Mehmet Metiner: Muhalefet Yeni Bir 'Ekmeleddin İhsanoğlu' Çıkarmanın Derdinde

Mehmet Metiner: Muhalefet Yeni Bir 'Ekmeleddin İhsanoğlu' Çıkarmanın Derdinde

Afrin'de devam eden Zeytin Dalı Harekatının Türkiye bekasını ve güvenliğini korumak için başlatılan bir operasyon olduğunun altını çizen AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner "Biz bölgede bir denge kurmaya çalışmıyoruz.  Kimsenin toprağını işgal etmiyoruz. Terör koridorunun ülkemiz açısından oluşturduğu sorunlar biliniyor. Dolayısıyla uluslararası sözleşmelerin bize tanıdığı bir hakkı kullanarak ülkemizi muhafaza ediyoruz." dedi.

CRI TÜRK'te "Haber Artı" programına konuk olan Mehmet Metiner CHP'yi de eleştirdi. Muhalefetin bu ülkenin çıkarlarına hizmet etmediğini, Kılıçdaroğlu üzerinden CHP'ye operasyon çekildiğini söyledi.

 Elif Sevil Orhanlı'nın sorularını yanıtlayan Mehmet Metiner, erken seçim iddiaları ve Milli Mutabakat Komisyonunun çalışmalarına ilişkin açıklamalarda da bulundu. 

DELEGELERİN MANİPÜLE EDİLMEDİĞİ BİR ORTAMDA KONGRE YAPILMIŞ OLSAYDI BUGÜN CHP'NİN BAŞINDA MUHARREM İNCE OLURDU

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'a diktatör diyen Kemal Kılıçdaroğlu, kendi partisinde bir diktatörlük kurmuş durumda.  Yapılan son kongrede Kemal Kılıçdaroğlu, 1081 delegeden imza topluyor 790 oy alıyor. Bu, delegelerin korkularından imza verdiği anlamına geliyor. Kılıçdaroğlu partide öyle bir diktatörlük oluşturmuş ki delege imza vermediğinde başına ne geleceğini biliyor. İmza veriyor ancak sandığa gittiğinde Muharrem İnce'ye oy veriyor. Özgür bir ortamda, delegelerin korkutulup manipüle edilmediği bir kongre yapılmış olsaydı bugün CHP'nin başında Muharrem İnce olurdu."

MehmetMetiner-HaberArtı2

KEMAL KILIÇDAOĞLU ÜZERİNDEN CHP'YE OPERASYON ÇEKİLİYOR

"CHP'nin ana omurgasını oluşturan seçmene saygımız sonsuz. Bizim CHP'li seçmenle bir sorunumuz yok. Biz Kılıçdaroğlu CHP'sini eleştiriyoruz. CHP'li gerçek seçmenin Afrin operasyonuna destek verdiğini, YPG-PYD'yi PKK'nın bir kolu olarak kabul ettiğini görürsünüz. Türkiye'nin çıkarları söz konusu olduğunda asla başka ülkelerin siyasi çıkarlarıyla hareket etmezler. 

Kemal Kılıçdaroğlu üzerinden CHP'ye operasyon çekiliyor. Kaset operasyonundan sonra Pensilvanya'ya ve onun arkasındaki güçlere bir diyet ödetiliyor. Bu parti Atatürk'ün CHP'si olmaktan çoktan çıktı.  Atatürk ile Abdullah Öcalan'ı yan yana getiremezsiniz.  Atatürk ile Öcalan'ı, CHP ile HDP'yi yan yana getirmek Atatürk'ün partisine yakışmaz."

MUHALEFET YENİ BİR EKMELEDDİN İHSANOĞLU ÇIKARMANIN DERDİNDE

"CHP çok iyi biliyor Kemal Kılıçdaroğlu'nu aday gösterirse asla kazanamaz.  Bu nedenle SP ve AK Parti'nin eskileri üzerinden aday arayışı içindeler. AK Parti'den ayrılanlar üzerinden siyaset güdenler var.  Kimse bu anlayışla gelecek inşa etmesin."

