Sibel Karabel'den 70. yıla özel değerlendirmeler

Sibel Karabel'den 70. yıla özel değerlendirmeler

BİLGESAM Araştırma Koordinatörü Sibel Karabel, Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 70'inci yıl dönümü kutlamalarını ve 70 yıllık süreci CRI Türk Türkiye için değerlendirdi.

Çin Halk Cumhuriyeti'nin 1 Ekim 1949'daki kuruluşundan geçen 70 yıl boyunca gözlemlenen en çarpıcı gelişmenin, Çin'in çağdaş dünya tarihindeki mucizevi ekonomik dönüşümü olduğuna dikkat çeken Karabel, "Nitekim, akla gelebilecek ilk göstergelerden biri olan Gayri Safi Hasıla (GSH) noktasında, 1952'de Çin'in dünya GSH'ye oranı yüzde 5 iken, Deng Xiaoping ile başlatılan 'Refom ve Dışa Açılım' başladığında yüzde 5 civarında ve 1990'ların ortasında yüzde 10'a ulaştığını bilmekteyiz. 2018 verileriyle baktığımızda yüzde 16'yı bulduğunu görmekteyiz. Benzer şekilde, 1949'da 542 milyon nüfusun 60 milyonu şehirlerde yaşarken, 2019'da bu oran yaklaşık 1,4 milyar nüfusun 970 milyonunu bulmaktadır. 2008 ekonomik krizinden kısa bir süre sonra 2010 yılında Çin, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi sıfatını Japonya'dan almıştır. Yine aynı senede dünyanın en büyük ihracatçısı konumuna Almanya'nın yerine geçmiştir. Verilebilecek çok fazla veri var ancak şu denilebilir ki; 'Çin Rüyası' bir süreç ve Çin Halk Cumhuriyeti liderlerinin gündeminde devamlılık unsuru olarak atfedilebilecek bir motto." dedi.

"ÇİN'İN ARTAN GÜCÜ FARKLI ALANLARDA DA TEZAHÜR ETMEKTE"

Çin Halk Cumhuriyeti'nin son yıllardaki yükselişinin dünya kamuoyunda uyandırdığı izlenimlere değinen Karabel, sözlerine şöyle devam etti:

"Çin'in kuruluşundan itibaren başlayan ve son on yıllık zaman diliminde ekonomik, siyasi ve askeri alanlarda yükselişiyle, dünya siyasetindeki birçok temel konunun gündeminde belirleyici etkiye sahip oldu. Küresel düzlemde değerlendirildiğinde, Çin'in dönüşümü güçler dengesinin iki kutuplu dünya düzeninden tek kutuplu bir yöne evirildiği zaman dilimine denk gelmekte. Çin, ekonomik, askeri ve siyasi ağırlığı arttıkça dünya sahnesinde daha proaktif bir diplomasi izlemeye başladı. Bu gözlem için, Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu'ndaki vetolarının yıllar içinde artışından, küresel ısınma konusundaki küresel yönetişim girişimlerinden, askeri diplomasisinin çeşitlenmesinden çıkarım yapılabilir. Bugün bakıyoruz ki, örneğin Fortune'un ilk 500 şirketinde 111 Çinli şirket var, Arge'de dünyada 2. En büyük yatırım yapan ülkesi, dünya patent başvurularının yüzde 40'ı Çin'den. Dolayısıyla bu veriler gösteriyor ki, Çin'in artan gücü farklı alanlarda da tezahür etmekte."

"TÜRKİYE-ÇİN STRATEJİK ORTAKLIĞI KUŞAK YOL İNİSİYATİFİ İLE GÜÇLENDİ"

Öte yandan Karabel, "1978 yılında başlatılan Reform ve Dışa Açılım Politikasıyla dünya siyasetinde ağırlığı ve konumu giderek artan Çin'in yükselmesi uluslararası sistemin düzeneklerinde değerlendirildiğinde, Soğuk Savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) başat gücüne ve 'Washington Konsensüsü'ne 'Bejing Konsensüsü' ile meydan okuma olarak tahlil edilebilmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Bu bağlamda Türkiye ve Çin arasındaki ilişkilerin gelişimini dile getiren Karabel, şunları kaydetti:

