde çeşitli akademik çalışmalara imza atan Doç. Dr. Barış Doster, söz konusu olayların tarihsel bir geçmişi olduğu belirterek bazı Batılı güçlerin buradan hareket ederek Çin'e karşı yeni bir koz oluşturulmak istediğini söyledi.

"ABD VE İNGİLTERE ÇİN'E KARŞI YENİ BİR KOZ OLUŞTURMA PEŞİNDE"

Hong Kong'un 1997 yılında anlaşmalar gereği Çin Halk Cumhuriyeti'ne bağlandığını ve artık bir Britanya sömürgesi olmadığının altını çizen Doç. Dr. Barış Doster, "İngiltere sömürge için girdiği bir bölgeden geri çekilirken, mutlaka gelecekte bir müdahale zemini hazırlayacak izler bırakıp çıkar. Bugün bu izleri Hong Kong'da görmek mümkün." dedi.

Bu fırsattan yararlanan Amerika Birleşik Devletleri'nin, İngiltere ile ortak hareket ettiğine değinen Doster, "ABD, Çin'i rahatsız etmek için nasıl Xinjiang Uygur Özer Bölgesinde insan hakları kavramı üzerinden algı yaratmaya çalışıyorsa, Hong Kong meselesinde de yeni bir koz yaratılmak isteniyor." ifadelerine yer verdi.

"ÜLKELERİN BAĞIMSIZLIĞINA, BÜTÜNLÜĞÜNE VE SİYASAL BİRLİĞİNE SAYGI DUYMAK GEREKİR"

Protestoların böyle bir noktaya ulaşmasının normal olmadığını vurgulayan Barış Doster sözlerine şöyle devam etti:

"Hong Kong içinde Çin Halk Cumhuriyeti politikalarından hoşnut olmayan gruplar olabilir. Ancak olayların uluslararası medyada yer alış biçimine baktığımızda işin boyutu değişiyor. Hong Kong'un kendi iç dinamiklerinin bu kadar güçlü ve örgütlü olduklarını hatta, yabancı ajanslara çarpıcı haberler yaptırabilecek kabiliyete sahip olduklarını söylemek gerçekçi olmaz. Kesinlikle bir dış kaldıraç söz konusu. Şunu da unutmamak gerekiyor, Çin Halk Cumhuriyeti'nin egemenlik sürdüğü topraklarda, o egemenliği sorgulamak uluslararası hukukta bir başka ülkenin haddi olamaz. Ülkelerin bağımsızlığına, bütünlüğüne ve siyasal birliğine saygı duymak gerekir."

"BATI EMPERYALİZMİ BU MESELEYİ ULUSLARARASI BOYUTA TAŞIMAK İSTİYOR"

Olayların diyalog yoluyla çözülebileceğini ancak bu diyalog müzakerelerinin nasıl olması gerektiği konusunda görüşlerini bildiren Doster sözlerini şöyle tamamladı:

"Göstericiler ile diyalog sürecine gidilirse elbette karşılıklı istekler söz konusu olacak. 'Tek devlet, iki sistem' ilkesi ile yönetilen Hong Kong'da egemen devlet Çin'in ne kadar esneklik göstereceği, nereye kadar müzakere etmek isteyeceği Çin'in kendi inisiyatifine bağlıdır. Çin'in egemenlik haklarını zedeleyecek ve yasaları yok sayacak istekler kuşkusuz reddedilecek. Böyle isteklerin son zamanlarda masaya taşınmak istediği gündeme geliyor. Bu istekleri masaya sürenler kuşkusuz dış güçlerdir. Batı bu meseleyi uluslararası bir boyuta taşımak istiyor. Çünkü mesele uluslararası boyuta dönüşürse emperyalist güçlerin müdahalesine açık hale gelecek. Olayın asıl tarafları kendi arasında bir anlaşmaya varsa bile işin boyutu uluslararası olunca oradan çözüm çıkmıyor. Dağlık Karabağ'da, Keşmir'de ve Kıbrıs'ta bu örnekleri görmek mümkün."

"HONG KONG ÜZERİNDEN KAMU DİPLOMASİSİ OLUŞTURULUYOR"

Asya Pasifik Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Selçuk Çolakoğlu, Hong Kong'un önemli bir finans ve ticaret merkezi olduğuna dikkat çekerek, artan şiddet olaylarının şehirdeki günlük işleyişi olumsuz yönde etkilemeye başladığını kaydetti.

Şiddet olaylarının bir an önce son bulması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Selçuk Çolakoğlu, "Hong Kong olayları uluslararası kamuoyunun gündemine oturmuş durumda. Sahadaki gelişmelerin ötesinde Çin ile Batı ülkeleri arasında bir kamu diplomasisi savaşının da ortaya çıktığını görüyoruz. Çin Halk Cumhuriyeti burada hassas duruşlar sergileyerek, şiddet olaylarının son bulması için çağrılar yapıyor. Böylece dünya kamuoyu önünde net duruş sergiliyor." açıklamasında bulundu.

"ÇİN'İN EKONOMİK BAŞARISI SORGULANMAK İSTENİYOR"

Öte yandan Çin'in yükselen ekonomi modelinin batının merceği altında olduğunu vurgulayan Çolakoğlu, "Hong Kong ve Çin'in iki önemli ekonomik başarı örneği olduğunu görüyoruz. Ticaret savaşları, Xinjiang meselesi ve son olarak Hong Kong olaylarının da patlak vermesi tesadüf olamaz. Çin'in ekonomik başarısı kaos ortamları yaratılarak sorgulanmak isteniyor." diye konuştu.

Haber: Mehmet Emre Öztürk