G20 Zirvesi ve 90 Günlük Ateşkes

G20 Zirvesi ve 90 Günlük Ateşkes

Büyük durgunluğun onuncu yılı 2018, "durgunluktan çıkıldı" iyimserliğinin kendini gösterdiği bir yıl olduğu kadar; bir sonraki mali krizin yakın olduğu yolundaki değerlendirmelere sahne oldu. 2019'un ikinci yarısı ve 2020 yılı için yeni durgunluk sinyalleri geliyor. Küresel borç göstergeleri 2008 krizi öncesinden daha kötü bir görünüm sergilemekte. Kapitalizmin insanlığın ve gezegenin geleceğini tehdit edici sonuçlarına karşı yükselen, çoğunlukla yanlış yere kanalize olan (neo-faşizm) tepkiler söz konusu. Kapitalizmin sistemik sorunlarından kaynaklanan kaygılara; Amerikan burjuvazisinin belirli bileşenlerinin Trump öncülüğünde yürüttüğü ticaret savaşları, Ukrayna-Rusya bölgesel krizi, İran'a yönelik yaptırımlar ve Suudi Arabistan'ın kapitalist metropollerin "tahammül sınırlarını" aşan, insanlık ve uluslararası hukuk dışı uygulamaları da eklenmiştir.

2008 yılında Washington'da başlayan G20 zirvelerinin bu yılkı ev sahipliğini ekonomik kriz ile boğuşan, bu krizden yine bir IMF programı ile çıkmaya çalışan Arjantin üstlendi. Küresel ekonomi politikalarının ve yarattığı sonuçların liderler düzeyinde ele alındığı zirvede, Dünya Ticaret Örgütü reformu ve iklim değişikliği konuları öne çıktı. En merakla izlenen gelişme, tahmin edileceği üzere, Trump-Xi görüşmesi oldu. Trump'ın Eylül ayı sonunda yaptığı hamle küresel ticaret ve yatırım akımlarının geleceğine yönelik kaygıları iyiden iyiye arttırmıştı. Çin'in 267 milyar dolarlık ihracatını hedefleyen yeni tarife dalgasının 1 Ocak 2019'dan itibaren yüzde 25 gibi bir orana yükselme olasılığı, Trump-Xi görüşmesi öncesi nefeslerin tutulmasına neden oldu. Çin'in devlet aklı ve sağduyusuna bel bağlayan birçok analist, Çin'in iki ülke arasındaki tansiyonu düşürücü tavizler vereceği beklentisi içine girdi.

Trump ve Xi'yi bir araya getiren toplantıya ilişkin ilk bilgi ve değerlendirmeler küresel ticaret rejiminin geleceğinden kaygı duyanlar için rahatlatıcı nitelikte. Her ne kadar detaylar henüz netleşmese de gerek ABD'li gerekse Çinli diplomatik çevreler liderlerin önemli bir uzlaşıya vardığı görüşünde birleşiyor. ABD, 1 Ocak'ta başlayacağı ilan edilen yüzde 25'lik tarife uygulamasını 90 gün süre ile ertelerken; Çin iki ülke dış ticaretinde kendi lehine olan dengesizliği azaltacak adımlar atmayı kabul etti.  Temkinli bir iyimserlik yaratan, çatışmadan çok ortak çıkarların fazla olduğu vurgusunun yapıldığı çalışma toplantısının ayrıntılarına biraz daha yakından bakalım.

Taraflar tarife savaşlarına ve kronik anlaşmazlık konularına yönelik görüşmelere gecikmeksizin başlama kararı aldılar ve 90 günlük görüşme periyodunda yeni tarife artışı yapılmayacağı üzerinde uzlaştılar. Teknoloji casusluğu, fikri sınai mülkiyet hakları, tarım ve ABD'li şirketlerin Çin pazarına girişini güçleştiren tarife dışı engellerin gözden geçirilmesi ve ek tarifelerin azaltılması önemli müzakere başlıkları olarak öne çıkıyor.

Mart ayı başına kadar bir anlaşma sağlanamaz ise Çin menşeli ürünlere yönelik yüzde 25'lik ek tarifeler yürürlüğe girecek. Kötümser senaryo gerçekleşirse Çin'in korumacı bu adıma karşı yapacağı misillemenin içeriği küresel ticaretin 2019'da alacağı seyri doğrudan belirleyecek.

Çin, zirvenin ardından çok taraflı ticareti destekleme yönündeki stratejik tercihi doğrultusunda bazı adımlar atmaya hazırlanıyor. Ülke iç piyasa talebi ile uyumlu olmasını gözeterek, ABD'den yaptığı enerji, endüstri ürünleri ithalatını arttırmayı öngörüyor. ABD'ye yönelik misillemeler kapsamında azaltılan tarım ürünleri ithalatının kısa süre içerisinde arttırılması bekleniyor. Çin'in, ABD'nin soya fasulyesi ihracatındaki önemli müşteri konumuna geri dönmesi Trump'un yoğun destek aldığı tarım üreticileri için oldukça iyi bir haber. Ayrıca Çin toplum sağlığı açısından önemli bir adım attı ve fentanili tahditli kategoriye aldı. Pekin yönetimi, ABD'ye fentanil satanlara ağır cezalar öngören düzenlemelere gitmeye hazırlanıyor. Pekin'in dikkat çekici bir diğer adımı, daha önce tıkanıklık yaşanan, Qualcomm'un NXP'yi satın alma anlaşmasına onay vermeye hazır olduğu mesajının ABd'ye verilmesiydi.

G20 zirvesinden sızan ilk bilgiler ve alınan kararlar zirve öncesindeki ılımlı mesajların yerini bulduğunu gösteriyor. Eğer 90 günlük süre sonunda taraflar bir uzlaşmaya varırsa bu yalnızca uluslararası ticaret rejiminin geleceği için değil, G20'nin geleceği için de olumlu gelişme anlamına gelecektir. ABD-Çin uzlaşısına giden sürece katkıda bulunulması, G20 forumunun 2008 küresel mali krizinde üstlendiği eşgüdüm rolünün bir benzerini tekrar etmesi anlamına gelecek ve işlevini yitirmekte olduğuna yönelik eleştiriler hafiflemiş olacak.

 *Dr. Kerem Gökten /  Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi


Kaynaklar

Borger J., "Donald Trump and Xi Jinping declare trade truce at G20", The Guardian, 2 Dec 2018.

Elliott L., "Global debt now worse than before financial crisis, says IMF", The Guardian, 18 April 2018.

Friedman Z., "The Next Financial Crisis Will Look Like This", Forbes, 20 September 2018.

Martina M.; Rampton R., "China, U.S. declare 90-day halt to new tariffs: White House", Reuters, 2 December 2018.

Rampton R.; Martina M., "U.S., China agree on trade war ceasefire after Trump, Xi summit", Reuters, 1 December 2018.