Deneyimli diplomatlar CRI Türk için yorumladı

Deneyimli diplomatlar CRI Türk için yorumladı

Türkiye dış politikada yeni bir döneme hazırlanıyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 11. Büyükelçiler Konferansı'nda yaptığı konuşmada Türkiye'nin "Yeniden Asya" isimli politikasını ilan etti. Çavuşoğlu "Yeniden Asya adını verdiğimiz açılımı bugün buradan ilan ediyoruz. İlişkilerimizi bütüncül bir çerçeve dâhilinde daha da ilerleteceğiz." diye konuştu. 

Türkiye'nin tüm Asya ile eşitlik, karşılıklı saygı ve Birleşmiş Milletler ilkeleri etrafında yeni bir sayfa açmak istediğini belirten Çavuşoğlu, "Dünyanın bu en dinamik bölgesinde bizim köklerimiz derindir. Avrupa'da ve Avrupalı olmak gibi, Asya'da ve Asyalı olmak da bizim için değerlidir." ifadesini kullandı.

Asya bölgesinin dünya ekonomisinin merkezi haline geldiğini aktaran Çavuşoğlu "Uluslararası toplum Asya'da daha fazla yer almak için bir rekabet halindedir." değerlendirmesinde bulundu.

"TÜRKİYE VE ÇİN BİRBİRİNİ TANIMALI"

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun açıklamalarını CRI Türk'e değerlendiren emekli Büyükelçi ve siyasetçi Onur Öymen, Ankara'nın yeni bir açılımdan ziyade mevcut yönelimine hız verdiğini belirtti. Öymen "Türkiye, ilk kez Asya'yı keşfediyor değil. Orta Asya ülkelerinin bağımsızlığını kazanmasından sonra bu ülkelerle ekonomik ve kültürel alanda yakın ilişki kurmuştuk. Yeniden Asya açılımını var olan bir projenin hızlandırılmış hali olarak görmek belki de daha doğru olacaktır." ifadesini kullandı.

"Yeniden Asya" açılımında Çin ile ilişkilerin özel bir önem taşıyacağını vurgulayan Öymen, Ankara ve Beijing'in hâlâ birbirini tanımaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Deneyimli diplomat bu kapsamda şunları kaydetti:

 "Türkiye ve Çin'in Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nde iş birliğine gitmesi her iki tarafın da hayrına olacaktır. Büyük ekonomik projelerin hayata geçmesi için karşılık talep gereklidir. Bana göre; Türkiye'de Çin, Çin'de ise Türkiye yeterince tanınmıyor. Bu iki büyük potansiyelin karşılıklı çıkarlarının olduğunu anlaması gerekli."

"TÜRKİYE KÖPRÜ OLABİLİR"

Öymen'in değindiği bir başka konu da Güneydoğu Asya İş Birliği (ASEAN) ile kurulacak ilişki oldu. Dünyanın en büyük 5. ekonomisi olan ASEAN'ın Türkiye'ye sağlayacağı katkılara dikkat çeken Öymen, şöyle devam etti:

"ASEAN ekonomileri yalnız ekonomik alanda değil teknoloji alanında da göze çarpan ilerlemelere imza atıyorlar. ASEAN ile yakın ilişki Türkiye'ye bu kapsamda fayda sağlayacaktır. Bu birliktelik ASEAN ülkelerinin de çıkarına. Zira ASEAN bir süredir Batı ile daha yakın ilişkiler kurmak istiyor. Bu anlamda görece Batı daha yakın ve eski ilişkilere sahip olan Türkiye köprü vazifesi görebilir. Bütün mesele karşılıklı çıkarları keşfetmekte."

Öymen, dış politikada eksen kayması eleştirilerini ise "Türkiye'nin başından beri dış politikasını tüm ülkelerle iyi ilişkiler, insan haklarına ve demokrasiye saygı prensibi üzerine kurdu. Bu ilkelerden vazgeçtiği zaman eksen kaymasından bahsedilebilir." sözleri ile yanıtladı.

"TÜM ENSTRÜMANLAR KULLANILMALI"

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun açıklamalarını CRI Türk'e değerlendiren bir başka isim büyükelçilik görevinin ardından milletvekili olan Öztürk Yılmaz oldu. Yılmaz, Dışişleri Bakanlığı için 2002 senesinde "Asya-Pasifik Açılım Belgesi" hazırladığını anımsatarak "O dönem hazırladığım belgede karşılıklı ticaretin geliştirilmesi, bölgedeki gümrük sistemlerinin anlaşılması ve bankacılık sisteminde iş birliği önerilerimi sıralamıştım. Ayrıca güvenlik konularında da iş birliği önerileri vardı. Ancak o dönem Dışişleri'nin çekmecelerinde unutuldu" diye konuştu.

"Yeniden Asya" açılımının kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini belirten Yılmaz, "Sadece elçilik açmakla olmaz. Ticaret alt yapısı tesis edilmeli ve diplomatik tüm enstrümanlar kullanılmalı. En önemlisi de Türkiye'nin dış politikadaki yöneliminin diğer ülkelere alternatif olarak sunulmamalı." dedi.

Gökhun Göçmen