“Kuşak ve Yol” yatırımları yeni başlıyor

“Kuşak ve Yol” yatırımları yeni başlıyor

Koç Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Altay Atlı, Beijing'de gerçekleştirilen, 2. Kuşak ve Yol Uluslararası İş Birliği Forumu'nu ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) lideri Kim Jong-Un'un Rusya ziyaretini değerlendirdi.

Atlı, Beijing'de gerçekleştirilen, 2. Kuşak ve Yol Uluslararası İş Birliği Forumu'na ülkelerin devlet başkanı, başbakanlar ve bakanlar seviyesinde katılım gösterdiğini dile getirdi.

Koç Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Altay Atlı, CRI TÜRK'te Tuğçe Akkaş'ın sunduğu Manşet programına katıldı.

FORUMDA, PROJENİN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ TARTIŞILIYOR

Forumda, projenin mevcut durumu ve geleceğinin tartışıldığını belirten Atlı, şunları söyledi:

"Hâlâ "Kuşak ve Yol" ile ilgili çok fazla soru işareti var. İlgili ülkelerde bile bunun ne olduğu tam olarak anlaşılmış değil ve birçok da eleştiriye konu oluyor. Çinli firmalar, bazı ülkelere yatırım yaptığı zaman, bu 'Kuşak ve Yol' yatırımı mıdır, değil midir konusu muğlakta kalıyor, dolayısıyla bunların üst düzey yetkililerce tartışılması bence önemli. Türkiye'den foruma Ulaştırma Bakanımızın katılması da doğru bir seçim çünkü Türkiye açısından bakıldığında, ulaştırma altyapısına yönelik özellikle demir yolu projeleri ön plana çıkıyor."

"KUŞAK VE YOL YATIRIMLARI YENİ BAŞLIYOR"

"Kuşak ve Yol İnisiyatifi"nin 2013 yılında ilk kez ortaya atıldığını ve katılımcı ülkelerde son beş yıl içerisinde 90 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirildiğinin altını çizen Altay Atlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şu ana kadar imzalanmış olan anlaşmaların gelecek dönemde 600 milyar dolarlık yeni yatırımlara yol açacağı söyleniyor. Rakamlar belki tek başına çok büyük görünüyor ama Çin'in geçen yıl tüm dünyada yaptığı yabancı yatırım 120 milyar dolar seviyesinde. 'Kuşak ve Yol' üzerinden 5 yılda 90 milyar dolar yaptığı düşünülürse, yılda ortalama 18 milyar dolar ettiği ortaya çıkıyor. Dolayısıyla, 'Kuşak ve Yol', Çin'in dış yatırımlarında çok ağırlıklı bir role sahip değil. Çünkü yatırımlarının büyük bir çoğunluğu bu ülkeler yerine, batıdaki daha kalkınmış olan Avrupa ülkelerine ve ABD'ye gidiyor. 2013 yılında 'Kuşak ve Yol' ortaya atıldığında, sadece bir fikir olduğu hatırlanırsa, aslında bunun bir başlangıç olarak değerlendirilmesi lazım. 'Kuşak ve Yol' yatırımları yeni yeni başlıyor. Rakamların daha hızlı bir şekilde artacağını öngörmek mümkün. Çin açısından bakıldığında bir tarafta 'Kuşak ve Yol' ile alt yapı ağırlıklı yatırımlar, diğer tarafta da batının daha kalkınmış ekonomilerine, teknolojiye yönelik, stratejik ve markalaşmaya yönelik yatırımlar gündemde. Ayrıca ulusal güvenlik nedeni ileri sürülerek batıda karşılaştığı engeller de söz konusu. Çin'in her iki koldan da yatırımlarına devam edeceğini söylemek bence gerçekçi bir yaklaşım olacaktır." 

PUTIN İLE KİM JONG-UN GÖRÜŞMESİ

Altay Atlı, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) lideri Kim Jong-Un'un Rusya'yı ziyaret ederek, mevkidaşı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmenin iki taraf açısından önemli olduğunu vurguladı.

KDHC'nin ABD ile yaptığı görüşmelerin pek iyi gitmediğine ancak diğer yandan Çin ile sıkı bir diyalog kurulduğuna dikkat çeken Atlı, şöyle konuştu:

"KDHC'nin Çin'in yanına Rusya'yı da eklemesi önemli bir gelişme. Çin ile Rusya da aslında yaptırımların tamamen kaldırılması taraftarı değil. Bunun yerine, KDHC'ye biraz hareket serbestliği yaratmak açısından, hafifletilmelerinden yana bir tavır sergiliyor. Rusya ile Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti arasında yarımadadaki nükleer silahların arındırılması dışında başka konular da mevcut. Bunlar arasında, KDHC'ye yapılan gıda yardımları ve Sibirya'da ağırlıklı olmak üzere, çalışan binlerce Koreli işçi var. Bu işçiler, KDHC'nin çok az sayıdaki döviz kaynaklarından biri ve şimdi Rusya yaptırımlar nedeniyle bu sayıyı azaltıyor. Sayının artırılabilir ya da korunabilir olup olmadığı görüşülen konular arasında. Bir diğer konu da enerji ticareti, Rusya'nın uzun süredir Kore Yarımadası'na doğal gaz sevkiyatı ile ilgili bir projesi var. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda Rusya açısından da Kore Yarımadası'nın geleceğinin söz konusu edildiği masada yer almasının önem taşıdığı anlaşılıyor."