“En büyük yalanı Batı medyası söylüyor”

“En büyük yalanı Batı medyası söylüyor”
“En büyük yalanı Batı medyası söylüyor”
“En büyük yalanı Batı medyası söylüyor”

Çin hükümeti, "Xinjiang Mesleki Beceri Eğitim Çalışmaları" başlıklı bir beyaz kitap yayımladı. Beyaz kitapta mesleki beceri eğitim merkezlerinin kurulma nedenleri, merkezlerde ne gibi derslerin verildiği ve eğitim çalışmalarında elde edilen sonuçlar gibi konular hakkında uluslararası topluma ayrıntılı bilgi aktarıldı.

Xinjiang halkının yakın dönemde terörizm ile dini aşırıcılıktan olumsuz etkilendiği ve can güvenliğinin tehlikeye girdiği belirtilen belgede, yerel hükümetin yasalar doğrultusunda soruna kökten çözüm getirmeye çalıştığı, bu amaçla mesleki eğitim merkezlerinin kurulduğu kaydedildi. Kitapta, bu tedbir sayesinde, terör faaliyetlerinin önlendiği, çeşitli etnik gruplara mensup vatandaşların yaşam, sağlık ve kalkınma haklarının güvence altına alındığına da vurgu yapıldı.

Yakın zaman önce Çin ziyaretinden dönen Aydınlık Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Akkoç, Çin Devlet Konseyi tarafından yayımlanan "Xinjiang'daki Mesleki Eğitim Çalışmaları" başlıklı beyaz kitabı CRITÜRK Türkiye'de Tuğçe Akkaş'ın sunduğu Manşet programında değerlendirdi.

Beyaz kitabı incelediğini söyleyen Akkoç, Xinjiang'da olduğu süre boyunca iki farklı eğitim merkezini ziyaret ettiklerini dile getirerek, orada gördüklerinin kitapta yer aldığını ve bu eğitim merkezlerini yerinde inceleyen sayılı gazeteciler arasında bulunduğunu bildirdi.

"Biz bu eğitim merkezlerini serbestçe hiçbir sınırlama ve müdahale olmadan gezdik." diyen Tunç Akkoç, sözlerine şöyle devam etti:

"Rastgele odalara girip sorular sordum. Binadaki tüm koridorları dolaşıp 50'ye yakın öğrenci ile birebir konuştum. Neden bu eğitim merkezine geldiklerini, memnun olup olmadıklarını, şikâyetlerini, ne zaman mezun olacakları gibi birçok soru sordum. Görüşmelerde ilk izlenimim, öğrencilerin beyanları samimiydi. Herhangi bir baskı veya kurgu altında konuşmuyorlardı. Gözlerinin içine bakarak konuştuğumdan bu samimiyeti anladım. Eğer bir baskı olsa bunu sezmek mümkün olurdu. Bu gençlerin eğitim merkezlerinde eğitime tabi tutulmaları gerçekten doğru bir karar. Çünkü önceki hayatlarından ulusal dil olan Çinceye yeterince hakim değiller, yurttaşlık bilgisinden mahrumlar, yasa ve kanunları bilmedikleri için çoğu suça karışmış durumda. Çoğunun mesleği yok. Gericiliğin pençesine, kadınlara şiddet ve eğitim yasağı getiren bir zihniyetin içine düşmüşler. Hatta bir sohbette eğitim merkezine devam etmeden önce kız çocuğu hasta olan bir öğrencinin modern tıp yöntemlerini doğru bulmayarak çocuğunu 'hoca' duaları ile iyileştirmek isteyen veya diğer etnik gruplara karşı nefret ve düşmanlık yayan, illegal medreselerde eğitim gören, internet üzerinden illegal paylaşımlarda bulunan birçok gençle konuşma fırsatı yakaladım. Bu gençlerde mezun olduktan sonra yeni bir hayata başlayacak olmanın heyecanını gözlemledim."