FETÖ ÜZERİNDEN KENDİ DİNCİSİNİ ÜRETEN ABD, KEMAL KILIÇDAROĞLU ÜZERİNDEN KENDİ SOLCUSUNU İNŞA EDİYOR

"Muhalefetimiz keşke bu ülkenin bu muhalefeti olsa. Bu ülke adına muhalefet eden bir partiye ihtiyacımız var.  CHP VE HDP başka ülkelerin çıkarları doğrultunda hareket eden siyasi partilerdir.  Türkiye'nin Suriye'de olmasına itiraz edenler ABD'ye neden itiraz etmiyor. Solculuk taslayan, Deniz Gezmiş edebiyatı yapan Kılıçdaroğlu neden ABD'ye tek kelime etmiyor. YPG'ye verilen silahlar için ana muhalefet lideri neden ABD'yi eleştirmez. 

Kılıçdaroğlu, Suriye PKK'sının terör örgütü olmadığını iddia ediyor ancak ÖSO'ya terörist diyor. PYD için Kürt halkının özgürlük mücadelesini yürüten bir parti diyor. ABD'ye, terör örgütlerine tek laf etmeyen Kemal Kılıçdaroğlu solculuk satıyor. ABD, kendi dincisini FETÖ üzerinden nasıl oluşturduysa Kılıçdaroğlu üzerinden de kendi solcusunu inşa ediyor.

Türkiye'nin Suriye'de yerli unsurlarla iş birliği yapması şart. Aksi takdirde Türkiye işgalci durumuna düşer. ÖSO, Cenevre ve Astana'da Suriye muhalefetini resmi olarak uluslararası düzeyde temsil eden bir örgütün ordusudur. Tüm uluslararası platformlarda böyle kabul ediliyor ama Kılıçdaroğlu ÖSO'yu terör örgütü olarak görüyor.  Bu, milli bir muhalefet değil. Üzülerek ifade ediyorum Kemal Kılıçdaroğlu hala Kandil'e zeytin dalı uzatmaya devam ediyor.  Teröre karşı etkin mücadele eden Türkiye'nin elini zayıflatmak için Erdoğan düşmanlığı üzerinden dışarıya lojistik destek sağlıyor. HDP ile aynı ağzı kullanmak, "katliamcı, soykırımcı" gibi ifadeler CHP'ye yakışmıyor. Diğer yandan Kürt sorununu çözme iddiasında olan Kılıçdaroğlu yol haritasını açıklasın. Kılıçdaroğlu, Kürt sorunu çözüldüğü halde PKK'nın başka bir sorunla karşımıza dikildiğini görmeyecek kadar kör ya da kasıtlıysa başkaları adına bu ülkeye muhalefet ediyor demektir. Bu durum CHP'nin giderek milli sorun haline geldiğini ortaya koyuyor."

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN 2019'DA ÇOK GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE YENİDEN SEÇİLECEK

"Türkiye'nin çıkarlarından başka gözü bir şey görmeyen, Türkiye sevdalısı, milletin değerleriyle bütünleşen Cumhurbaşkanı Erdoğan 2019'da çok güçlü bir şekilde yeniden seçilecektir. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak."

MehmetMetiner-HaberArtı3

ERKEN SEÇİM OLMAYACAK

"Ak Parti Türkiye'nin ekonomisini sıkıntıya sokacak bir erken seçimin gündeme getirilmesine sıcak bakmıyor, seçimlerin vaktinde yapılmasından yanayız. Olağanüstü bir durum gelişmediği sürece seçimler, planlandığı zamanda yapılacak."

MİLLİ MUTABAKAT SİSTEMİNE MHP'NİN DIŞINDA BAŞKA PARTİLER DE DAHİL OLACAK

"MHP ile başlayan, uyumlu bir şekilde ilerleyen milli mutabakat sistemi başka partilerle de devam edecek.  AK Parti ve MHP ile sınırlı bir milli mutabakat olmayacak. Başka partilerin de katılımına açık bir sistem olacak. Bu ülkenin milli ve yerli siyasetini önemseyen herkese kapımız açık.  CHP ve HDP'de düzgün siyaset yapan, Türkiye'nin çıkarlarını gözeten siyasetçileri önemsiyoruz. İnşa etmeye çalıştığımız Türkiye AK Parti'nin değil herkesin Türkiye'sidir.

