“Savaşın Japonya'ya Karşı Kaybedilmesi Sonucunda Çin, Japonya'nın Gölgesinde Kaldı”

“Savaşın Japonya'ya Karşı Kaybedilmesi Sonucunda Çin, Japonya'nın Gölgesinde Kaldı”

Akademisyen Dr Altay Atlı,  Fransa'da Birinci Dünya Savaşı'nı sona erdiren anlaşmanın 100. Yıl anması sonrasında, birinci ve ikinci Dünya Savaşları'nın perde arkasında kalan Asya boyutunu değerlendirdi. Atlı, her iki savaşın da 20. Yüzyılın dünya tarihini belirlediği halde, Batı merkezli bakarak, savaşların esas Batı'da geçtiğini Asya'nın ise geri planda kaldığı algısının yaygın olduğunu dile getirdi. 

CRI TÜRK'te Kâmil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu Manşet programında Altay Atlı şöyle konuştu; "İkinci Dünya Savaşı'nın başlangıcı, Almanya'nın Polonya'yı işgali olan 1 Eylül 1939'da olarak bilinir ancak o esnada Çin ile Japonya arasında zaten iki senedir süren bir savaş var. Bu savaş 1937'de başladı ve İkinci Dünya Savaşı'nın bir parçası haline geldi, dolayısıyla belki de İkinci Dünya Savaşı tarihini 1937'den başlatmak gerekir. Bugünün dünyasını daha iyi anlayabilmek için aslında böyle bakmakta fayda vardır. 11 Kasım 1918'deki ateşkes ile Birinci Dünya Savaşı resmen sona erdi ve Avrupa'da silahlar sustu ama yine de sonrasında birçok yerde mücadelelerin ve iç savaşların devam ettiği, imparatorlukların yıkılarak yeni bir ulus devletin ortaya çıktığı görülüyor. Ayrıca savaş sonrası galip tarafların, savaşın mağlup taraflarına çok ağır şartlar dayattığı biliniyor. 11 Kasım'da ateşkes ilan edildikten sadece iki gün sonra İstanbul işgal ediliyor ve Türkiye'de yeni bir diriliş ve millî mücadele dönemi başlıyor. Almanya da dayatılan barış antlaşmalarının şartları karşısındaki tepkisi çok daha farklı oluyor ve büyük bir ekonomik krize giriyor. Almanya'daki bu ciddi krizin de nasyonel sosyalizme ve Adolf Hitler'e yol açtığını görüyoruz. Bu esnada Asya'da; Japonya savaşta ön plandaydı ancak hiç konu edilmeyen Çin'in konumu da önemliydi.  Çin, imparatorluğun son döneminde Afyon Savaşları'ndan itibaren, Batılı ülkeler karşısında zoraki bir açılma süreci içindeydi. 1894 – 1895'te yapılan savaşın Japonya'ya karşı kaybedilmesi sonucunda Çin, Japonya'nın gölgesinde kaldı. 1911'de Çin'de Qing Hanedanlığı'nın sona ererek, Çin Cumhuriyeti'nin kurulması ve bu sırada ortaya çıkan iç karışıklıklar söz konusuydu."

"Japonlar, 1916'da Çinliler'in Savaşa Girmesine Engel Oluyor"

Çin'in aslında Birinci Dünya Savaşı'na fiilen katılmadığını ve 1917'nin sonuna kadar da tarafsızlığını koruduğunu belirten Altay Atlı sözlerini şöyle sürdürdü; "Çin, 1917'de Amerika'nın ısrarıyla Almanya'ya karşı sembolik olarak savaş ilan etti. Beijing'in güneyinde yer alan ve denize kıyısı olan Shandong Eyaleti 1896-1897'den itibaren Almanlar'ın kolonisi durumundaydı. 1914'ün yazında Birinci Dünya Savaşı başladığı zaman Çinliler, Almanlar'la savaşa girmiş olan İngilizler'e, savaşta tarafsız kalacaklarını ancak burayı da Almanlar'ın elinden almak istediklerini söylediler. Bu sıcak karşılanmıyor ama Japonlar bu durumu fırsat bilerek, Shandong Eyaleti'ndeki Qindgdao'ya geliyor ve burası Almanlar'dan çıkarak, Japonların hegemonyasına giriyor. İki yıl sonra 1916'da bu kez İngilizler'den savaşa girmeleri için Çin'e bir teklif geliyor ve Japonlar'la aynı tarafta olan İngilizler'in bu teklifi üzerine Japonlar'ın da onayı istendiğinde Japonlar, bu fikre yanaşmayarak; "üstünlük burada bizdedir, Çinliler'in bu savaşa girmesine lüzum yok, Qingdao da bizimdir" açıklamasını yapıyor.

"Çin'in Büyük Hayal Kırıklığı: Versailles Antlaşması"

Atlı, Çinliler Japonlar'ın onay vermemesi üzerine savaşa dahil olamayınca, Avrupa'ya asker değil, müttefik ülkelerin savaş faaliyetlerinde çalışmak üzere yaklaşık 150 bin işçi gönderdiğini ifade ederek Şunları söyledi; "Savaş alanlarında da bu işçiler çalışmış hatta Batı'da Birinci Dünya Savaşı'nda Siper Savaşlarından bahsedilir, bu siperlerin önemli bir bölümü Çinli işçiler tarafından kazılmış. Çin bu esnada, işçileri çeşitli formüllerle şirketler üzerinden gitmiş gibi göstererek, tarafsızlığını koruyor. 11 Kasım'da Fransa'da imzalanan barış antlaşması esnasında Çinliler çok büyük bir hayal kırıklığına uğruyor. Japonya'nın aktif olarak yer aldığı ve asker gönderdiği için orada öncelik Japonlar'a veriliyor ve Çinliler'in derdini dinlemeye kimse yanaşmıyor. Ayrıca Japonya Shandong'u iade etmediği gibi Çin'den Mançurya'yı da isteyerek baskı yaptığında, Batı Japonya'nın yanında yer alıyor. Çin'in yaşadığı bu hayal kırıklığı, o dönemde Çin'deki siyasi yapıların şekillenmesinde, daha sonra Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurulmasına kadar giden yolda, Komünist Parti'nin ön plana çıkmasında rol oynamıştır. Versailles Antlaşması 1918'de imzalanmış, Komünist Parti de 1921'de kurulmuştur. Birinci Dünya Savaşı'nın bitiminin üzerinden 100 yıl geçti ve bu savaş özellikle Ortadoğu ve Avrupa'da birçok şeyi değiştirdi ama aynı zamanda Doğu Asya'da da büyük etkileri olmuştur. "