“Politik bir kelime oyunu”

“Politik bir kelime oyunu”

BİLGESAM uzmanı Sibel Karabel, Donald Trump ile Kim Jong-un görüşmesini ve Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı 13. Ulusal Komitesi'nin ve 13. Ulusal Halk Meclisi ikinci toplantılarını değerlendirdi.

Karabel, Kore Yarımadası'ndaki nükleer sorununun Çin, Rusya, ABD, Japonya, KDHC ve Kore Cumhuriyeti'nin dahil olduğu çok aktörlü bir konu olduğunun altını çizdi.

BİLGESAM uzmanı Sibel Karabel, CRI TÜRK'te Tuğçe Akkaş'ın sunduğu Manşet programına katıldı.

Vietnam'da yapılan zirve sonrasında Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) Dışişleri Bakanı yardımcısı tarafından yapılan açıklamada "Biz KDHC olarak, ABD'nin ülkemize yönelik yaptırımlarını kısmi olarak kaldırılmasını talep ettik. Bunun karşılığında da ABD bizden nükleersizleştirme konusunda adımlar atmamızı istedi." ifadelerini kullandığını belirten Karabel, şunları söyledi:

"Trump ise; 'KDHC lideri Kim, bizden tüm yaptırımları kaldırmamızı istedi' açıklamasında bulundu. Dolayısıyla burada politik bir kelime oyunu var. İlk zirvede Kim Jong-un, nükleer denemeleri donduracağına dair söz verdi ki bu aslında Çin'in önerisiydi. Kısa vadede değil ama uzun vadede çok aktörlü çözümlerle bir yere varılabileceğini düşünüyorum. KDHC, yüzde 90 Çin'e bağımlı ve en yakın müttefiki olan Çin'in dışında da neredeyse hiçbir ülke ile bir bağı yok. KDHC tüm dünyada 'nükleer bir güç' olarak tanınmak istiyor bu nedenle de ABD'nin kısmi ya da tam anlamıyla yaptırımları kaldırmayı masaya koyması akıllıca bir davranış oldu. Çin kanadı zirve sonrasında yaptığı açıklamada; müzakere masasında, ortak paydada ekonomik yaptırımların olmasının çok olumlu bir gelişme olduğunun altını çizdi. Çin, burada insiyatif sahibidir ve 2003-2007 arasında Altılı Görüşmeler adı altında ABD ile KDHC'yi ortak bir masada toplayan da Çin'dir. Trump da KDHC nükleer sorununun çözülmesi adına Çin'in her türlü yardımını arayan, desteğini isteyen bir liderdir."

"5 Mart'ta açıklanacak olan rapor, dünya ekonomisi, Çin ve ABD açısından çok önemli"

Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı 13. Ulusal Komitesi'nin ve 13. Çin Ulusal Halk Meclisi'nin iki toplantılarının Çin'de çok önemli olduğunu belirten Sibel Karabel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu toplantılar daima önemli olmasına rağmen özellikle Xi Jinping'in görev süresinin sınırlarının kaldırıldığı geçen sene çok daha önemliydi. Özellikle 19. Parti kongresinden sonra, 'ebedi lider' olarak bile nitelendirildi. Benim için bir diğer önemli konu da geçen sene, Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nin Komünist Parti anayasasına girmiş olmasıydı. Ayrıca, Xi Jinping'in hedefleri doğrultusunda, merkezi otoriteyi güçlendirme hedefi ile siyasi kurumlarda bazı değişiklikler yapılarak, yeni bakanlıklar eklendi, bazı bakanlık ve ajansların görevleri değiştirildi. Bu yılki toplantıda Li Keqiang'ın ekonomik hedeflerle ilgili bir rapor sunması bekleniyor. Aynı zamanda Çin, ABD ile ticaret savaşını aşmak amacıyla düzenlenen bir müzakere sürecinden geçiyor dolayısıyla, 5 Mart'ta açıklanması beklenen rapor hem dünya ekonomisi hem de Çin ve ABD açısından çok önemli. Bu kez ticaret savaşlarının gölgesi altında gerçekleşecek olan toplantılarda, Çin'in kendine yönelik reformları, yüzde 6 ilâ 6,5 olarak açıklanacağı tahmin edilen büyüme oranı ve para politikasının nasıl olacağı merakla bekleniyor."