Milli Mutabakat komisyonun üzerinde çalıştığı metin ortaya çıktığında siyasi akslar yerli ve milli unsurlar olarak netleşmeye başlayacak.  ABD'dekine benzer iki partili, iki bloklu bir siyasete doğru gidiyoruz.  Çoğulculuk adına değerli bir sistem olacak.  2019'da oluşacak hükümet bir parti hükümeti olmayacak. "

SİYASETTE YERLİ VE MİLLİ UNSURLAR ÖNEM KAZANDI

"Türkiye'de siyaset artık sağ-sol ekseninden çıktı. Milli ve yerli unsurlar ile milli olmayan mankurt unsurlar şeklinde iki ana eksene oturdu.  Türkiye'nin yanında olan ya da ABD ve batı ağzıyla konuşan partiler olarak ayırabiliriz.  2019 seçimlerine bu kavramlarla gidiyoruz.  Türkiye'de yaşıyor olmak önemli ama Türkiyeli olama kavramı daha önemli. Gövdesi burada, ruhu başka yerlerde olan insanlar milli ve yerli olamazlar."

BİZE BU TOPRAKLARI VATAN KILAN ŞEHİTLERİMİZDİR

"Biz bölgede bir denge kurmaya çalışmıyoruz.  Kimsenin toprağını işgal etmiyoruz. Terör koridorunun ülkemiz açısından oluşturduğu sorunlar biliniyor. Ulusal güvenliğimiz ve devletin bekası tehdit altında. Dolayısıyla uluslararası sözleşmelerin bize tanıdığı bir hakkı kullanarak ülkemizi muhafaza ediyoruz.  Hem sınır güvenliğimiz hem ülke olarak birliğimizi korumaya çalışıyoruz. Terör, sadece sınır güvenliğimizi ilgilendiren bir konu olmaktan çoktan çıktı çünkü karşımızda PKK var.  Bu örgüt yıllardır Türkiye'ye karşı savaş halinde.  Şimdi ise ABD'nin silahlandırdığı bir örgüte dönüştü. Dolayısıyla daha çok güvenlik sorunuyla karşı karşıyayız. Bu yüzden Türkiye, kendi güvenliğini sağlamak zorunda. Bu, BM sözleşmesinde bize tanınan bir hak. PKK'ya yönelik operasyonun Kürtlere yönelik bir operasyon olmadığını söylemeye gerek yok. PKK üzerinden bazı kendini bilmezlerin iddia ettiği gibi Türkiye, Kürtlere yönelik bir katliam yapmak için orada değil. Özellikle HDP'li vekiller Avrupa televizyonlarında kara propagandalar yapmaya başladılar. Biz Kürtlerin ne Irak'taki ne Suriye'deki kazanımlarından asla rahatsızlık duymayız. Öte yandan Suriye halkının geleceğini biz belirlemiyoruz.  Suriye halkı kendi geleceğine kendisi karar verecek. 

Suriye'nin özellikle kuzeyinden Türkiye'ye göç eden yüzbinlerce Suriyeli var. Onların kendi yurtlarına dönmesi gerekiyor. Sınır güvenliğimizi sağlarken diğer taraftan Suriyeli vatandaşların kendi topraklarına dönmeleri için mücadele veriyoruz. Bir boyutuyla güvenlik bir boyutuyla da insani durum söz konusu. Bu yüzden Afrin operasyonuna herkesin destek olması lazım.

Afrin operasyonundan Pensilvanya'daki FETÖ'cüler, Kandil'deki savaş baronları son derece rahatsız. Operasyonun işgal ve katliam olduğunu söylüyorlar.

ABD özellikle Avrupa ülkeleri Türkiye'ye karşı dostane olmayan bir tavır içindeler. PKK'nın bizzat kendisi olan YPG-PYD'ye aleni bir destek veriyorlar. Abdullah Öcalan'ın bizzat talimatıyla Suriye Demokratik Güçlerinin kurulduğunu söylüyoruz. ABD'nin bunu bilmemesi mümkün değil. Bugün tanklarımızı vuran silahlar kimin silahları. Paramızla satın alamadığımız silahlar PKK'nın elinde. Oradan Türkiye'ye yönelik bir saldırı var. Birileri buna göz yummamızı bekliyorsa Türkiye'yi, özellikle Erdoğan liderliğindeki Türkiye'yi tanımıyor demektir.

