“Go Oyunu, İnsanın Kendisine Karşı Mücadelesidir”

“Go Oyunu, İnsanın Kendisine Karşı Mücadelesidir”

"Tavla insanın kadere karşı,

Satranç rakibine karşı,

Go ise kendisine karşı mücadelesidir"

Çin'in köklü strateji oyunu olan "Go" oyuncusu, "İstanbul Go Okulu"nun kurucusu, Go ve Strateji Derneği Kurucu Başkanı olan Mehmet Emin Barsbey, CRI TÜRK Özel'de Özlem Arıkan Serbez'in konuğu oldu.

Barsbey, Çince adı Wei Qi (veği çi) olan Go Oyunu'nun tarihi ve özelliklerinden bahsetti. Go Oyunu'nun kesin olarak nasıl ortaya çıktığının bilinmediğini belirterek, tarihiyle ilgili şunları söyledi:

"Go Oyunu'nun üç ya da dört bin yıllık bir geçmişi olduğu düşünülüyor. Yarı efsanevi kral Yao'nun oğlu Tan Chu'nun zekâsını geliştirmek için bu oyunu icat ettirdiği söyleniyor. Başka bir rivayet de şamanik kehanet tahtalarının zaman içinde Go Oyunu'na dönüştüğüdür. Bu konuya dair net bir bilgi olmasa da 2500 yıl öncesine tarihlenmiş Go Tahtaları ve ekipmanları arkeolojik kazılarda karşımıza çıkıyor. M.Ö 500 – 600 yıllarına ait eski oyun kayıtları bulunuyor dolayısıyla Go, en az 2500 yıllık ve halen ilk formunda oynanan, zaman içinde değişmemiş bir oyundur. Go bu haliyle Uzak Doğu'da yüzyıllardır oynanmaktadır. Önce Çin'de ortaya çıkan Go, daha sonra Japonya ve Kore'ye de geçti, bu ülkeler "Go'nun Üç Büyük Kralı" olarak anılır. Batı kültürü, Go Oyunu ile 19. yüzyılda tanıştı. Hindistan çıkışlı olan satranç, Go'ya göre daha yaygın olarak oynanan bir oyundur. Uzak Doğu'da ise akıl ve strateji oyunlarını zirvesinde Go vardır."

Eski Çin'de Asil Bir Bireyden Beklenenler

Go Oyunu'nun Samurayların eğitiminde, Budist rahiplerin manastırlarında kullanıldığını ifade eden Mehmet Emin Barsbey, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Go, eski Çin'de asil bir bireyden resim, müzik ve kaligrafinin yanı sıra yapması beklenen dört şeyden biri olarak kabul ediliyordu. Ağırlıklı olarak asillerin oynadığı bu oyun, önce Japonya'da sonra da tüm Uzak Doğu'da halka da inerek, tüccarlardan savaşçılara ve sıradan insanlara kadar herkesin oynadığı bir oyun haline geliyor. Böylece bu kadar farklı insan, aynı oyunun çevresinde toplanmış oluyor. Oyun tahtası taraf tutmaz, oyun tahtasına oturduğunda herkes eşittir, dil, cinsiyet veya ırk fark etmez."

Pearl Harbour Baskını Bir "Go" Taktiği miydi?

Barsbey, Japonya'nın II. Dünya Savaşı'na girmesine neden olan Pearl Harbour Baskını'nın "Yalnız olan taşa saldır" Go taktiğinden hareketle planlandığının iddia edildiğini belirterek, "Eskiden beri bu oyun, savaşçıların, komutan, general ve stratejistlerin ilgi alanına giriyor. Satranç batılı düşünce tarzı, Go ise Uzak Doğulu düşünce tarzıyla özdeşleştirilir. Satranç güç odaklı, Go alan odaklı bir strateji oyunudur." ifadelerini kullandı.

"Vaktini ayıran ve emek veren herkes bu oyunu öğrenebilir"

Barsbey, Go oyununu öğrenme sürecinin, kişinin ilgisine ve odaklanmasına bağlı olduğunun altını çizerek "Çocuklar, 6 ilâ 7 yaşlarında Go oynamaya başlayabilir. Büyük tahtada bir oyunu sağlıklı bir şekilde, tek başına başlayıp bitirebilmek için genelde 2 ilâ 3 aylık bir sürece ihtiyaç duyuluyor. Vaktini ayıran ve emek veren herkes bu oyunu öğrenebilir, süreç görecelidir. Go, problem çözme becerisini artırır ve esneklik kazandırır. Kişi, her tercihin bir maliyeti olduğunu, bu nedenle de her şeyi elde edemeyeceğini fark eder. Çocuklar aynı zamanda kaybetmeyi öğrenir."

***Go oyununun felsefesini, amacını, temel kurallarını ve nasıl oynandığına dair bir giriş niteliğindeki çekimimizi videomuzda izleyebilirsiniz.

Röportaj: Özlem Arıkan Serbez

Video Link: https://www.youtube.com/embed/eEHPJiQ9-Pk