“Grubumuzun '25. yılı' ile ilgili hayallerimiz var”

“Grubumuzun '25. yılı' ile ilgili hayallerimiz var”

Pink Martini grubunun kurucusu Thomas Lauderdale ve solisti China Forbes, CRI TÜRK'e konuştu: Türk müziğine aşinayız

Her albümü ile altın ve platin plak kazanan Pink Martini, dünya turnesi kapsamında Türkiye'deki hayranları ile buluşuyor.

Harvard Üniversitesi'nde okurken politik eylemlerine kaynak bulmak için müziğe başlayan piyanist Thomas Lauderdale ve solist China ile birkaç öğrencinin 1994'te kurduğu Pink Martini, Türkiye'de en sevilen yabancı gruplardan biri.

Dünyaca ünlü ABD'li müzik grubu; 14 Mayıs'ta Bursa Kültürpark, 16 Mayıs'ta Volkswagen Arena, 17 Mayıs'ta İzmir Kültürpark, 18 Mayıs'ta Adana Çukurova Üniversitesi, 20 Mayıs'ta Ankara Congresium ve 21 Mayıs'ta Konya Selçuklu Kongre Merkezi'nde hayranlarıyla bir araya gelecek.

Kendilerini "Dünyanın değişik köşelerinden melodileri ve ritimleri bir araya getirerek modern bir formda sunan müzik arkeologları" olarak tarif eden topluluğun şarkıları, "The West Wing"den "'Desperate Houseviwes"a birçok dizi ve filmde de yer buldu.

Samurayların aşk şarkılarından 1930'ların Küba müziğine, Fransız şansonlarından Brezilya sokak şarkılarına pek çok türden eseri seslendiren topluluk, China Forbes'un vokali ve zengin repertuvarları ile müzikseverlerle buluşacak.

Thomas Lauderdale ile grubun solisti China Forbes, Türkiye'de verecekleri konserler öncesi CRI Türk'ün sorularını yanıtladı.

Farklı dillerde şarkılar söylüyorsunuz. Kendinizi 'müzik elçileri' olarak tanımlıyorsunuz. Bu kuşkusuz, çok büyük bir kültürel zenginlik. Peki, farklı dillerde şarkı söylemenin zorlukları neler? Bunu başarmanın bir sırrı var mı?

Thomas Lauderdale: China ve ben ikimiz de dil okuduk. O Fransızca ve İtalyanca öğrenerek büyümüş, ben de Japonca, Fransızca ve Rusça, biraz da Almanca ile İspanyolca öğrendim. Yabancı filmlerin müziklerini de hep çok severdim. Her ikimiz de çok kültürlü ailelerden geliyoruz. Benim İranlı bir erkek kardeşim, siyahi kız ve erkek kardeşlerim var. China da Afro-Amerikan, Hint-Amerikan kökenli bir aileden geliyor. Ailesinde Fransızlar ve İskoçlar da var. Grubumuzun iki vokali de – China ve Storm- 25 farklı dilde şarkı söylüyor. Bu bizim için zor değil, aksine çok keyifli.

China Forbes: Farklı dilde şarkı söylemek hem çok eğlenceli hem de zorlu. Biz yıllardır çok farklı dillerde şarkılar söylediğimiz için artık bu konuda bir reflekse sahibiz. Şarkıları repertuvarımıza alırken o dili çok iyi bilen insanlardan ya da dil uzmanlarından destek alıyoruz. Birlikte telaffuz üzerinde çalışıyoruz. Şarkının hikâyesini, ne anlattığını iyice öğreniyoruz. Kolay değil ama biz her aşamasından çok keyif alıyoruz.

Türkiye'de bu kadar çok sevilmenizi neye bağlıyorsunuz?

China Forbes: Bence Türkiye'deki insanlar eski güzel günlere özlem duyuyorlar ve biz de o günleri anımsatan bir grubuz. Böylece muhteşem bir eşleşme ile uyum söz konusu… Müziğimizin güzelliği ve parıltısı da Türk müziğine benziyor. Türkiye ile uzun yıllara dayanan bir ilişkimiz var. Kariyerimizin başında bize bu imkânı veren Pasion Turca ve sahibi Sinan Nergis sayesinde artık neredeyse bir aile gibi olduk.

Türkiye'ye çok sık geliyorsunuz. Türkiye ile ilgili en sevdiğiniz şey nedir?

China Forbes: İnsanların misafirperverliğine ve sıcakkanlılığına bayılıyorum. Türkiye çok güzel ve göz alıcı bir ülke. Ve yemekleriniz! Muazzam!

