“Çin-Türkiye Ekonomi ve Ticari İş Birliği Konferansı”

“Çin-Türkiye Ekonomi ve Ticari İş Birliği Konferansı”
“Çin-Türkiye Ekonomi ve Ticari İş Birliği Konferansı”
“Çin-Türkiye Ekonomi ve Ticari İş Birliği Konferansı”
“Çin-Türkiye Ekonomi ve Ticari İş Birliği Konferansı”
“Çin-Türkiye Ekonomi ve Ticari İş Birliği Konferansı”
“Çin-Türkiye Ekonomi ve Ticari İş Birliği Konferansı”
“Çin-Türkiye Ekonomi ve Ticari İş Birliği Konferansı”
“Çin-Türkiye Ekonomi ve Ticari İş Birliği Konferansı”
“Çin-Türkiye Ekonomi ve Ticari İş Birliği Konferansı”
“Çin-Türkiye Ekonomi ve Ticari İş Birliği Konferansı”

CRI TÜRK ve Ekonomistler Derneği'nin düzenlendiği "Çin-Türkiye Ekonomi ve Ticari İş Birliği Konferansı" İstanbul Ticaret Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Ticari Ateşesi Huang Songfeng, Koç Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Altay Atlı, Bilgesam Araştırma Merkezi Koordinatörü Sibel Karabel ve DEİK Çin İş Konseyi Başkanı Murat Kolbaşı'nın katılımı ile düzenlenen konferansta Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki ticari ve ekonomik gelişmeler gündeme taşındı.

Açılış konuşması ardından söz alan Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Ticari Ateşesi Huang Songfeng, Türkiye ve Çin arasında gelişen ticari ve ekonomik ilişkilerin ilerlemekte olduğunu belirtirken, ilerleyen günlerde Çin pazarlarında daha fazla Türk ürünleri görmenin mümkün olabileceğini kaydetti. Çin Halk Cumhuriyeti'nin "dünyanın fabrikası" olarak bir üretim toplumu olarak görüldüğünü söyleyen Huang Songfeng, yaklaşık bir buçuk milyar insan nüfusuna sahip Çin'in aynı zamanda yüksek hacimde tüketim gücüne sahip olduğunu belirtti.

Songfeng, Beijing'de gerçekleşmekte olan 2. Kuşak ve Yol Uluslararası Forumu'nda duyurulan reformlardan bahsederken, "Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Xi Jinping, yabancı yatırımcıların daha fazla sektörde yer almalarına izin verileceğini duyurdu. Bence, Türk yatırımcılar Çin piyasalarında kendini iyi tanıtırsa Çin ile olan ticari ve ekonomik ilişkiler daha da büyümeye ve hızlanmaya başlayacaktır." dedi.

Cumhurbaşkanı Xi'nin duyurduğu 5 reform arasında, parasal dolaşımın arttırılması, kara yolu bağlantılarını geliştirme, engelsiz ticareti teşvik etmek, politika iletişimini hızlandırmak, insanlar ve toplumlar arasındaki anlayışı artırmanın olduğunu aktaran Ticaret Ateşesi Huang Songfeng, bu reformlar ile Türkiye'nin sahip olabileceği fırsatlardan bahsetti.

DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Murat Kolbaşı, yaptığı sunumda Çin pazarının Türkiye için önemine işaret ederek, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin 2018 sonunda 23 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu dile getirdi.

Kolbaşı, "Bunun 20 milyar doları ithalat, 3 milyar doları ihracat, 17 milyar dolarlık bir açığımız var, bunun giderilmesi için Türk firmaların oraya daha fazla ihracat yapması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Kuşak ve Yol İnisiyatifi ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin ekonomik reformları üzerinde çalışmalar yürüten Bilgesam Araştırma Merkezi Koordinatörü Sibel Karabel, "Kuşak ve Yol İnisiyatifi" ile yeniden canlanacak olan ipek yolu kuşağının dünya ekonomisi ve Türkiye için oluşturacağı ekonomik dönüşümler hakkında bir sunum yaptı. Türkiye'nin projede orta koridor ve deniz koridoru üzerinde yollara sahip olmasının büyük bir fırsat olarak nitelendirdi.

Sibel Karabel, "Akademik hayatımı Avrupa Birliği üzerine araştırmalar yaparak geçirirken 2012 yılında Çin ile tanıştım. Büyüyen ekonomisi ve reformları çok dikkatimi çekti. Bu keşif akademik kariyerimin yeniden şekillenmesine ve araştırmalarımın Çin'e doğru kaymasına sebep oldu." diyerek Çin Halk Cumhuriyeti'nin etkileyici ekonomi modeline vurgu yaptı.

Öte yandan Koç Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Altay Atlı yaptığı sunumda, "Kuşak ve Yol İnisiyatifi"nin 2013 yılında ilk kez ortaya atıldığını ve katılımcı ülkelerde son beş yıl içerisinde 90 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirildiğini vurguladı. Beijing'de gerçekleştirilen, 2. Kuşak ve Yol Uluslararası İş Birliği Forumu'un altını çizen Atlı, "Türkiye'den foruma Ulaştırma Bakanımızın katılması da doğru bir seçim. Türkiye ulaştırma altyapısına yönelik özellikle demir yolu projeleri ön plana çıkıyor. Çin için 'Kuşak ve Yol' yatırımları yeni başlıyor. Şu ana kadar imzalanmış olan anlaşmaların gelecek dönemde 600 milyar dolarlık yeni yatırımlara yol açacağı söyleniyor." açıklamasında bulundu.

Haber: Mehmet Emre Öztürk