“Türkiye ile Çin arasındaki yakınlaşma artarak devam edecektir”

“Türkiye ile Çin arasındaki yakınlaşma artarak devam edecektir”

Ufuk Üniversitesi Siyaset Bilimi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı ve Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Başdanışmanı Prof. Dr. Sencer İmer, CRI TÜRK'te Kâmil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu "Manşet" programına konuk oldu ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İlk olarak Türkiye- ABD ve Rusya arasında geçen S400 konusunda değerlendirmelerde bulunan İmer şunları söyledi:

"Türkiye S400 konusunda kararını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan Japonya'daki G20 zirvesine gitmeden öncede bunu açıkça ifade etti. Türkiye'nin hava savunmasını sağlayabilmesi için böyle bir sisteme ihtiyacı var. Bunu öğrenmiş olacaklar. Sistem temmuz ayında kurulacak. Zaten Rusya tarafı da sistemin Türkiye'ye sevk edilmek üzerine olduğunu söylüyor. ABD Türkiye'ye temmuz sonuna kadar süre vererek zaman kazanmaya çalıştı. Fakat Türkiye'nin bu kararlılığı karşısında yapacağı bir şey yok. Nitekim bürükseldeki savunma bakanları toplantısında da sayın Akar muhatabı olan Esper ile yaptığı görüşmede açıkça 'biz bu görüşümüzden vazgeçmiyoruz. Buna devam ediyoruz' dedi. ABD tarafı da kendi görüşlerini tekrarladı. Böylece iki tafta görüşlerini karşılıklı ortaya koymuş oldu. Fakat ABD tarafı tehditler savuruyor. İşte nedir 'Türkiye'yi F35 projesinden çıkaracağız' diyor.  Esasen bu yapacakları hukuken problemli bir şey. Çünkü F35 projesinin içinde Türkiye başından beri var ve belli imalatları da Türkiye yapacak zaten ama bu imalatlardan da vazgeçeceklerini söylüyorlar. Şayet böyle bir şey yaparlarsa bu bir ticaret mahkemesi yani tahkim konusu olur. ABD tarafı tek taraflı anlaşmayı ihlal etmiş olur. Götürüldüğü herhangi bir uluslararası ticaret mahkemesinde faizi ile birlikte ödemek zorunda kalır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'da bu durumu Japonya da gazetelere açıklamış.

Şimdi ABD'nin bu konuda yapacağı bir şey yok. ABD'nin burada yaptığı en büyük hata tehdit yoluyla bazı sonuçlara ulaşabileceğini zannetmesi. Oysa bu durumdan sonuç alamayacağı çok açık. Trump burada kendi görüşünü söyleyecek. Türkiye'de kendi görüşünü söyleyecek ve bir şey olmayacak. Ambargo meselesine gelince bu şu konularda mahsurlu olacaktır. Birincisi ittifak içerisinde ABD 'benim silah sitemimi almazsan sen başka yerden silah sitemini alırsan sana şöyle şeyler uygularım' dediği zaman ticari münasebetlerle inandırıcılığı ve ittifak ilişkilerini birbirlerine karıştırmış olur. Diğer müttefiklerde bundan şüphelenirler ve ABD'nin durumu sarsılır. ABD bir ticaret şirketine dönüşmüş olur, ABD bir ticaret şirketi değil bir devlettir. Verdiği sözlere sadık kalması gerekir.

Trump'ın gelecek sene seçimi var. Bu seçimi kazanabilmesi başarıya bağlı. Türkiye'yi bu şekilde kaybetmesi, karşısına alması. ABD'nin işine gelmez. Çünkü bu bölgede ABD söz sahibi olmak istiyorsa yalnızca İsrail, BAE, Suudi Arabistan, Mısır'la bu işi halledemez. Dolayısıyla Türkiye'ye ihtiyacı var. ABD'nin Türkiye ihtiyacı, Türkiye'nin ABD'ye ihtiyacından daha fazla.

Türkiye-Rusya ilişkileri yoluna devam edecektir. Bütün denemelere rağmen sonuç alınamayacaktır ama Türkiye NATO içerisinde de kalmaya devam edecektir. Tıpkı 1964 yılında İsmet Paşa'nın bütün dünyaya verdiği mesaj gibi. O ünlü Johnson mektubundan sonra; biz NATO'nun SSCB'ye en yakın kanadı oluyoruz. Şimdi de Türkiye NATO'nun Rusya'ya en yakın kanadı olmaktadır. Bu hiç farklı olmaya politikadır."

"G20'DEN BİR SONUÇ ÇIKMAZ"

Prof. Dr. Sencer İmer, Japonya'nın Osaka kentinde yapılan G20 zirvesine ilişkin ise şunları kaydetti:

"G20 zirvesinden ben bir sonuç çıkacağını düşünmüyorum. Orada birtakım güzel laflar edilecektir ama fiili olarak Trump'ın gelecek yıl seçimi olması nedeniyle ABD'nin Çin'e uyguladığı ticaret savaşının daha ileriye taşımasının pek akıllıca olmayacağı kanısındayım. Şayet bunu yaparsa Çin'de buna cevap vereceğini söylemiştir. Dolayısıyla ABD'nin tehdit ve şantaj yoluyla sonuç alabileceğini düşünmüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

"TÜRKİYE İLE ÇİN ARASINDAKİ YAKINLAŞMA ARTARAK DEVAM EDECEKTİR"

Türk-Çin ilişkilerine de değinen İmer; "Türkiye ile Çin arasındaki yakınlaşma artarak devam edecektir. 'Bir Kuşak Bir Yol İnisiyatifi' Türkiye için de son derece önemli bir projedir. Çin yatırımlarının bu proje çerçevesine büyük önem taşıdığını düşünüyorum.  İki devlet arsındaki problemlerden bir tanesi Uygur bölgesidir. Türkiye Uygur bölgesindeki meselenin iki tarafında kabul edebileceği şekilde çözülmesini isteyebilir. 'Bizim projemiz yürüsün Türk-Çin ilişkileri en iyi şekilde gelişsin ama Uygurluların hakları da muhafaza edilsin.' diyebilir. Problem budur. Yoksa Uygur bölgesinin bağımsız bir devlet olması veya orada terör faaliyetlerini söz konusu olması Türkiye tarafından desteklenmez. Böyle bir şey mümkün değildir." ifadelerini kullandı.