Nasuh Mahruki: Adalet Yerini Buldu

Nasuh Mahruki: Adalet Yerini Buldu

Mahruki karar hakkında CRITÜRK'e, "Ben hakaret etmemiştim, dolayısıyla bu davanın zaten böyle sonuçlanacağını biliyordum. Ayrıca Yunan Adaları hakkında söylediklerimde de haksız değildim. Adalet yerini buldu" şeklinde konuştu.

İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuksuz yargılanan Nasuh Mahruki'nin katılmazken; avukatı İsmail Yılmaz, hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ise avukatı Hatice Özay temsil etti.

Nasuh Mahruki hakkında 5 Ekim 2016'da Kanal A televizyonunda yaptığı konuşmada söylediği sözlerle ilgili olarak dava açılmıştı. Mahruki'nin programda "Vatana ihanetten yargılanacaklar. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı hepsi yargılanacak. Devran değişecek" dediği suçlaması yapılmış ve 1 yıl 2 aydan, 4 yıl 8 aya kadar hapsi istenmişti.

"Suçlamaları kabul etmiyorum"

Nasuh Mahruki, savunmasında şunları söylemişti: "Kanal A'da katıldığım programda konuklardan Murat Özer'in 12 ada konusunda bu adaların Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü tarafından Yunanistan'a verildiğini işaret edince buna müdahale ettim. 12 adanın Lozan öncesi verildiğini söyledim. Ancak 17 adanın 2004-2006 yılları içerisinde AK Parti Hükümeti dönemi içerisinde Yunanlara bırakıldığını söyledim. Bu işlemi gerçekleştiren tüm kamu görevlileri Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı ilgili vali ve başsavcıların bu eylemden dolayı yani TCK 302'nci maddesine göre 'Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koyma' suçu işlendiği ve bundan dolayı vatana ihanetle yargılanacaklarını söyledim. Bu konuyu benden önce dile getiren emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, birçok köşe yazarı ve akademisyenin görüşleri ve anlatımları doğrultusunda aktarmak istedim. Ancak konuşmacı ben daha konuşamadan ajite edici bir yöntemle tartışma programını baltaladı. Kesinlikle o tarihteki eylem nedeniyle isnat edilen Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan değildir. Çünkü 2004-2006 tarihlerinde Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer idi. Benim dile getirmek istediğim konu, adalarımızın Yunanistan'a terk edilmiş olmasıydı. Sözlerimin içerisinde 2004'den bu yana adalarımızın terk edilmesine ve görmezden gelenlerin yargılanacağını söylemek dışında herhangi bir hakaret söz konusu değildir. Bu konuyla ilgili yapılan suçlamaları kabul etmiyorum. Sözcü gazetesindeki köşemden de böyle bir hakaret kastımın olmadığını, yanlış anlama olduğunu belirterek özür diledim."