"Türkiye-Çin ilişkileri küresel düzen içinde giderek artan bir ivmeyle devam etmiş ve özellikle 2000'li yıllarda hız kazanmıştır. ABD'nin Soğuk Savaş ortamında (müttefiklik ilişkilerinin keskin olduğu bir ortamda) 1972'de Çin ile raproşmanı sonrası Türkiye-Çin ilişkileri de gerek siyasi ve diplomatik olarak farklı bir rotada seyretmeye başlamıştır. Özellikle 1990'lı yıllar ve 2000'lerin başlarından itibaren Türkiye-Çin 'Stratejik Ortaklık' ve Kuşak ve Yol İnisiyatifi gibi somut platformlarla ekonomik, ticari ve diplomatik ilişki ağını güçlendirmiştir. Burada hem Türkiye hem Çin açısından önem arz eden husus; mevcut küresel düzende iki ülkenin kendi dinamiklerini ve özgünlüğünü yakalayan yapısal bir ilişki temellendirmeleridir."

"XI JINPING'DEN 'UZUN DÖNEM REFAH VE İSTİKRAR' VURGUSU"

1 Ekim'de Beijing, Tia An Men meydanında Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in yaptığı konuşma dünya gündeminde sıcaklığını koruyor. Uluslararası kurum ve kuruluşta yer alan birçok uzman, Xi'nin konuşmasının ülkenin azim ve kararlılığını ortaya koyduğunu söylüyor.

Konuya ilişkin Karabel, "Xi Jinping, Çin Halk Cumhuriyeti tarihinde yer almış çok güçlü bir lider. Xi Jinping'in göreve geldiği 2012'den itibaren temel hedeflerine baktığımızda, Çin'in yeni dünya düzeninde Asya ve Avrupa'da 3000 yıllık ekonomik ve askeri üstünlük sağlamış olan 'Çin'in' tekrar yükselmesi vurgulanmakta. Bu minvalde, iç siyasette de Xi Jinping'in güç konsolidasyonu Çin'in dünyadaki ve küresel yönetişimdeki güçlü rolünü restore etmeyi amaçlamaktadır. Kuşak ve Yol İnisiyatifi, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası örgütler ve ikili ve bölgesel anlaşmalar aracılığıyla küresel olaylarla uyum içinde olması da bu açıdan değerlendirilebilir. 70. yıl kutlamalarında Xi Jinping'in en çok dikkati çeken "Hiçbir güç bu muazzam ulusun statüsünü, Çin halkının ve ulusunun ilerlemesini durduramayacaktır." söylemi aslında Çin'in hedeflerine ulaşmadaki azmini yansıtmakta. Burada birçok mesaj barınmakla birlikte, Xi'nin 'uzun dönem refah ve istikrar' vurgusu Çin'in içeride ve dışarıda yaşadığı ne olursa olsun, siyasi (Partinin etkinliği ve meşruiyeti), ekonomik (yeni normalinin sürdürülebilir kılınması) ve sosyal (gelir dağılımı, fakirlik oranı) parametrelerin devamlılığı noktasında istikrar ve gücün altı çizilmekte." diye konuştu.

KARABEL'DEN 70. YIL MESAJI

70. yılın tüm dünya açısından örnek teşkil eden birçok başarıyı barındırdığı söyleyen Karabel, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kuruluşundan bu yana Çin, kendine özgü tarihsel ve kültürel altyapısı ile mevcut uluslararası sistemde; alternatifler oluşturarak sistemi dönüştüren muazzam bir güç olarak karşımıza çıkmakta. 70. yılında ise liderler düzeyinde de Çin'in mesajı, istikrar ve refahını uzun vadede devam ettirmek oldu. 27 Eylül 2019 tarihinde 'Yeni Dönemde Çin ve Dünya' isimli yayımlanan Beyaz Kitap'ta da belirtildiği gibi, Çin önümüzdeki süreçte barış ve kalkınma, karşılıklı saygı ve eşitlik ile çok taraflı iş birliği gibi temalara önem verecek gibi gözüküyor."

Haber: Mehmet Emre Öztürk