“Çin Halkının Rüyasına Ulaşması Engellenemeyecek”

“Çin Halkının Rüyasına Ulaşması Engellenemeyecek”
“Çin Halkının Rüyasına Ulaşması Engellenemeyecek”
“Çin Halkının Rüyasına Ulaşması Engellenemeyecek”

13. Çin Ulusal Halk Meclisi 1. Toplantısı'nın kapanış oturumu bu sabah Beijing'de Büyük Halk Sarayı'nda gerçekleştirildi.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, oturumda önemli bir konuşma yaptı. Bu konuşma yaklaşık 45 dakika sürdü.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Çin Cumhurbaşkanlığı'nın yüce bir görev olduğuna işaret ederek, bu görevi üstlenmekten büyük gurur duyduğunu söyledi. Eskiden olduğu gibi bundan sonra da anayasanın bu göreve verdiği sorumlulukları etkin şekilde yerine getireceğine vurgu yapan Xi Jinping, vatana, halka sadık kalacağını, halkın denetimi altında halkın hizmetçisi olarak titizlikle görev yapacağını, böylece ÇUHM'nin tüm halk delegeleriyle çeşitli etnik gruplara mensup tüm üyelerin güvenini boşa çıkarmayacağını belirtti.

Xi Jinping konuşmasında, tüm kamu çalışanlarının ne kadar yüksek mevkide bulunursa bulunsun, bulunduğu cumhuriyet devletinin Çin Halk Cumhuriyeti olmasını unutmamaları, halkı daima kalbinde taşımaları, böylece canla başla halka hizmet etmeleri, halkın temel çıkarlarıyla mutluluğu için çaba harcamaları gerektiğini kaydetti.

Xi, Çin'e özgü sosyalizmin yeni döneminin her Çin vatandaşına ait olduğuna dikkat çekerek, tüm Çin vatandaşlarının güçlü dayanışma içinde ortak çaba harcamaları gerektiğini ayrıca Çin halkının rüyasına ulaşmasının engellenemeyeceğini dile getirdi.

Çin Başbakanı Li Keqiang ise kapanış oturumunun ardından düzenlenen basın toplantısında yabancı gazeteciler ile bir araya geldi. Li, toplantıda pek çok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu.

Kore Yarımadası'na yönelik konuşan Li, ellerinden geleni yaparak Kore Yarımadası'nın nükleer silahlardan arındırılmasını ve yarımadada barış ile istikrarının korunmasını yürüteceklerini söyledi. Çin Başbakanı, ilgili tarafların uzlaşma içinde bulunarak samimiyet göstermelerini, müzakere masasına geri dönmelerini istediklerini de bildirerek taraflar arasındaki ılımlı havadan memnun kaldıklarını ve Kore Yarımadası'nda nükleer sorununun diyalog yoluyla çözülmesi için harcanan tüm çabaları destekleyeceklerini vurguladı.

Li Keqiang, Çin ve ABD ilişkilerine de değindi ve iki ülke arasında ticaret savaşı olması durumunda kazanan olmayacağını ifade etti.

Çin pazarının dünyanın tamamına açılacağını da vurgulayan Li, finansal risklerı önleme konusunda Çin'in yetenekli olduğunun altını çizdi ve Çin'in 40 yıldan bu yana kaydettiği ekonomik ve toplumsal başarıların dışa açılma politikasıyla sıkı sıkıya bağlı olduğunu belirtti.

Çin Başbakanı Li Keqiang, Çin halkının dışa açılmayla birçok fayda kazandığını anımsatarak dışa açılmanın Çin'in uyguladığı temel bir politika olduğunu, serbest ticareti korumaya devam edeceklerini ve Çin'den dünyaya açılan kapının daha da büyüyeceğini kaydetti.

Öte yandan, bu yıl kentsel kesimlerde yeni artan 15-16 milyon iş gücü nüfusunun istihdama ihtiyaç duyduğunu söyleyen Çin Başbakanı, en az 11 milyonunun istihdam edilmesinin hedeflendiğini ancak 13 milyon kişinin istihdam edilmesi için çaba göstereceklerini açıkladı.

Son olarak, Çin ve Japonya ilişkilerine yönelik değerlendirmede bulunan Li, Japonya Başbakanı Şinzo Abe'nin kendisini çeşitli vesilelerle Japonya'ya davet ettiğini ve bu şekilde iki ülke arasındaki ilişkilere ivme kazandırılacağına dikkat çekti.

Bu yıl daha önce de pek çok kez vurguladığımız gibi Çin'in dışa açılımının 40.yıl dönümü. Çin'in dünyadaki siyasi ve ekonomik ağırlığı her geçen gün artıyor. Xi Jinping liderliğindeki Komünist Partisi çok önemli adımlar attı ve bunlar dünya kamuoyu tarafından takdirle izlendi. Buradaki basın toplantılarına yabancı basının ilgisini aslında böyle okumak mümkün.

Çin'in gelişimi dünyanın gelişimini de ilgilendiriyor. Çünkü Çin'in ekonomik alanda gelişimi paralel şekilde dünyaya da refah getiriyor. Bu noktada da kazan-kazan ilkesinin altını çizmek gerekiyor.

Siyasi alanda ise Çin'in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden biri olması dünya adına bir güvence olarak yorumlanabilir. Çin özellikle uluslararası krizlerin daima görüşme yoluyla çözülmesi konusunda ciddi adımlar atıyor ve ülkelere her zaman uzlaşı çağrısında bulunuyor. Tüm bunları alt alta sıraladığımızda Çin'in bugün geldiği nokta hiç de şaşırtıcı değil zira son yıllarda pek çok alanda gösterdiği istikrarlı gelişim ve yapılan reformlar şüphesiz diğer ülkelere örnek teşkil edecek.

Haber: Tuğçe Akkaş / Çin

Video Link: https://www.youtube.com/embed/VuB-N107YoI