Küresel Ekonomik Sistemde BRICS Grubu ve BRICS Xiamen Zirvesi'nin Sonuçları

Küresel Ekonomik Sistemde BRICS Grubu ve BRICS Xiamen Zirvesi'nin Sonuçları

Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'dan oluşan BRICS Grubu Çin'in liman kenti Xiamen'de 3-5 Eylül tarihleri arasında küresel ekonomik durgunluk, Batı ülkelerindeki artan küreselleşme karşıtı eğilimler, bölgesel belirsizlikler (özelikle Kuzey Kore kaynaklı)  ortamında dünya ekonomisine ve siyasetine yön verecek bir toplantı gerçekleştirdi. BRICS Xiamen İş Forumu, BRICS mekanizmasının kuruluşundan bu yana geçen 10 yılda düzenlenen en büyük zirve niteliğinde. Zirvede, Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı ile BRICS Yeni Kalkınma Bankası'ndan yetkililer dâhil olmak üzere sanayi ve ticaret çevrelerinden binden fazla temsilci katıldı. Çin'in zirveye Mısır, Gine, Tacikistan, Meksika ve Tayland gibi gelişmekte olan ülkeleri de davet etmesi ve zirvede ana teması "Karşılıklı Yarara Dayalı İşbirliğini Güçlendirmek ve Ortak Kalkınmayı İlerletmek" olan "Yeni Kalkınan Piyasalar ve Gelişmekte Olan Ülkeler Diyaloğu'nun başlatılması, BRICS'in Güney-Güney işbirliğinde üstlenmek istediği öncü rolüne yeni bir vurgu olarak değerlendirilmeli. Bu kapsamda Çin tarafından önerilen "BRICS Artı Girişimi" BRICS ülkeleri ve diğer gelişmekte olan ülkeler arasında daha geniş bir ortaklık kurulmasını sağlayarak küresel sorunlara yeni bir üçüncü dünyacı bakışın gelişmesine katkı sağlayabilir. BRICS Grubu ekonomik büyüme potansiyelleri, güçlü devlet yapıları, bölgesel ve küresel siyaset alanlarını etkileme kapasiteleri, teknolojik yetenek birikimleri ile gelişmekte olan ülkeler içinde ayrıcalıklı ve öncü konuma sahip ülkeleri temsil ediyor. BRICS ekonomileri, dünya toplamının yüzde 23'ünü oluştururken, küresel ekonomik büyümeye yüzde 50'lik katkı sağlıyor ve dünya nüfusunun %40'ından fazlasını barındırıyor. BRICS ekonomilerinin 2030 yılına kadar G-7 ekonomilerinin toplamını geçeceği öngörülüyor. Ayrıca BRICS üyesi ülkeler arasında 2016 yılında gerçekleşen ticaret hacmi 300 milyar ABD Doları'na ulaşmış durumda. BRICS ülkelerinin ortak özellikleri vurgulanırken genellikle aşağıdaki unsurlar öne çıkarılıyor: (1)

1- Bu ülkeler demografik olarak bulundukları bölgelerde söz sahibi olan büyük nüfuslu ülkelerdir.

2- Bu ülkelerin sahip oldukları büyük nüfus nedeniyle hızlı ve sürdürülebilir ekonomik büyümeyi kaçınılmaz kılan ciddi kalkınma ihtiyaçları vardır.

3- Ulusal güvenlik yapıları açısından bu ülkeler NATO benzeri güvenlik ittifaklarının üyesi değillerdir; ayrıca küresel güçlerle kurulmuş özel savunma ilişkileri yoktur.

4- BRICS ülkelerinin toplumsal hafızalarında Batı merkezli küresel sisteme sosyalist, komünist ya da bağlantısız ülke olarak meydan okuma tecrübesi yer etmiştir.

5- BRICS ülkeleri, çok kutuplu bir uluslararası sistemin kurulması için geniş ittifaklar içinde gayret göstermenin kendi küresel etkinliklerini arttıracağına inanmışlardır.

Bu özellikleri nedeniyle BRICS Grubu, ABD merkezli G7 Grubu karşısında etkili bir güç merkezi oluşturma potansiyeline sahiptir. Bu, küresel ekonomik sistemde çok-kutuplu bir yapının ortaya çıkmasında BRICS'in başat konumunu da göstermektedir.

