“Taraftar gruplarını suç örgütü, taraftarı da suçlu olarak öngören bir anlayış”

“Taraftar gruplarını suç örgütü, taraftarı da suçlu olarak öngören bir anlayış”

Spor yorumcusu ve Fenerleaks admini Behçet Üstün, sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair 6222 sayılı kanundaki değişiklikleri değerlendirdi.

Üstün, Türkiye'de birçok farklı konuda çıkan yasanın uygulanma aşamasında sıkıntılar yaşandığını vurgulayarak, bunun nedeninin de yasanın kendisinden ziyade uygulayıcıların yanlı tutum ve uygulamaları nedeniyle olduğunu dile getirdi.

Spor yorumcusu ve Fenerleaks Behçet Üstün, CRI TÜRK'te Kâmil Erdoğdu'nun hazırlayıp, sunduğu Manşet programına katıldı. 6222 sayılı kanunda kapsamı genişleten ve cezaları artıran bir değişikliğe gidildiğini belirten Üstün, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yasanın değişiklik öncesi halinde ve öncülü olan 5149 sayılı yasada da oldukça ağır birtakım yaptırımlar vardı fakat bunlar ya yetersiz kaldı ya da çarpık uygulamalar nedeniyle yetersiz olduklarına karar verildi. Benim bu konudaki yorumum, taraftar olaylarından ziyade, toplumsal muhalefetin spor alanlarında fazla yer almasından ötürü sanki bir baskı kurulmak isteniyormuş gibi görünüyor.

3 Temmuz'da Fenerbahçelilerin sert bir direnişi vardı, Gezi döneminde taraftar grupları her türlü olayın içindeydi ve sonrasında en son İstanbul seçimlerinde gerçekleşen salon ve statlardaki muhalif tezahüratlar sonrasında toplumsal muhalefetin yeşerdiği alanlarda taraftarın üzerinde baskı kurulması amaçlanıyor.  Yasadan ziyade, uygulayıcının tavrı belirleyici oluyor. İşin dozu o kadar artırılmış durumda ki önceden sadece spor salon ve sahalarında uygulanırken, şimdi kapsam inanılmaz genişletilmiş durumda. Yasada müsabaka öncesinde, esnasında veya sonrasında, taraftarların sürekli veya geçici olarak bulundukları yerler deniyor, yani evinizden çıktığınız andan itibaren, gittiğiniz yol, maç öncesi arkadaşlarınızla oturup bir şeyler yediğiniz yer, statlar zaten dahil, sonrasında maç bitti çıktınız, iki tost yiyerek maç üzerine yorum yapacağınız yer ya da oturacağınız parkı içeren tüm bu alan, şu anda 622'nin yetki alanına giriyor. Bu da yetmiyor, sosyal medya da dahil ediliyor. Sosyal medyadan hakaretin cezası da 3 yıldan başlıyor. Bu yaklaşım, taraftar gruplarını suç örgütü, taraftarı da suçlu olarak öngören bir anlayışın sonucudur."

"İNSANLARI İKİ TEKELE MAHKÛM EDİYORLAR"

Passolig'e baştan beri karşı olduğunu ve boykot ettiğini belirten Behçet Üstün, şunları söyledi:

"Passolig çıktığından beri maça gitmiyorum ama eşimle dostumla görüşmek amacıyla Yoğurtçu Parkı'na, Nevizade'ye ya da Beşiktaş'a gitsem ve o esnada bir arbede yaşansa, polis gelse, Passolig'im olmamasına rağmen ceza göreceğim.  Orada çıkacak olan bir arbedede kimlerin olay çıkardığına ve kimlerin dahil olduğundan ziyade, o bölgede olan herkesin toplanıp cezalandırılması tarzında bir anlayış var. Taraflara suçlu muamelesi yapılması, yazık. Spor izleyicisi iseniz, Türkiye Futbol Federasyonu'ndan daha çok, diğer iki farklı tekele muhtaçsınız. Biri Passolig tekelini elinde bulunduran kuruluş, çünkü biletinizi tek bir yerden alabiliyorsunuz, diğeri de başka bir tekel olan yayıncı kuruluş. 6222 sayılı kanunun insanların üzerinde kuracağı baskı da belki insanları salon ve statlardan uzaklaştırarak, yayıncı kuruluşa yönlendirebilir."