Türkiye'nin farklı şehirlerinde dinleyicilerle buluşacaksınız. Bu seferki çok daha geniş bir turne. Daha önce Belkıs Özener'i de sahnenizde ağırlayarak dinleyicilere sürpriz yapmıştınız. Bu kez konserlerde neler olacak?

China Forbes: Evet, geçen sefer Storm ve Belkıs Özener 'Aşkım Bahardı' şarkısını birlikte seslendirmişlerdi. Yine çok güzel vakit geçireceğimize inanıyorum. Bu kez hiç gitmediğimiz şehirlere de gideceğiz. Bursa, Adana ve Konya'daki ilk konserlerimiz olacak. Bu şehirler bizim için gizemini koruyor. İstanbul, Ankara ve İzmir'i çok iyi biliyoruz. Türkiye'yi çok özledik. Herkesi bizimle şarkı söylemeleri ve dans etmeleri için konserlerimize bekliyoruz.

Türk müziğinin sizin müziğinize katkıları oldu mu?

Thomas Lauderdale: Elbette. Türkiye'ye çok uzun yıllardır gelip gidiyoruz. Dolayısıyla Türk müziğine aşinayız. Nostaljik Yeşilçam şarkılarını çok seviyoruz. Sürekli yeni şeyler de keşfediyoruz. Zaten bunları siz de biliyorsunuz. 'Aşkım Bahardı', 'Üsküdar'a Giderken' örneklerinde olduğu gibi… Youtube'da gezinirken bulduğum şarkılar bunlar. Melodileri o kadar güzel ve bize uygun ki, hemen repertuvarımıza aldık. Hatta albümümüze koyduk.

Az önce de söylediğiniz gibi nostaljik şarkıları yorumluyorsunuz. Gençlerin bu şarkılara olan ilgisi nasıl?

Thomas Lauderdale: 'Nostaljik' demek yaşlılara hitap eden demek değil. Bizi takip eden kitle çok geniş bir yaş aralığında… Çocuklar da var, gençler de yaşlılar da… Gençler çok seviyorlar, hatta bazıları belki de bu şarkıları bizimle öğreniyorlar, bizden dinliyorlar.

Dünyanın farklı ülkelerinden şarkıları araştırmaya devam ediyor musunuz?

Thomas Lauderdale: Elbette. Melodi bizim için çok önemli. Sözler ve şarkıların hikâyeleri de tabii ki. Her zaman yeni şarkılar için araştırma yapıyoruz. Bu benim çok keyif aldığım bir şey aynı zamanda.

Dünya turneniz sürüyor. Turnenin devamında yeni projeleriniz var mı?

China Forbes: Elbette. Grubumuzun '25. yılı' ile ilgili hayallerimiz var. Benim arzum, tıpkı ikinci albümümüzde yaptığımız gibi Thomas ile birlikte yazdığımız daha fazla orijinal şarkının yer aldığı bir albüm yapmak. Ben de eski zamanlara özlem duyuyorum ve böyle bir albüm yapmayı çok istiyorum. Ve yine Thomas ile bir opera albümü kaydetmek istiyoruz.

Şarkılarınızın film ve dizilerde kullanılması size nasıl hissettiriyor?

Thomas Lauderdale: Sinema benim için vazgeçilmez. Sanırım müzikle ilgilenmeseydim kendimi ifade edebileceğim bir alan olarak sinemayı seçebilirdim. Şarkılarımızın film müziği olarak kullanılması elbette bizi çok mutlu ediyor. 'Souvenir'daki şarkılar filmde Isabelle Huppert tarafından seslendirildi. Şarkılarımız paylaşıldıkça ölümsüz oluyor.

İki yıl önce Türkiye'de genç bir öğretmen beyin ameliyatı sırasında sizin şarkılarınızın çalınmasını istemişti. Bu, konuşma yetisinin etkilenebileceği ve dokuların korunması gereken çok ciddi bir operasyondu. Açık ameliyat sırasında genç öğretmen tamamen uyutulmamış ve sizin müziğiniz eşliğinde beyin tümöründen kurtulmuştu. Müziğin iyileştirici gücüne dair ne söylemek istersiniz?

China Forbes: Böyle şeyler duyunca inanın çok duygulanıyorum… Kelimelerle tarif edemeyeceğim kadar çok!

Thomas Lauderdale: Bizim müziğimizle yapmak istediğimiz en önemli şey ne olursa olsun insanlara her zaman umut ve devam gücü vermek… 'Pink Martini' çok dilde seslendirdiği tüm şarkılarıyla farklılıklara saygı duymayı, hoşgörülü ve umut dolu olmak gerektiğini anlatıyor.

Röportaj: Tuğçe Akkaş

Video Link: https://www.youtube.com/embed/NKMCbp5nM1E