“Konservatuvara girdiği an birden meşhur olacaklarını zannedenler var”

“Konservatuvara girdiği an birden meşhur olacaklarını zannedenler var”
“Konservatuvara girdiği an birden meşhur olacaklarını zannedenler var”
“Konservatuvara girdiği an birden meşhur olacaklarını zannedenler var”
“Konservatuvara girdiği an birden meşhur olacaklarını zannedenler var”

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Ses Eğitimi Bölümü Başkan Yardımcısı Gülşah Sönmez, Doç. Dr. Michael Kuyucu'nun hazırlayıp sunduğu Akademik Bakış programının konuğu oldu.

İşte Sönmez'in açıklamalarından satır başları;

-Yeni öğrencilerimizi seçtiğimiz için bu dönem konservatuvarlar için en yoğun olan dönemlerdir.

-Türk Musikisi ana sanat dalının altında hem Halk Müziği hem de Türk Sanat Müziği eğitimi veriliyor. Bu tür müzikler 'geleneksel müzik' ya da 'dünya müziği' olarak anılıyor tüm dünyada.

-Bizim müziklerimiz dünyadaki akımdan yeni yeni etkilenmiştir. 1930'lardan sonra Münir Nurettin Selçuk'un Fransa'da aldığı eğitim ile Türkiye'ye dönmesinin ardından başlıyor bu süreç.

-Ses eğitimi konusu bize 1930'dan sonra geliyor. Aslında yeni bir kavram.

-'Türk Sanat Müziği ve Halk Müziği ses eğitimi ile okunmamalı' diye halen devam eden tartışmalar var.

-Batı şan eğitimi veren Türk müziğine biraz yaklaşmasıyla 'Türk Sanat Müziği' ve 'Halk Müziği' ses eğitimi ile okunmamalı algısı kırıldı.

-Ses eğitiminin şarkı söylemek için elzem olduğu hatta konuşmak için, doğru nefes alabilmeyi öğrenebilmek açısından önemli olduğu günümüzde artık kabul görmüş durumda.

-İstanbul Teknik Üniversitesi ses eğitimi veren ilk üniversitedir. İTÜ, bu kadar geniş yelpazeye sahip, diyebiliriz.

-İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nda; Çalgı, Kompozisyon, Müzik Teknolojileri, Müzik Teorisi, Müzikoloji, Ses Eğitimi ve Türk Halk Oyunları olmak üzere 7 bölüm yer almaktadır.

-'Ses Eğitimi' bölümü en çok tercih edilen bölüm.

-Televizyonlarda yayınlanan ses yarışmalarını ticari kaygılarla yapılan TV programları olarak nitelendirmek lazım.

-Eğer müzik yapıyorsak bunun hakkını vermeliyiz. 'Ben popülerim, para kazanıyorum' deyip müziğin hakkını vermeyenler var.

-Popüler insanların çok iyi şarkı söylediği için popüler olduklarını düşünmüyorum.

-Sesi yeterli olan kişinin bile mutlaka ses eğitimi alması gerekiyor.

-'Ses eğitimi' demek, olan sesi kontrol altına almak demektir.

-Popüler kültür gençlerin doğru motivasyonu bozuyor ama biraz da kendimize ayna tutmamız lazım.

-'Türk Sanat Müziği öldü mü, Halk Müziği öldü mü?' diye soruyorlar ya, 'hayır' ölmüyor. Her sene bu müzikleri öğrenmek isteyen aç gençleri gördüğümde bunu anlıyorum.  

-Radyolarda, televizyonlarda zaten doğru dürüst müzik programı yok. 'Sanat müziği mi? Halk müziği mi? Ama biz çalıyoruz ki' diyorlar.

-Konservatuvarlara girmek isteyen gençlere öne önemli tavsiyem; yapmak istedikleri her ne ise, en önemlisi çalışmak ve istikrar.

-Konservatuvara girdiği an birden meşhur olacaklarını zannedenler var.