“Türkiye-Çin dostluğu, 21. yüzyılın en önemli ittifakıdır”

“Türkiye-Çin dostluğu, 21. yüzyılın en önemli ittifakıdır”

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, sürmekte olan 2. Kuşak ve Yol Uluslararası İş Birliği Forumu'ndan hareketle Çin ve Türkiye ilişkilerini değerlendirdi.

Perinçek, yeni bir dünyanın kurulmakta olduğunu, "Kuşak ve Yol İnisiyatifi"nin de yeni dünyanın projesi olduğunu dile getirdi.

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, CRITÜRK'te Tuğçe Akkaş'ın sunduğu Manşet programına katıldı.

Perinçek, Asya ülkelerinin Yeni Dünya'ya damga vurduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünyada ekonominin ve siyasetin ağırlığı artık Asya'ya kaydı. Avrasya ülkeleri, dünyanın geleceğini belirleyen konularda ağırlık kazandı. Çin Halk Cumhuriyeti, dünyanın büyümesine her yıl yüzde 39 oranında olağanüstü bir katkıda bulunuyor. Yüzde 19 oranda katkıda bulunan Hindistan ile Asya ülkeleri, dünyanın büyümesinin lokomotifi haline geldi. Türkiye Çin ilişkileri de dünyanın geleceğini belirlemede son derece önemli bir noktada yer alıyor. Türkiye ekonomisinin ihtiyaçları ile Çin ekonomisinin paylaşarak gelişme çizgisi, bu iki ülkeyi buluşturuyor. Güvenlik açısından da Türkiye ile Çin, ABD'nin kışkırttığı bölücü teröre karşı mücadele ediyor ki bu da iş birliğini kaçınılmaz hale getiriyor. Bu iş birliğini başta ABD ve İsrail olmak üzere sabote etmek isteyen ülkeler var.  Türkiye-Çin ilişkilerinde teröre karşı mücadele belirleyici, "anahtar sorun" olarak görünüyor. Çin Halk Cumhuriyeti'nde Xinjiang Uygur Bölgesi'ni hedef alan, sözüm ona 'Doğu Türkistan' adını taşıyan İslam Partisi Terör Örgütü, aynı zamanda Türkiye'nin de düşmanıdır. Fırat Kalkanı Harekâtı'nda DEAŞ'ın içinde, 'Doğu Türkistan' adını taşıyan İslam Partisi militanlarının Mehmetçiğe karşı savaştığını biliyoruz. Batı Asya'da yetiştirilen teröristler, istikrarı bozmak ve bölücü faaliyetlerde bulunmak üzere Çin'e gönderildi. Türkiye Hükümeti, Çin'e yönelik terör hareketlerinde hassas olmalı ve güvenlikte iş birliği konusunda dikkatli davranmalıdır. Türkiye, Çin'e yönelik terör hareketlerine kesinlikle izin vermemelidir."

"BORCU BORÇLA ÇEVİRME HALİNDEN, ÜRETİM ODAKLI EKONOMİYE GEÇMELİYİZ"

Çin'in inisiyatif içindeki ülkelere yaptığı yatırımları son dönemde artırması ile "Kazan Kazan" ve "Ortak Yarar" ilkeleri hakkında birlikte yatırım yaparak, Türkiye'nin Çinlilerin sermaye birikiminden yararlanması gerektiğini vurgulayan Doğu Perinçek, şunları söyledi:

"Türkiye, ekonomik olarak dar bir boğazdan geçiyor. 480 milyar dolarlık dış borcumuz var. 170 milyar dolar ise 1 yıl içinde acilen ödenmesi gereken borcumuz. Bütçe açığı, ocak ve şubat aylarında 16,4 milyar Türk Lirası ile tarihte görülmemiş oranlara yükseldi. Fabrika kapılarına kilit vurularak, işçilerin işlerinden atılması, iflaslar gerçekleşiyor. Gelinen noktada, Türkiye'nin artık borçlanma ekonomisiyle devam etmesi mümkün değil.  Artık borcu borçla çevirme halinden, üretim odaklı ekonomiye geçmemiz gerekiyor. Üretim odaklı ekonominin de bizim açımızdan dünyadaki en önemli ortağı, birinci ticaret ortağımız olan Çin'dir. Çok büyük bir döviz rezervi olan Çin Halk Cumhuriyeti'nin 200 ilâ 300 milyar dolarının birkaç yıl içinde Türkiye'ye çekmemiz mümkün. Bir buçuk ay kadar önce Çin'deyken bu konuları yetkililerle de konuştuk, ayrıca iki gün önce Çin Büyükelçisi ile de bunları görüştük. Bizim sanayicilerimiz ile Çinli yatırımcılar arasında iş birliğini geliştirebilir ve önemli yatırımlar yaparak, kazancımızı da paylaşabiliriz. Çin'i de Afrika, Batı Asya, Avrupa ve Rusya'nın ekonomik komşusu haline getiririz. Sonrasında da birlikte ürettiğimiz malları hem Türkiye'nin iç piyasasının taleplerini karşılayarak değerlendiririz hem de Afrika, Batı Asya, Avrupa ve Rusya'ya Türkiye'den ihraç edebiliriz. Bu görevin başarılması, ekonomik iş birliği, Türkiye-Çin dostluğunun Türkiye'de toplumsal ve sınırsal gücünü de inşa etmiş olacak. Türk milletinin güvenlik ihtiyacı açısından, milletin bütünü, Çin dostluğu açısından önemli bir kuvvet haline gelecek. Ekonomik ve güvenlik kapsamında Türkiye-Çin ilişkilerine baktığımız zaman, son derece umutlu ve aydınlık bir gelecek görünüyor. Bu nedenle de Türkiye-Çin dostluğu, dünyanın geleceğini belirlemek açısından 21. yüzyılın en önemli ittifakıdır."