Çin-Türkiye Sineması Panelleri ve İpek Yolu Sektör Buluşması

Çin-Türkiye Sineması Panelleri ve İpek Yolu Sektör Buluşması

Randevu İstanbul 20 Uluslararası Film Festivali, bu sene Çin Sinemasını konuk ediyor.

Festival, TÜRSAK'ın organize ettiği, CRI TÜRK ve Çin Uluslararası Radyo ve Televizyon Yayıncılık Ağı (CIBN)'nın destekleri ve Bahçeşehir Üniversitesi İş Birliği ile düzenlenen "Çin'e Bak, Dünyayı Gör" bölümünde, "Çin-Türkiye Sinema Panelleri ve İpek Yolu Sektör Buluşması" dün, Bahçeşehir Üniversitesi Galata Kampüsü'nde gerçekleştirildi. Bu panellerde, Türkiye ve Çin arasında geleceğe dönük iş birliği olanakları ve iki kültürün birbirine neler katabileceğinin tartışıldığı, moderatörlüğünü Tunca Arslan'ın yaptığı bir dizi panel düzenlendi.

Bunlardan Çin ve Türkiye Sinemaları'nda "Kadın Bakışı" konulu panelde konuşan yönetmen Emily Tang, Çin'de 1949'da Komünist Parti'nin kurularak, kadın erkek eşitliği ilân edildikten sonra büyük gelişmeler katedildiğini, ancak Çin'in farklı bölgelerinde, özellikle de ekonominin az geliştiği yerlerde kadın-erkek eşitliği ve kadına bakışta eşitsizlik sorununun halen devam etmekte olduğunu dile getirdi. Gazetecilik geçmişi olan yönetmen Gao Yijie, ulusal sinema sektöründe ki kadın sinemacıların erkeklere göre oranının yüzde yedi olduğunu belirterek, yine de kadınların zaman içinde sinema sektöründe kendilerini geliştirdiklerine şahit olduklarını ifade etti. Gao, 50 ve 70'li yıllarda sinemanın erkeği daha ön plana koyduğunu ama sonraki yıllarda kadının da öne çıkmaya başladığının altını çizdi. Yönetmen ve yapımcı Sevinç Baloğlu, "bu panele davet alana kadar Çin'de kadınların sinema sektöründe nerede yer aldığını daha önce hiç düşünmediğimi, araştırmadığımı fark ederek kendime kızdım, sonuçta dünyadaki en büyük iki imparatorluktan biri Osmanlı, diğeri de Çin İmparatorluğu'ydu" sözleriyle başladığı konuşmasında, Türkiye'de çekilen 110 filmin sadece 11'inde kadın yönetmenler olduğunu ve sektörde kadınların bütçe bulmasının çok daha zor olduğundan bahsetti.

Paneldeki bir diğer konuşmacı olan yapımcı ve senarist Emine Yıldırım, Türkiye'de çok iyi senarist, sanat yönetmeni, yapımcı ve yönetmenler olduğunu, ancak sektöre erkeklerin hakim olduğunu ve paranın da daha çok onlara gittiğini, kadınlara verildiği zamanlarda, ise daha az bütçeler verildiğini dile getirdi. Yıldırım, kadın kahramanların senaryolarda çok katmanlı, derinlikli karakterler olarak yazılması gerektiğini ve film ekiplerinin de yarısının kadın olarak seçilmesinin çok olumlu gelişmeler sağlayacağını ifade etti. Yapımcı Xia Fei, senarist Chen Qian ve yönetmen ve senarist Ceylan Özgün Çelik de panelde konuşmacı olarak yer aldılar.

Çin ve Türk Sinemalarında "Yeni Nesil Sinemacılar"

Her iki ülkeden genç sinemacıların katılımıyla gerçekleştirilen bu panelde yeni nesil sinemacıların sinema sanatına bakışları; yeni eğilimler, gelecek vizyonları; fonlar, destekler ve diğer tüm üretim imkânları ele alınarak, iş birliği ve iletişim olasılıkları üzerinde duruldu. Yönetmen Liu Fang, on milyona da 100 milyona da fim çekilebileceğini, ancak en önemli şeyin yönetmenin "neden bu filmi çekiyorum, ne anlatmak istiyorum sorusunun cevabını bilmesidir" dedi. Liu, ayrıca gişe hasılatının bir filmin başarı ve başarısızlığının tam bir göstergesi olmadığını ifade etti.

Köprüde Buluşmalar yöneticisi Gülin Üstün yaptığı konuşmada, filmlerde ortak çalışmanın öneminden bahsederek, film çekecek olanlara bu yabancı ortakların bulunarak, ilişkilerin sağlanması ve işleyiş konusunda verdikleri destekleri anlattı. Yönetmen Li Ruijin, günümüzde izleyicinin daha yeni ve farklı şeyler görmek istediğini belirterek, "ticari filmler, sadece seyircilerden para kazanmak amacını gütmemeli, bir ticari filmin de içinde yaratıcı düşüncelere yer verilmeli" şeklinde konuştu. Yapımcı Dorukhan Acar, olası Çin – Türkiye iş birliğinde çok büyük bir potansiyel gördüğünü, güzel paslaşmaların olacağı filmler çekilebileceğini düşündüğünü dile getirdi.

Kısa film yönetmeni Quan Xiaomin, Türkiye'de kadınların çok güzel ve erkeklerin de çok yakışıklı olduğunu, mekanların, yemeklerin çok güzel olduğunu belirterek, özellikle iş birliği söz konusu olduğunda Türkiye'nin medeniyet ve kültürü burayı çekmek için büyük bir motivasyon sağladığını vurguladı. Quan, "Türkiye ile ilgili beş dakikalık kısa bir film çekerek, insanların aklında iz bırakacak bir proje hazırlamak isterim" dedi.

Yönetmen Yao Shoquin, Çin'de çok fazla gencin film çekme arzusu olmasına rağmen çok az sayıda insanın bunu gerçekleştirebildiğini ifade etti. Yao, Çin'de insanların sürekli cep telefonlarından film seyretmesi nedeniyle ürettikleri belgesel filmlerde, çok basit ama halka en yakın olan konularda, anlık, canlı izlenebilecek kısa videolar hazırlayarak onlara ulaşmayı hedeflediklerini dile getirdi. Senarist ve yönetmen Emin Alper, bağımsız filmlerin fon bulmasındaki sorunlara değindi, kamusal fonda siyasetin etkin oluşunun yeni sinemacıları karamsarlığa ittiğini belirterek, Avrupa'daki gibi televizyon kanallarının da bağımsız sinemaya destek verebileceğinin altını çizdi. Alper de diğer Türk panelistler gibi Çin Sinemasını özellikle bu tür etkinlikler sayesinde tanıyabildiklerini, bundan sonra sadece Avrupa ile değil, aynı zamanda Çin ile de ortak çalışmalar yapılabileceğini umut ettiklerini ifade etti. Panele ayrıca yönetmen Gao Zheao ve oyuncu, kurgucu ve yönetmen Ayris Alptekin de konuşmacı olarak katıldı.

Festival, önümüzdeki günlerde çeşitli etkinliklerle devam edecek.

Haber: Özlem Arıkan Serbez