Biz ABD'yi her şeye rağmen müttefikimiz olarak görüyoruz. ABD'nin PKK üzerinden yaptıklarını asla dostane bulmuyoruz. Türkiye, Suriye'de işgalci bir güç olarak bulunmadığı gibi Suriye'nin geleceğini belirlemeye de çalışmıyor. Biz Suriye'yi kendi toprak parçamız olarak görmüyoruz. "ABD orada niye bulunuyor. ABD'nin Münbiç'te, Afrin'de, Cerablus'ta ne işi var" diye soruyoruz. DEAŞ tehdidini gerekçe göstererek o topraklara girdiler. ABD DEAŞ'ı neden bitiremiyor. Her şeye gücü yeten ABD, tek başına DEAŞ'ı bitiremeyeceğini iddia ediyorsa bu bizim aklımızla alay etmektir. 

DEAŞ üzerinden PKK'yı meşrulaştırmaları, partner olarak kabul etmeleri ve Türkiye'ye karşı silahlandırmaları düşmanca bir tutumdur. Biz bunu ABD'ye yakıştırmıyoruz.  ABD ile karşı karşıya gelmek istemeyiz ama ABD karşımıza çıkacak diye kendi güvenliğimiz sağlamaktan asla vazgeçmeyiz. Türkiye asla arkasında duramayacağı sözler etmez. Türkiye'yi tanımamışlarsa tanısınlar.  Afrin'e giremezsiniz dediler girdik Münbiç'e gireriz diyoruz oraya da gireceğiz.  Ya oradaki PKK güçlerini bize söz verdikleri gibi çekerler, Münbiç'i PKK unsurlarından temizlerler ya da biz temizleriz.

Eğer orada ABD bayraklarıyla karşılarsak kimsenin bayrağına saygısızlığımız olmadığı gibi ellerine teslim etmesini biliriz. 

Türkiye'nin hedefi Irak sınırına varıncaya kadar tüm terör unsurlarını temizlemek.  Ya istiklal ya ölüm diye yola çıktık.  Şehitlerimize allahtan rahmet diliyorum. Bize bu toprakları vatan kılan, şehitlerimizdir.

MehmetMetiner-HaberArtı4

TERÖR UNSURLARINI TEMİZLEMEZSEK BİR ADIM ÖTESİ DOĞU VE GÜNEYDOĞU'NUN TÜRKİYE'DEN KOPARILMASI ANLAMINA GELİR

"Savaşa hayır diyenler hangi savaşa hayır diyor. Bu bizim başlattığımız bir savaş değil. Türkiye kendi bekasını ve güvenliğini korumak için bu operasyonu yapıyor. Farz edelim bu bir savaş. Bazıları PKK'nın bitirilmesinden neden rahatsız oluyor. Afrin'den Türkiye'ye bir tehdit olmadığını iddia edenlere sormak lazım bu saldırılar nereden geliyor. Afrin bugün PKK'nın eğitim üssü, ikinci Kandil'i. Hangi ülkelerin destek verip bize karşı kullandığını biliyoruz. Türkiye, yanı başında bir terör devleti kurulmasına izin vermeyecek. PKK devletinin kurulmasına izin vermek demek Türkiye'nin toprak bütünlüğünün ortadan kalkmasına seyirci kalmak anlamına gelir. Afrin'e Münbiç'e girmezsek, terör unsurlarını temizlemezsek Türkiye'nin toprak bütünlüğünü sağlayamayız. Bir adım ötesi Doğu ve Güneydoğu'nun Türkiye'den koparılması anlamına gelir.

Küçültülmüş, ekonomik anlamda çökertilmiş, siyasal istikrarı ortadan kaldırılmış bir Türkiye olsun istiyorlar. Kendilerine boyun eğen bir Türkiye istiyorlar ama olmayacak.  İç sorunlarını çözerek büyüyen, başkasının topraklarında gözü olmayan, demokrasi çıtası yüksek ve güçlü bir Türkiye olacak. Artık rol alan, görev ve emir alan bir Türkiye değil bölgesel denklemler oluşturan güçlü bir Türkiye olsun istiyoruz. Bunlardan rahatsızlık duyan çevreler PKK ve FETÖ üzerinden Türkiye'ye ayar çekmeye çalışıyorlar. Biz kimlerle savaştığımızı biliyoruz. Umarım bazı ülkeler müttefik olduklarını hatırlarlar. Bir terör örgütü üzerinden bize ayar vermekten vazgeçerler. Terör unsurlarını temizleme operasyonunda karşımıza kim çıkarsa çıksın eyvallah etmeyiz, gereği neyse yapar, asla boyun eğmeyiz."