Kalkınma ve büyüme hedefi yolunda, “Kuşak ve Yol İnisiyatifi”

Kalkınma ve büyüme hedefi yolunda, “Kuşak ve Yol İnisiyatifi”

BİLGESAM Araştırma Koordinatörü Sibel Karabel, Kuşak ve Yol inisiyatifinin önemini, Türkiye'nin bu konudaki beklentisini ve bu projenin Çin ile Avrupa ilişkilerine nasıl etki edebileceğini değerlendirdi.

Karabel, "Çin Rüyası"nı gerçekleştirmek amacıyla, Xi Jinping'in "Bir Kuşak Bir Yol"u 2013 yılında ilan ettiğini dile getirdi. Öncelikle kara yolu ve ardından demir yolu bağlantısı ilan edilen "Bir Kuşak Bir Yol"un Çin tarafından "Yüzyılın Projesi" olarak nitelendirildiğinin altını çizen Sibel Karabel, geçen yıl bu inisiyatifin Çin'in anayasasına girdiğini ve kıtalar arası ulaşım, enerji, lojistik, petrol ve doğal gaz hatları, iletişim ve altyapı ağları ile serbest ekonomi bölgelerini birleştiren bir inisiyatif olarak artık dış politikanın Çin'in önceliklerinden biri olduğunu vurguladı.

BİLGESAM Araştırma Koordinatörü Sibel Karabel, CRI TÜRK'te Kâmil Erdoğdu'nun hazırlayıp, sunduğu Manşet programına katıldı.

TÜRKİYE'DE BİR KUŞAK BİR YOL İLE BAĞLANTILI OLDUĞU PEK BİLİNMEYEN PROJELER YÜRÜTÜLÜYOR

Jeostratejik önemi ve küresel ulaşım ağlarında merkez olma potansiyeli nedeniyle Türkiye'nin "Kuşak ve Yol İnisiyatifi"nde önemli bir yeri olduğunu belirten Karabel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye Çin ilişkilerine baktığımızda, 2000'li yıllardan itibaren, zaman zaman sürtüşmeler yaşansa da bunlar diplomatik yollarla çözüme kavuşturuluyor. Ekonominin, altyapının ve yatırımın ağırlık kazandığı görülüyor. 2010 yılında Türkiye ile Çin arasında stratejik iş birliği anlaşması imzalandı. O zaman da karşılıklı ticaret hacminin 50 milyar dolar olması ve 2020'ye kadar iki katına çıkması hedeflendi. İkili ekonomik hedeflerin ancak yarısını karşılayabildik ve Türkiye aleyhine gelişen bir ticaret açığı var. Bu aslında Çin için bir ilk değil çünkü Çin'in birçok ülkeyle kendi lehinde ticaret fazlası bulunuyor. 'Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nde 6 ekonomik koridora ayrılan kara yolları arasında Türkiye, orta kara yolunda yer alıyor. Türkiye'de 'Bir Kuşak Bir Yol' ile bağlantılı olduğu pek bilinmeyen projeler yürütülüyor ve bunlardan biri de Marmaray'dır. Çin'den yola çıkan bir kargonun, 12 ilâ 15 gün içerisinde Avrupa'ya ulaşabilmesi müthiş bir zaman kazanımıdır. Marmaray ile Kazakistan, Hazar Denizi, Azerbaycan ve Gürcistan arasında bir hat var. Bakü-Kars-Tiflis demir yolu ile Türkiye bu inisiyatife dahil oluyor ve Marmaray vasıtasıyla da Gürcistan'dan başlayarak, Türkiye üzerinden Avrupa'ya bir hat açılıyor. Aynı şekilde Türkiye'den, Kars-Bakü hattı ile Kazakistan-Türkmenistan ve Çin'e bir hat açılmış oluyor. Bu önemli gelişmelerin dışında yine Marmaray ile Bulgaristan-Romanya ve Almanya'ya kadar giden bir hat var. İstanbul-Ankara hızlı tren hattı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü, Çinli konsorsiyumlarla gerçekleştirilen projelerdir. Türkiye'nin 2023 kalkınma ve büyüme hedefi yolunda, Kuşak ve Yol İnisiyatifi, Türkiye'yi tatmin edeceğini tahmin ediyorum. Ancak burada dikkat edilmesi gereken, dış ticaret açığının doğru yöntemlerle kapatılmaya çalışılmasıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu zirveye katılacak olması da verilen önemin bir işaretidir."

"TÜRKİYE, DENİZ İPEK YOLU'NDA YER ALMALI"

Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye'nin, Deniz İpek Yolu'nda da daha aktif olarak yer alabileceğine dikkat çeken Sibel Karabel, şunları söyledi:

"Çin, limanlara büyük bir stratejik önem veriyor. Yunanistan örneğinde de görebileceğimiz gibi Pire Limanı'nın hacmi yüzde 300 arttı. İtalya'nın da iki limanını Çin'e böyle rahatça sunmasının en büyük sebeplerinden biri, Çin'in Pire Limanı'nı alışı sonrasında, İtalya'nın bir liman olarak stratejik avantajını kaybetmeye başlamasıdır. Türkiye'de sadece Ambarlı değil, bunun yanı sıra farklı limanlarımızın ve liman geliştirme projelerimizin Kuşak ve Yol kapsamında artırılması gerektiği kanısındayım."

ÇİN VE AVRUPA İLİŞKİLERİ

"Kuşak ve Yol İnisiyatifi"nin Avrupa ilişkilerinde oynadığı role dikkat çeken Sibel Karabel, sözlerini şöyle tamamladı:

"İlk defa Avrupa Birliği kurucu üyelerinden ve bir G7 ülkesi olan İtalya'nın dünyada büyük yankı uyandıran, 'Kuşak ve Yol'a resmi katılımı gerçekleşti. Batı Avrupa ülkelerinin tüm baskılarına rağmen ve Trump'ın tweet diplomasisi vasıtasıyla aba altından sopa göstermesine bile aldırmadan İtalya resmi katılımda bulunarak, iki önemli limanını Çin'in hizmetine sundu. Avrupa'da kırılması gereken bir borç diplomasisi ön yargısı var ancak inisiyatifin raporları incelendiğinde ortaya farklı bir resim çıkıyor. Mesela Çin'in Afrika'da yaptıklarına bakıldığında, altyapıya ne kadar fazla hizmet ettiği görüldüğünde bunun bir borç diplomasisi olmadığı açıkça görülüyor. Raporlar, 'Kuşak ve Yol İnisiyatifi' öncesi ve sonrasında olumlu anlamda çok büyük farklar olduğu anlaşılıyor. 'Kuşak ve Yol'un anlaşmazlık çözümü adı altında Xi Jinping'e bağlı bir ekip var ve bu ekip, ülkeleri gezerek anlaşma yapıyor. Avrupa'nın bu projenin hegemonya amacı güttüğüne dair şüphelerini çürütebilmek için mevcut raporlar üzerinden çok iyi araştırma yapmak gerekiyor."