“Nükleer Santraller, Ne Getiriyor Ne Götürüyor?”

“Nükleer Santraller, Ne Getiriyor Ne Götürüyor?”

Sözcü Gazetesi yazarı Ümit Zileli, Putin'in Türkiye ziyaretini ve Akkuyu Nükleer Santrali'nin temelinin atılması başta olmak üzere, bazı gündem konularını değerlendirdi. Zileli, öncelikle dünya genelinde, artısı eksisi çok tartışılan bir konu olan nükleer santrallerin, ihtiyaçları karşılaması açısından verdiği ve aldığı şeyler arasındaki dengeye dikkat çekti.

CRI TÜRK'te Elif Sevil Orhanlı'nın hazırlayıp sunduğu "Haber Artı" programının "Akşam Yorumu" bölümünde Ümit Zileli, dünyanın en büyük dertlerinden biri olan atıkların ne yapılacağı konusunun önemine değinerek, şunları söyledi;

"Ben nükleer santrale karşıyım. Türkiye'de elektrik kaçağı yüzde otuz oranında olduğuna göre elektrik açığını ancak üç santral kapatabilir. Mersin Akkuyu, doğa açısından son derece güzel, bakir bir yer ve nükleer santral, oradaki denizi de kullanmak zorunda çünkü santralin büyük bacaları, denizin suyuyla yıkanacak. Bunun çevreye nasıl bir zarar vereceğini şu anda tahmin dahi edemiyoruz. Bundan birkaç yıl önce Japonya'da yaşanan tsunaminin aslında adaya zarar vermemesine rağmen, tesiste bu nedenle meydana gelen sızıntı sonucunda, büyük bir çevre felaketi yaşandı ve Japonya hala bu sorunla mücadele ediyor. Nükleer bir tesiste güvenlik büyük çapta önem taşıyor. 1986'daki Çernobil Faciası, Karadeniz ve Trakya'yı da çok etkileyerek, çayımızdan, ürünlerimize, oradan da insan sağlığına kadar büyük zararlar vermişti. Olumlu anlamda, yüzde on elektrik tabii ki önemli bir miktardır. Ancak elektrik enerjisi dışında, rüzgarı ve güneşi bu kadar bir ülke olmamıza rağmen nedense, bu enerjilerden yeteri kadar faydalanamıyoruz. Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak biz, denizden de faydalanamıyoruz ve bunlara kafa yormak varken, neden nükleer santral diye soruyorum... Nükleere adım diye adlandırılıyor bu santralin temellerinin atılışı, dolayısıyla bunun anlamı Türkiye'nin nükleere sahip olmasıdır. Etrafındaki birçok ülkede varken, Türkiye'de de olması fikrine katılabilirim".

"Türkiye S-400'ler konusunda doğru yolda ilerliyor"

Erdoğan ile Putin'in görüşmesinde S-440'lerin gündeme getirilmesi hakkında Zileli şu ifadeleri kullandı; "Başta Amerika olmak üzere Batı, bu konuda çok tedirgin. Biz ABD'den F-16'ları aldığımız zaman, yeri geldiğinde ve kullanmamız gerektiğinde karşımızdakinin dost mu düşman mı olduğu hakkında bilgi vermiyorlardı. Dolayısıyla karşınızdakinin dost mu düşman mı olduğunu bilmediğinizde, o uçak ne işe yarayabilir ki? Bu nedenle de S-400'ler elimizde koz olarak çok önemli olmasının yanı sıra, Türkiye'nin hava savunma füzesine de ihtiyacı olduğu için önemlidir. Türkiye bu konuda bence doğru yolda ilerliyor".

"Her şeyin bir sınırı vardır"

Ümit Zileli Yunanistan-Türkiye gerginliği konusunda, Çipras'ın çok sert konuştuğunu ve tutuklanan iki askerlerinin iadesinin iyi niyet göstergesi olacağını söylediğini belirterek, "ben yüzsüzlüğü bilirdim de bu kadarını hayal dahi edemezdim. Adalardan başlayarak, Türkiye'nin aleyhine her şeyi yapacaksın, Kıbrıs'ın doğalgaz araştırmalarını direkt olarak destekleyeceksin, Türkiye'nin hayati olarak kabul ettiği 12 mili sürekli bastıracaksın ki 12 mil bizim hava sahamızdır dediği anda biz İstanbul'dan İzmir'e deniz yoluyla pasaportla gideriz. Bu kadar şey yaptıktan sonra Türkiye, iyi niyetini göstersin diyor, kusura bakmasın da iyi niyetini göstermesi gereken, önce Yunanistan, sonra da Avrupa Birliği'dir. Bağımsızlığını kazandığı 1830'lardan bu yana, Yunanistan hep bunu yaparak, toprak kazandı ama her şeyin bir sınırı vardır" ifadelerini kullandı.