"HERKES KENDİ DİLİNİ KONUŞUYOR"

Bu eğitim merkezlerinde eğitimini tamamlamış veya tamamlamaya yaklaşmış öğrencilerin ülkesi ile hukuk düzenine bağlı, tüm diğer etnik gruplara saygılı, meslek öğrenmiş ve çeşitli hobiler edinmiş çağdaş insanlar olarak karşılarına çıktıklarının altını çizen Akkoç, "Biz bu eğitim merkezi dışında bu eğitim merkezinde eğitim görmüş bir aileye de misafir olduk. Daha önce aşırı düşüncelere sahip olduğu için eşinin çalışmasına izin vermediğini söyleyen şahıs, şu an da eşi ile birlikte bir fabrika çalıştığını ve daha mutlu bir yaşam sürdüğünü söylerken 'Ben şu anda da İslam dinine inanıyorum ama geçmişte yaptıklarım İslam'la bağdaşmayan şeylerdi. Bu hayatımda daha mutluyum ve ibadetlerimi yerine getiriyorum' dedi. Eğitim merkezlerinde aldığı eğitim ile aşırı radikal İslami düşüncelerden kurtulmuş olduğunu gördük. Eğitim merkezlerinde şahit olduğum bir diğer önemli nokta ise, bu merkezlerde Uygur kültürünü baskılama veya dini inançları engellemeye yönelik hiçbir şey görmedim. Herkes kendi dilini konuşuyor ve hatta kendi kültürüne ait halk dansları ve müzikleri icra ediyorlar. " açıklamasını yaptı.

"EN BÜYÜK YALANI BATI MEDYASI SÖYLÜYOR"

Batı medyasında yer alan haberleri değerlendiren Tunç Akkoç, Batı medyasının Çin Halk Cumhuriyeti'ni doğruları yansıtmamakla suçladığına dikkat çekerek "En büyük yalanı Batı medyası söylüyor. Uygurlara ise en büyük zararı Batı medyası veriyor. Çünkü yaptıkları yalan haberler ve yönlendirmeler ile Uygurları kışkırtıyorlar. Bu merkezler insan haklarının savunulduğu yerler. Nedir insan hakları? Hukuk, bilim ve özgürlüktür. Bu merkezlerde bunlar öğretiliyor. Tam tersine batı medyası gericiliği savunarak insan haklarını ihlal ediyorlar." dedi.

Batı menşeili bazı medya organlarında yalan haberlerin yapıldığı bilgisini paylaşan Akkoç, "Kısa süre önce Independent'ta bir haber yayımlandı. (Örneğin, geçmişte de 1. Körfez Savaşı'nda bir kuş vardı, petrolün içinde boğuluyordu sonra bunun yalan olduğu ortaya çıktı). Haber baştan aşağı yalandı.  Türkiye'de bazı medya organları da buna alet oldu. Haber değeri yüksek bizim gözlemlerimize bir satır yer vermiyorlar ancak Independent'ın haberlerine hepsi yer veriyor. Türk basını bu yalanlara alet olmamalı çok üzücü." diye konuştu.

"TÜRKİYE'NİN TAVRI BURADA ÇOK NET"

Çin'in Xinjiang'daki mesleki eğitim merkezlerinde yürütülen çalışmalarının terörle mücadele konusunda tüm dünyaya örnek teşkil ettiğini belirten Tunç Akkoç, "Kesinlikle terörün kökü böyle kazınır. Batı dünyası bu eğitim merkezlerinden propaganda yapacağına buradan ders çıkarmalı. Çin burada terörün köküne inerek terörü ortaya çıkaran bataklığa inmeye çalışıyor. Eğitim merkezlerinde eğitim ile terörle etkin mücadele veriliyor. Bu yalan propagandaları dünyada bir avuç ülke destekliyor. ABD'de bu ülkelerin başını çekiyor. Ezici çoğunluk ve gelişen Avrasya ülkeleri buna alet olmuyor. Türkiye'nin de tavrı burada çok net. Temmuz ayında Recep Tayyip Erdoğan'ın Çin ziyaretinde Türkiye'nin tavrı ortadaydı." ifadelerini kullandı.

Akkoç son olarak, yapılan yalan haberlerin uzun ömürlü olacağını zannetmediğini söyledi ve "Dünya artık çok küçük isteyen merak eden herkes Xinjiang'ı ziyaret edip gerçekleri görebilir." diyerek sözlerini tamamladı.