“Olağanüstü Hal, Olağan Bir Hal Konumuna Geldi”

“Olağanüstü Hal, Olağan Bir Hal Konumuna Geldi”

İYİ Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Osman Ertürk Özel, CRI TÜRK'te Tuğçe Akkaş'ın konuğu oldu.

Gündeme ilişkin değerlendirme yapan Özel, İYİ Parti'nin 2019 seçim stratejileri ve Gençlik Kolları'nın çalışmaları hakkında da detaylı bilgiler verdi.

İYİ Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Osman Ertürk Özel, son dönemde iç siyasetin sıcak başlıklarından olan ittifaklar konusunda açıklamada bulundu.

OsmanErtürkÖzel-2

"İYİ PARTİ'NİN DURUŞU VE KONUMU BELLİ"

"En son olarak cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olarak adlandırılan bir sistemin içerisindeyiz ve 2019'dan itibaren de bu sistem tüm fiiliyatıyla günlük hayatımızın her yerinde etkili olacak" diyen Özel konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu sistemin propagandası yapılırken 'parlamenter sistem kötüdür çünkü parlamenter sistem koalisyonlar getirir, koalisyonlar kötüdür, tek başına iktidar iyidir bu da istikrar getirir' denildi. Daha ortada seçim yok, seçim sonucu yok ittifaklar yapılmak durumunda kalındı. Bu aslında iktidarın plansızlığının ve programsızlığının bir noktada artık kendi ayağına dolanmasıdır. Yüzde 34-35'lerle tek başına iktidar olmayı başarabilmiş bir AK Parti, insanlara 'evet, verin, bize oy vermeyenler teröristtir, PKK'lıdır, FETÖ'cüdür' diyerek kendini öyle bir duruma soktu ki, yüzde 50 artı 1'i alamadıkça iktidar olamıyorsunuz ve aldığınız yüzde 48-49'ların hatta 50'nin hiçbir manası olmuyor. Öyle bir sisteme getiriyorsunuz ki hem sizin cumhurbaşkanı olmanız gerekiyor hem de partinizin Meclis'te iktidar olması gerekiyor. Bugünün zayıflayan iktidarında maalesef bunlar mümkün de değil, kendileri de bunu biliyor. Bugünün Milliyetçi Hareket Partisi içerisinde aynı durum mevcut ve onlar da ciddi şekilde baraj kaygısı içindeler. Hatta bu meseleler ilk konuşulmaya başladığında biz kendi değerlendirmelerimizi yaparken bazı arkadaşlarıma dedim ki 'ittifak yapılacak ve bu ittifaka da vakti zamanında Erbakan ile rahmetli Türkeş arasında yapılan ittifak örnek gösterilecek, denecek ki o zaman da bu yapılmıştı'. Bugün o yapılmaya başlandı ve buna yaklaşmaya çalışan Büyük Birlik Partisi var."

İttifak arayışlarında İYİ Parti'nin duruşu ve konumunun belli olduğunun altını çizen Özel, İYİ Parti'nin öncelikle Meral Akşener'in cumhurbaşkanı yapılması üzerine kurulmuş bir siyasi parti olduğunu kaydetti.

"Bu seçim ikinci tura kaldığı anda tüm ittifaklar da yapılsa her türlü düzen de kurulsa Sayın Akşener burada cumhurbaşkanı olarak taçlanacaktır bu da görülen bir şeydir" diyen Özel, "Ortada yeni kurulmuş bir parti 'acaba barajı geçecek miyim?' diye kaygılanıp da ittifak arayışına girmezken son 15 yılın iktidar partisinin son 10 yılın bir şekilde Meclis'te olan partilerinin ittifak arayışına girmeleri de aslında kimlerin belirli korkuları yaşadıklarını da alenen göstermektedir. Hâlihazırda İYİ Parti'nin ne bir baraj problemi ne de Sayın Akşener'in cumhurbaşkanı olacağı ile ilgili kaygısı bulunmamaktadır." ifadelerini kullandı.

OsmanErtürkÖzel-3

"OLAĞANÜSTÜ HAL, OLAĞAN BİR HAL KONUMUNA GELDİ"

İYİ Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Osman Ertürk Özel, Olağanüstü Hal (OHAL)'e  ilişkin de konuştu. Olağanüstü Hal'in olağan bir hal konumuna geldiğini söyleyen Özel "Hukuken değerlendirdiğinizde içerisinde bulunduğumuz hal bir garabet halidir diyebilirim. Niye? OHAL ilan edilmeliydi zaten böyle durumlarda da edilebilirdi ve bu nedenle OHAL düzenleri var. Bizim OHAL'i ilan etme nedenimiz çok gerçekçi  ve gerçekten eğer ki doğru kullanılsaydı olması gereken bir nedendi ama bizim iktidarımız bu meseleyi  bambaşka bir noktaya getirdi." dedi.