BRICS Grubu ülkeleri de bu tarihsel misyonun farkındalar. Temmuz ayında BRICS ülkelerinden güvenlik konularında üst düzey temsilcilerle bir araya geldiği toplantıda Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping "BRICS'in açıklık, kapsayıcılık, işbirliği ve kazan-kazan temelli ruhunu izlediğimiz ve daha yakın bir BRICS ortaklığı oluşturmak için birlikte çalıştığımız sürece, BRICS geleceğinde ikinci altın on yılı mutlaka yaratacağız" demişti.

Cumhurbaşkanı Xi, BRICS İş Forumu'nun açılışında yaptığı konuşmasında da küresel belirsizlik ortamında kalkınmanın ve BRICS'in önemini vurguladı. Xi Jinping, BRICS ülkelerinin kalkınmasının 3 milyardan fazla kişiye somut faydalar getirdiğini söyledi. Xi, son 10 yılda BRICS ülkelerinin toplam GSYH'si yüzde 179 büyürken, ticaretinin yüzde 94 arttığını, aynı dönemde bu ülkelerdeki kentli nüfusun ise yüzde 28 yükseldiğini dile getirdi ve BRICS ülkelerinin küresel ekonominin istikrar ve büyüme eğilimi kazanmasına belirgin katkılar yaptığını belirtti.

Xiamen Zirvesi'nin en önemli sonuçlarından biri de BRICS'in yol haritası olarak kabul edilebilecek  "Xiamen Deklarasyonu'nun" onaylanması oldu. Deklarasyonda, BRICS ülkeleri arasında stratejik ortaklık ilişkileri derinleştirilerek, ikinci "10 yıllık BRICS döneminin" başlayacağı vurgulanırken 5 ülkenin ticaret ve yatırım, maliye ve finans, inovasyon ve enerji gibi alanlarda somut işbirliğini derinleştireceğine işaret edildi.

Deklarasyonda BRICS ülkelerinin, daha adil ve rasyonel yeni uluslararası ekonomik düzen oluşturmak için temas ve eşgüdümü güçlendirerek, uluslararası ve bölgesel barış ve istikrarı koruyacakları taahhüdünde de bulunulması ve çok kutuplu bir dünya geleceğine vurgu yapılması son derece önemliydi.

Ayrıca BRICS'e üye beş ülkenin küresel barışın sürdürülmesine yaptıkları vurgu ve Kore Yarımadası'ndaki nükleer sorunun diyalog yoluyla barışçıl şekilde çözülmesi gerektiğini belirtmeleri zirvenin önemli sonuçlarından biri olarak değerlendirilmelidir.

Zirve sonunda BRICS ülkeleri arasında işbirliğini geliştirmeye yönelik daha fazla mekanizmanın kurulması BRICS'in küresel sistemde daha etkin bir güç odağı olma yönündeki çabaları olarak görülmeli. Bu kapsamda, dışişleri bakanları ve Birleşmiş Milletler daimi temsilcileri arasındaki düzenli görüşme mekanizmalarının yanı sıra, e-gümrük ağı pilot uygulaması, e-ticaret çalışma grubu, müzeler birliği, sanat müzeleri birliği ve kütüphaneler birliği gibi işbirliği platformları kuruldu.

BRICS işbirliğinin geliştirilmesi, yalnızca BRICS ülkelerinin çıkarlarını korumakla kalmayacak aynı zamanda gelecekte daha adil, çevreye duyarlı, kapsayıcı büyümenin sağlandığı yeni bir uluslararası düzenin kurulmasına da olanak sağlayacaktır.

Notlar:

(1) Sadık Ünay ve Fazıl Kayıkçı  "Çok-Kutuplu Küresel Ekonomik Düzen ve BRICS: Kriz Sonrası Sistemik Dönüşüm" Küresel Kriz ve Yeni Ekonomik Düzen, Derleyen: Fikret Şenses - Ziya Öniş - Caner Bakır, İstanbul; İletişim Yayınları, 2013.

Doç. Dr. Cem Okan Tuncel / Uludağ Üniversitesi