“İki partili sistemi hayata geçirmeye çalışan küresel sistemi kabul etmiyoruz”

“İki partili sistemi hayata geçirmeye çalışan küresel sistemi kabul etmiyoruz”

Demokratik Sol Parti Genel Başkanı Önder Aksakal, Türkiye'nin içine girdiği iklimi, YSK'nın tutumunu ve CHP'nin geçmişten bugüne oynadığı rolü değerlendirdi.

Aksakal, Türkiye'de uzun bir süredir 31 Mart seçimlerinin sonuçlarına odaklanıldığını ve siyasal, ekonomik ve toplumsal yaşamın bunun çevresinde döndüğünü dile getirdi.

Demokratik Sol Parti Genel Başkanı Önder Aksakal, CRI TÜRK'te Kâmil Erdoğdu'nun hazırlayıp, sunduğu Manşet programına katıldı.

Toplumun her kesiminde YSK'nın vereceği karara göre ekonominin gidişatının konuşulduğunu belirten Aksakal sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin demokrasisi açısından kurumsal düzeyde de hukuk sistemi açısından acı bir hadise. Türkiye, bunları konuşmamalıydı. Seçimler 31 Mart akşamı bittiğinde, en geç saat 24.00'da geçici sonuçlarıyla birlikte kesinleştirilmiş olmalıydı. Tüm seçim dönemlerinde ortaya atılan iddiaların bu kez daha vahim düzeye taşınarak, YSK'nın da bu süreci besleyen tutumuyla, daha büyük bir belirsizliğe taşıdığı Türkiye söz konusu ki bu da endişe verici. Venezuela'da yaşananlara baktığımızda, bu darbe girişiminin ABD tarafından desteklendiğini ve hatta Juan Guaido'nun başkanlığa gelmesini bile tanıma noktasında yer alıyor. Türkiye de 12 Eylül'den beri bu badireleri yaşadı ve 15 Temmuz faşist darbe girişiminin arkasında da aynı güçlerin olduğunu artık dünyada bilmeyen kalmadı. 31 Mart seçimlerindeki sözde ittifak yapılanmalarında, gelecek süreçte Türkiye'nin başka bir merkez tarafından istediği şekilde yönetilmesine yönelik bir planlama olduğunun farkındayız. Burada gizli ya da açık bazı ittifakların sadece bir partinin başarısıymış gibi gösterilmeye çalışılması, Türkiye'de iki partili sistemi hayata geçirmeye çalışan ve sadece iki partiyi muhatap almak isteyen küresel sistemi kabul etmiyoruz çünkü demokratik sistem böyle olmamalı. Biz 100 yıllık bir cumhuriyetiz ve hâlâ demokrasiyi, vatanın bölünmez bütünlüğü ile toplumun bölünmesi ile ilgili konuları tartışıyorsak, bizim için 'Önce Vatan Gelir' diyoruz."

"YSK, SİYASETİ DİZAYN ETMEYE ÇALIŞAN BİR MEKANİZMA HALİNE GELMİŞTİR"

Demokratik Sol Parti'nin kurulduğu andan itibaren iktidar odaklı siyaset yaparak çalışmalar yürütmüş ve bunu başarmış olan bir parti olduğunun altını çizen Önder Aksakal, şunları söyledi:

"DSP, Bülent Ecevit tarafından kurularak, üç kez devleti yönetti. Cumhuriyet Halk Partisi'ni sadece isim olarak ele aldığımda, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk kurmuş.  Ancak, 12 Eylül'den sonraki süreçte CHP, Atatürk'ün kurduğu ilkelerle yürüyen bir parti olmaktan çıkmış, sadece o partinin adını kullanarak, farklı amaçları olan insanlar tarafından Atatürk kullanılıp, sözde demokrasi öne çıkarılarak, toplumdan oy isteyen bir yapı haline gelmiş. DSP 33 senedir bu ülkenin siyasetinde. 2007 seçimlerinde DSP, CHP ile bir iş birliğine zorlandı ve seçimlere sokulmadı. Bunun nedenleri ayrıca tartışılabilir ama geçen yıl yapılan 24 Haziran seçimlerine DSP'nin katılma hakkı ve yeterliliği olmasına rağmen, İYİ Partiye düzenlenen bir stratejiye kurban edilip, DSP de seçimlerin dışında tutuldu ve bugünlere geldik. İttifak yapılanmalarıyla birlikte sadece toplumun değil, ittifakı yapan partilerin bile kendi içlerinde memnuniyetsiz olduğunu verdikleri demeçlerden anlıyoruz. Türkiye'nin acilen kendi ayarlarına dönmesi gerekiyor. Bu vatan hepimizin, demokrasi ve hukuk da hepimize lazım. YSK, ülkede seçimleri güvenlik, eşitlik içinde ve hukuki kurallar çerçevesinde gerçekleştirmekle yükümlü bir kurum olmasına rağmen, belirli merkezlerin iradesini hayata geçirecek kararlarla görev yapan bir kurum haline geldi. YSK'nın verdiği karar anayasal olarak son karardır ve aynen anayasa mahkemesi kararlarında olduğu gibi bu kararlar başka bir merciye itiraz olarak gidemez. Dolayısıyla da bu gücünü kullanarak, siyaseti dizayn etmeye çalışan bir mekanizma haline gelmiştir. Bu da hukuk sistemimize, demokrasimize ve bu ortamı bize yaratarak, özgür bireyler olarak yaşamamızı sağlayan başta Mustafa Kemal Atatürk'e ve bu uğurda can veren bütün şehitlerimize haksızlıktır. DSP de 1 Nisan itibarıyla yerel veya genel seçim ayırmaksızın gelecek tüm seçimlere kendi adaylarıyla katılacak şekilde çalışmalarını sürdürmektedir."

"ARTIK KAVGA DİLİ ORTADAN KALDIRILMALI"

Parlamentoda yer alan partilerin bir araya gelerek, seçim sistemini daha hakkaniyetli olacak şekilde acilen ele alması gerektiğine inandığını ifade eden Aksakal, şöyle konuştu:

"Siyasi iktidar, önceki dönemlerde olduğu gibi parlamentodan çıkan milletvekillerinin ve başbakanların eliyle değil, yeni anayasa gereği, Cumhurbaşkanının eliyle yürütülen bir sisteme dönüştü. Cumhurbaşkanına da bu konuda önemli görevler düşüyor. Toplumsal birlik ve kardeşliğimizin sıkıntıda olduğu ve had safhaya çıktığı, diğer yandan da ekonomik olarak da büyük bir açmazın içine sürüklendiğimiz bu süreçte artık kavga dilinin ortadan kaldırılması ve 'Önce Vatan' diyerek kendimizi toparlamamız gerekiyor."