"Mesela Fransa'da da OHAL ilan edilmişti ve ilk bu OHAL'in uzatılması süreçlerinde de hep Fransa örneği verildi" açıklamasını yapan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Madem böyle bir kıyas yapılıyor şuna bakmak lazım. Fransa'da OHAL ilan edildiğinde OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri nelere ilişkin olarak çıkarıldı ve neleri düzenliyordu, bizde nelere ilişkin çıkarıldı ve neleri düzenledi? Birçok kişi OHAL ile işsiz bırakıldı bunu bir şekilde FETÖ ile mücadele kapsamında yapıldığını düşündük diyelim, birçok üniversite kapatıldı bunu da bir şekilde böyle bir mücadele olduğunu düşünelim, birçok basın grubu kapatıldı bunu da o kapsamda kabul edelim. Bunların hepsini ilintili ilişkili meseleler olarak kabul edelim ama rektör atamaları yapılıyor, günlük hayatta yasama organı tarafından yapılması gereken tüm işlemler OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri ile yapılıyor. Bir sabah kalkıyorsunuz SGK düzenlemesi ile ilgili değişiklikler yapılmış, başka bir gün bakıyorsunuz bir bakanlığın bünyesi ile ilgili değişiklikler yapılmış. Bunlar normalde Meclis'e gelip tartışılması gereken madde madde üzerinden gidilmesi gereken hususlarken muhalefetin de söz söylemesi gereken hususlarken acı olan şu; iktidar partisinin bunları geçirmek için yeterli çoğunluğu da Meclis'te mevcutken bunlar böyle geçmiyor tamamen OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri ile geçiyor.

Anayasa Mahkemesi (AYM)'nin OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri'ni eğer OHAL ile ilgili değilse inceleme ve düzeltme yetkisi mevcutken bunları tamamen yok sayan hiçe sayan yerleşmiş içtihadına karşı alınmış yeni kararları mevcut. Bugün bir yerel mahkeme AYM'nin kararını yok sayar noktada kararlar verebiliyor. Memleketimiz öyle bir hale gelmiş vaziyette. Bizim içerisinde bulunduğumuz OHAL öyle bir uzatılıyor ki, bunun biz artık iktidar tarafından bir silah olarak kullanıldığına şahit oluyoruz çünkü muhalefet sesini çıkartamıyor, planlamalar, programlamalar veya parti etkinlikleri doğru düzgün tertiplenemiyor. İnsanlar OHAL sürecinde yaşadıklarının farkında oldukları için meseleyi kanıksayarak özgürlüklerinden kendiliğinden vazgeçmiş durumda kalıyorlar ve bunun Fransa gibi ülkelerle kıyaslanıyor olması da meseleyi gerçek anlamda bilen insanlar için bir şey ifade etmiyor. OHAL'in sadece ve sadece FETÖ ile mücadele kapsamındaki hususlarda kalması gerektiğini de görmek lazım. OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri'ne dayanarak Türk adalet sisteminin kendiliğinden bir makine gibi işleyerek her şeyi kesip biçmesi de kabul edilecek bir durum değildir."

OsmanErtürkÖzel-4

"İYİ PARTİ TÜM SEÇMEN LİSTELERİNİ KONTROL EDECEK"

İYİ Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Osman Ertürk Özel, İYİ Parti'nin 2019 seçim stratejisine yönelik değerlendirmesinde önceliklerinin toplumun her kesimi ile birebir olarak temas etmek olduğunu vurguladı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in bugüne kadar 30 ilde bulunduğunu anımsatan Özel, şu anda 70'in üzerinde il teşkilatının İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın tarafından kurulduğunu dile getirdi.

İYİ Parti'nin kısa zaman içinde ulaştığı teşkilat sayısının toplumun ilgisinin kanıtı olduğunu belirten Özel, öncelikle toplumun tüm kademelerine temas edeceklerini, bu temas sırasında edindikleri gözlem ile izlenimleri bir kenara not edeceklerini ve kendi ilgili kurulları aracılığıyla problemlere göre çözümleri üretmeye başlayacaklarını bildirdi. İYİ Parti'nin ürettiği çözümleri topluma en doğru kanallarla iletmek üzere bir seçim stratejisine sahip olduğunu aktaran Özel, sözlerini şöyle tamamladı:

"Aynı zamanda İYİ Parti'nin önemli seçim stratejilerinden biri de sandık meselesidir. Bugün partinin kuruluşundan itibaren ilk atılan adımlardan biri de İYİ Seçim Merkezi'nin kurulması olmuştur. Birçok seçimin sokakta halkla birlikte kazanıldığına ama sandıkta maalesef kaybedildiğine şahit oluyoruz. İnsanların kendi iradelerinin sandığa gönüllü olarak yansıdığına ama Yüksek Seçim Kurulu nezdinde yansımadığına şahit oluyoruz, referandum döneminde de bunu gördük. İYİ Parti bunun farkın olduğu için ilk hamle olarak İYİ Seçim Merkezi kuruldu. Genel İdare Kurulu üyemiz Burcu Akçaru Hanımefendi görevlendirildi.  İYİ Parti'nin Türkiye'deki tüm sandıklarda görev yapacak müşahitlerinin eğitilmesi sağlanacak ve aylar önce bu çalışmalara başlandı. İYİ Parti tüm seçmen listelerini kontrol edecek. Bu çalışmalarda gençlik kolları aktif bir rol alacaktır. Tüm sandıklarda halkımız İYİ Partili gençleri görecek ve tanıyacak. İYİ Parti gençliği o oylara sahip çıkacak. İYİ Parti'nin bir diğer seçim stratejisi de kadınların aktif olarak Türkiye'de yeniden siyasete katılımını sağlamak olacaktır. Aslında Sayın Meral Akşener Hanımefendi de bir hanımefendi olarak bunun birebir tezahürü ve garantisidir. Maalesef son yıllarda kadına karşı şiddet ve kadınların toplumun hemen hemen her alanında çok değişik yollarla maruz kaldığı mağduriyetlerin giderilmesi meselesi de İYİ Parti'nin öncelikleri arasında olacaktır. Bununla birlikte iç ve dış politikada güçlü ve itibarlı bir Türkiye'nin tesisi hususunda neler yapılacağını izah etmek de İYİ Parti'nin bir başka seçim stratejisi olacaktır."

Röportaj: Tuğçe Akkaş